Gündem
  • 28.3.2007 12:30

ARINÇ'TAN GÜNDEME İLİŞKİN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

DEVLET ARIK
ANKARA - TBMM Başkanı Bülent Arınç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve komutanların ziyaretinde Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili bir cümle bile sarfedilmediğini belirterek, "Türk Silahlı Kuvvetleri bu konuda demokratik tavrını tamamen muhafaza etmektedir. Takdir edilecek bir davranış içindedir" dedi.


TBMM Başkanı Arınç, Portekiz Meclis Başkanı Jaime Gama'nın resmi davetlisi olarak Lizbon'a gitti. Hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenleyen Arınç, açıklamalarının sonunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.


Arınç, Roma'da katıldığı bir televizyon programında Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin sözlerine açıklık getirdi. Arınç, Türkiye-AB ilişkilerinin tartışıldığı programın sonunda televizyon muhabirinin kendisine 'Şu anda ben Türkiye'nin müstakbel Cumhurbaşkanı ile konuşuyor olabilir miyim? Öyle ' diye espri yaptığını, kendisinin de 'hayır' cevabı verdiğini bildirdi. Bu sözünün çok rahat anlaşılabileceğini dile getiren Arınç, muhabirin 'Peki hiç ihtimal yok mu?' sorusu üzerine de şu cevabı verdiğini açıkladı:


"Türkiye'de 550 milletvekilimiz var. Şartları tutan en az 400 milletvekili vardır. 400'de bir ihtimal herkes için geçerlidir' dedim. Bu sözümün de herhalde anlaşılmayacak bir tarafı yok. Bunlar olacak veya olmayacak diye papatya falına işi dönüştürmenin hiç gereği yok. Sözlerimiz çok açık. Süreç bellidir. Bu süreç içerisinde adaylar da belli olacak ve TBMM başarıyla görevini tamamlayacak. Türkiye, yeni Cumhurbaşkanı'na kavuşacaktır."
Başbakan Erdoğan hakkında 'sayın Öcalan' ifadesini kullandığı iddiasıyla inceleme başlatılmasının zamanlama açısından nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Arınç, bu tartışmaların içine girmek istemediğini ancak ortada bir gerçek olduğunu söyledi. Başbakan'ın 2000 yılında Avustralya'da bir televizyona verdiği mülakatta bu kelimeleri kullandığının ifade edildiğini belirten Arınç, "2000 yılından 7 yıl sonra böyle bir konunun gündeme gelmesinin arka planında ne olabilir. Birşeyler biliyorum ama söyleme noktasında değilim. Bunu herkes tahmin eder, herkes de düşünebilir. Ama bir gerçek varsa, böyle bir konuşma yapılmışsa bence belki onun üzerinde durup, bunun bir cevabını aramakta fayda olabilir. Sayın Başbakan buna kendi açısından cevap vermiştir. Başkalarına sordunuz, onlar da cevap verdiler. Hatta muhalefet partileri liderlerinden bazıları da bunun bir saygıyı gerektirmediğini, yani 'sayın'ın karşılığında muhteremdir, o da Türkiye'de idama mahkum edilmiş bir terör örgütünün başı için bu kelimeyi, bu anlamda kullanmıştır diyecek çok fazla insan çıkmadı. Hepsi bunun gelişigüzel kullanılmış olabileceğini, kasıtlı olarak söylenmediğini ifade ettiler. Ben sayın Başbakan'ı tanıdığım ve bildiğim kadarıyla, o camiayı tanıdığım ve bildiğim kadarıyla Öcalan'a hürmet gerektirecek biçimde 'sayın' ifadesini kullanacak bir tek insan bulamazsınız. Ben de dahil olmak üzere, hepimiz de dahil olmak üzere Türkiye'ye çektirilen bu kadar acı ve ıstıraplar karşısında, binlerce masum insanın kanının dökülmesi karşısında Türkiye'yi maddi ve manevi anlamda berhava eden, perişan eden terör örgütünün faaliyetleri karşısında böyle bir örgütün lideri olarak şu anda cezaevinde bulunan bir insana 'sayın' kelimesiyle hitap etmek herhalde mümkün değildir" diye konuştu.


Bununla ilgili artık bir yargı sürecinin başladığını hatırlatan Arınç, herkesin bu yargı sürecinin sonucunu soğukkanlıkla beklemesini istedi. Arınç, "Benim bildiğim ve tanıdığım kadarıyla bugüne kadarki çizgisi, duruşu, inancı itibarıyla sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın saygı anlamında bu ifadeleri kullandığını düşünmüyorum. Yine şehitlerimiz için kullanılan kelimenin de o cümleler içerisinde, konuşmanın tamamı dikkate alındığında aşağılayıcı bir ifade olarak söylendiğini tahmin etmiyorum ve buna inanmıyorum" şeklinde konuştu.

"16 MAYIS GÜNÜ ÇOK İYİ BİR CUMHURBAŞKANIMIZ OLACAK"
TBMM Başkanı Arınç, CHP lideri Deniz Baykal'ın Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin askerlere atıfta bulunduğunun hatırlatılması üzerine, bir parti genel başkanının sözlerine karşı birşey söylemesinin doğru olmayacağını kaydetti. TBMM'nin bu konuda taraf olduğunun altını çizen Arınç, şunları söyledi:


"Cumhurbaşkanı'nı biz seçeceğiz, Meclisimiz seçecek ve ben o Meclis'in başkanıyım. Bize düşen görev tüm milletvekillerimizle, sükunet ve huzur içerisinde Anayasal görevimizi yapmaktır. Bunu çok iyi yapacağız. Türkiye, 16 Mayıs günü çok iyi bir Cumhurbaşkanı'na kavuşacaktır. Anayasa'da belirlenen özelliklere sahip bir insan Türkiye'nin yeni Cumhurbaşkanı olacak. Bu dünyanın yeniden keşfi değil, çok zor bir iş değil. Bunlar zamanı geldiğinde Anayasa'da gösterilen usullerle yapılan görevlerdir. Biz bunu yapacağız. Dolayısıyla TBMM'nin dışında hiçbir kurum bu konuda kendini taraf olarak göremez. Hiçbir kurum, başkalarına ister sokağa ister başka kurumları bu işe müdahale etme konusunda tahrik ve teşvikte bulunamaz. Yanlış olur. Bunu kim yaparsa yapsın. 'Bizim gücümüz yetmiyor, siz de devreye girin, siz de şöyle yapın, böyle yapın' şeklindeki konuşmaların, tahrik edici davranışların ülkeye çok büyük zarar vereceğine inanıyorum. Kendilerine zarar vermesi bir tarafa ama ülke de bundan zarar görebilir. Bu sözüm sayın Baykal'a değil. Sayın Baykal bu sözleri, bu davranışları geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında izah etti. Ama buna benzer söz ve davranışların Türkiye'de bir gerginliğe yol açmasından ve Anayasal görevini yapacak olan TBMM'ye bir müdahalede bulunma isteğinden kaynaklanırsa bundan zarar görebiliriz."


Arınç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve komutanların pazartesi günü kendisine gerçekleştirdiği ziyarette Cumhurbaşkanlığı seçiminin gündeme gelip gelmediği yönündeki bir soruya karşılık da, ziyarette tek cümle Cumhurbaşkanlığı seçiminin konuşulmadığını açıkladı. Komutanların kendisine yaptığı tebrik ziyaretine karşılık iade-i ziyarette bulunduğunu anlatan Arınç, bazı gazete ve televizyonların ziyareti olağanüstü anlamlara çekerek, gerginlik meydana getirmeye çalıştığını ifade etti. Türkiye'nin dışından Türkiye'ye baktığı zaman bu haberlerin ve olağanüstü abartılı senaryoların Türkiye'de ne kadar gülünç kaldığını farkettiğini belirten Arınç, "Türk Silahlı Kuvvetleri'ni temsil eden bu değerli komutanlar görevlerini yaptılar, ben de onları ziyaret etmiştim" dedi.


Görüşme sırasında Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili bir cümle bile sarfedilmediğini kaydeden Arınç, "Türk Silahlı Kuvvetleri bu konuda demokratik tavrını tamamen muhafaza etmektedir. Takdir edilecek bir davranış içindedir. Nezaket görüşmesi oldu. Başka konulara girdik. Belki bu konuya da girebilirdik, bunda da garip birşey olmazdı. Ama çok merak edildiği için rahatlıkla söyleyebilirim ki, Cumhurbaşkanlığı seçiminin öncesi ve arkasıyla ilgili herhangi bir şey sayın komutanlarımız tarafından ve benim tarafımdan dile getirilmemiştir" diye konuştu.
Daha önce Genelkurmay'ı ziyaret ettiğinde Emekli Subaylar Derneği'nin Silahlı Kuvvetler'e 'Siz bu konuda niye müdahale etmiyorsunuz' şeklinde mektup yazıldığına ilişkin haberlerden söz edildiğini hatırlatan Arınç, yaptığı görüşmede Genelkurmay Başkanı'nın böyle bir mektubun kendilerine gelmediğini, geldiği takdirde tavırlarının ne olacağını açıkladığını bildirdi. Adı geçen derneklerin bu açıklama üzerine 'Biz mektup göndermedik' demek zorunda kaldıklarını ifade eden Arınç, "Türkiye normalleşiyor, Türkiye demokratikleşiyor. Türkiye'de her şey yerli yerine oturuyor. Dolayısıyla bundan ancak sevinç duymak gerekir. Bir gazeteye mülakatımda söylemiştim, tekrar ifade ediyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri ve onun başındaki komutanlar benim Meclis Başkanlığım süresince hiçbir gün saygıdan uzak kalmamışlardır. En büyük saygıyı Meclis olarak, Meclis Başkanı olarak kendilerinden gördüğümü tekrar ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.


Meclis Başkanlığı döneminde 4-5 defa 23 Nisan resepsiyonu, 4-5 defa 1 Ekim gecesi resepsiyon verdiğini anlatan Arınç, şunları söyledi:


"Genelkurmay Başkanımız ve kuvvet komutanlarımız, değerli eşleriyle bu resepsiyonların hepsine katılmışlardır. Ama bir merak var. 'Acaba kaç dakika kaldılar, kaç dakika kalmadılar'. Herkes saat tutmaya nçalışıyor. Bu saat tutanların ne kadar gülünç olduklarını artık farketmeleri gerekir. Benim söylemek istediğim şu, komutanların TBMM'ye bir kurum olarak gösterdikleri saygıyı, bazı siyasetçilerimiz varlık sebepleri parlamento olduğu halde parlamentoya göstermemişlerdir. O bazı siyasetçilerin ve genel başkanların kim olduğunu, o akşamlar çetele tutan sizler çok iyi biliyorsunuz. 'Kim geldi, kim gelmedi'. Bu isimleri siz çok daha iyi bilirsiniz. Bunların içinde bazı kurumları da sayabilirim. Ama komutanlar Meclis'e, halk iradesine her zaman saygı gösterdiler. Bu bakımdan kendilerine teşekkür ediyorum."
Arınç, 'Emekli jandarma albayının yazdığı anı kitabında 2003 yılında Manisa'da annenizin evine baskın yapılmasının planlandığı ancak mahkeme kararıyla arama yapılmadığı belirtiliyor. Bu iddia doğru mu?' yönündeki bir soru üzerine de, olayın doğru olduğunu söyledi.

 Arınç, dönemin Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur'a ve kitabı yazan emekli albaya yüklenerek, "Evet, bu olay doğrudur. Ama bu olayı önüyle, arkasıyla değerlendirmem lazım. Onu da inşallah 16 Mayıs'tan sonra daha rahat yaparız. Çünkü bu konu çok önemli bir konudur. Bu konu üzerinde sayın Eruygur'a da, albayımıza da, olayla ilgisi olan pek çok kişiye de söyleyecek çok lafım var" dedi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 20:38

İLGİLİ HABERLER