Gündem
  • 9.10.2006 16:38

ASO BAŞKANI: PARİS'E TUTUKLANMAYA GİDİYORUM!..

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, Fransa'da Perşembe günü oylanacak Ermeni soykırımını reddetmeyi suç sayan yasa tasarısının kanına dokunduğunu belirtirken, aynı gün Paris'e gideceğini ve ''Ermeni soykırımı olmadığını'' söyleyeceğini bildirdi.
      Çağlayan, ''her şeyi göze alarak gidiyorum, ben tutuklanmaya geliyorum'' dedi.
      Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın konuk olduğu ASO yönetim Kurulu toplantısından sonra açıklama yapan ASO Başkanı Zafer Çağlayan, gazetecilerin çeşitli konulardaki sorularını da yanıtladı.
      Bir gazetecinin Ermeni soykırımını reddetmeyi suç sayan tasarının görüşüleceği gün (12 Ekim) Fransa'ya niye gideceğini ve geri dönüp dönmeyeceğini sorması üzerine Çağlayan, ''Geri dönmezsem hakkınızı helal edin. Herşeyi göze alarak gidiyorum'' dedi.
      Bu konudaki gelişmelerin kanına dokunduğunu belirten Çağlayan, ''Burada temel olay şudur; Bir taraftan Türkiye'ye (301. maddeyi değiştir ) diyeceksin. Türkiye'ye, Türklüğe hakaret etme konusunda, dine küfretme konusunda (hoşgörülü davran) diyeceksin. Kutsal değerlerine küfür etsinler. Ama diğer taraftan çıkıp Fransa'da (zaman zaman Fransa'ya Ermenistan diyesim geliyor) kalkıp (Ermeni soykırımı yoktur) derseniz ben sizi suçlu bulurum. Böyle iki yüzlü bir davranış biçimi olmaz. Yani bir taraftan adaletten, insan haklarından, fikir ve düşünce özgürlüğünden bahsedeceksin. Diğer taraftan da kalkacaksın diyeceksin ki bunu söylersen seni tutuklarım. O zaman ben tutuklanmaya geliyorum'' dedi.
      Paris Ticaret ve Sanayi Odası'nda katılacağı toplantıda, ''Ermeni soykırımı yoktur'' diyeceğini belirten Çağlayan, ''Bu sözde bir safsatadır'' diye konuştu.
      Paris'de Fransız iş adamları ile görüşeceğini ve bu işin ticari boyutlarının Fransa'ya neler kaybettireceğini anlatmaya çalışacağını ifade eden Çağlayan, bu konuşmayı oylamanın yapıldığı gün gerçekleştireceğini ve bu günü özellikle seçtiğini bildirdi.
      Türkiye'de Fransız iş adamlarının iştahını kabartan işler bulunduğuna işaret eden Çağlayan, kendisinin Türk hükümetinden bir beklentisi olduğunu sildirdi.
      Bir Türk vatandaşı Fransa'dan vize alırken nasıl bir işkence yaşıyorsa Fransız vatandaşlarına da aynı işlemlerin yapılmasını isteyen Çağlayan, ayrıca Fransız iş adamlarının Türkiye?deki savunma sanayi, enerji, helikopter, baraj ihalelerine giremeyeceğinin çok iyi ortaya konulması gerektiğini bildirdi.
      ''Ermenistan'ın bile yapmaya cesaret etmediği, onların söylemediği şeyleri Fransa'nın söylemesini anlamıyorum, aslında anlıyorum da anlamıyorum. Yani çok şey anlıyorum ama anlamıyorum'' diyen Çağlayan, Fransa'ya karşı yapılmasını istediği boykottan Fransız mallarının sokakta yakılması, üstüne çıkılması , doğranması, çiğnemesi gibi bir anlam çıkarılmasının meseleyi ucuzlatacağını ve küçülteceğini de sözlerine ekledi.
      Çağlayan bu boykottan, Türkiye'de yatırım yapmış ve üretim yapmakta olan firmaları kastetmediğini de sözlerine ekledi.
      Çağlayan, ''Fransız firmaları bilmeli ki, (ben Türkiye'deki nükleer pazarından, uçak, helikopter, barajlardan pay alamam) dedi.
      Bunları Fransa'da ifade edeceğini anlatan Çağlayan, ''eğer bu bir suçsa bende ilk suçlu olmaya gidiyorum. Orada söyleyeceğim. Tabii bu suç olur olmaz, artık onların bileceği iştir'' dedi.
     
     YÖNETİM KURULU TOPLANTISI
      Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Yılmaz'ın katıldığı yönetim kurulu toplantısına ilişkin de açıklamalarda bulundu.
      Bugün reel faizlerin, enflasyonla ilgili yakalanması düşünülen yüzde 10'luk rakamın çok üzerinde olduğuna işaret eden Çağlayan, ''Yani Türkiye maalesef faiz konusundaki kazanımlarını kaybetmiştir'' dedi.
      Faiz konusunda tekrar üç- dört ay öncesine dönülmesinin çok ciddi çabalar sarf edilmesi ile mümkün olabileceğini belirten Çağlayan, 10 puanlık bir faiz artışının ekonomik dengeler üzerinde çok ciddi bir tahribatı bulunduğunu bildirdi.
     
     ''ACİL, MİKRO EYLEM PLANINA İHTİYAÇ VAR''
      ''Böyle bir faiz yükünün altından kalkmak son derece zordur'' diyen Çağlayan, şöyle devam etti:
      ''Böyle bir faiz yükünün altında kalkmanın getirmiş olduğu ilave maliyetler, önümüzdeki sene KOBİ'leri ciddi anlamda sıkıntıya sokabilecektir. Yani Hazine'nin bugün neredeyse yüzde 23'le borçlandığı bir ortamda, reel sektör hangi faizle kredi alacak, hangi faizle yatırım veya üretim yapacak. Ve bu faizi karşılamak için hangi oranda karlılık sağlayacak? Bu faizin faturası bir şekilde ödenecek. Bunun iki tür ödenmesi vardır. Ya devlet borçlanacaktır ya da ilave vergilerle söz konusu olacak. Her iki durumda da faizin getirmiş olduğu maliyeti millet olarak bir şekilde karşılamak durumundayız.'' Yaşanmakta olan cari açığın işsizliği olumsuz etkilediğini de belirten Çağlayan, acil bir mikro eylem planına ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 02:37

İLGİLİ HABERLER