ATALAY: FİTNEYİ YOK ETMEK İSTİYORUZ
Beşir Atalay'ın konuşması:
Siyasi partiler farklı dillerde propaganda yapabilecek. Bütün bunlar nihai maddeler değildir. Demokratik açılım ucu kapalı bir paket değil, dinamik bir süreçtir.
Biz ülkemizin bütün sorunlarının çözümünü demokraside görüyoruz. Bu sorunların çözümü bir anda olmaz. Bu yüzden bniz bunun bir süğreç olduğunun altını çizdik. Terörle mücadelede hükümetimiz bütün imkanları seferber etmiştir. Güvenlik güçlerimizin terörle mücadeledeki kahramanlığı ve başarısı gurur vesilesi olmuştur.
Bundan sonra da güvenlik güçlerimize desteğimiz devam edecek. Bununla birlikte başka bazı çalışmalar da yapılmıştır. Terör örgütüne verilen ulusalararası destek büyük oranda önlenmiştir.
Demokratik açılımın birbiriyle bağlantılı iki hedefi vardır. Terörün sonlandırılması vedemokrasimizin yükseltilmesi. Türkiye’nin ertelenmiş, ihmal edilmiş, siyasi sosyal sorunların çözümü demokratikleşmektir.
Terörün sonlandırılması terörle kapsamlı mücadeleyi gerektirir. Bu bilinçle hareket eden hükümetimiz, bütün imkanlarını seferber etmiş, ülkemiz için her tür tedbiri almıştır. Güvenlik güçlerimizin terörle mücadeleci kahramanlığı, birlik ve beraberliğimizi koruyan en önemli unsurdur.
Diğer yandan terör kaynaklarının kurutulması, istismar unsurlarının ele alınması gibi önemli çalışmalar yapılmıştır. Terör örgütünü yalnızlaştırdık. Bundan sonra da hükümetimiz Türkiye’nin ayağında bir pranga olan terör sorununu çözmek için mücadele edecektir.
Partimizin varlık sebeplerinden biri Türkiye’nin demokrasi açığının kapatılmasıdır. Ak Parti, bireysel hak ve özgürlükler alanının genişletilmesi için büyük gayret göstermiştir. Atılan bu adımlar insan odaklı siyaset anlayışımızın ürünüdür.
İnsan eşrefi mahlukattır, yani yaratılmışların en yücesidir. Demokratikleşme insanımızın hak ettiği bir siyasi düzenin pekiştirilmesini sağlayacaktır Sosyo ekonomik ve siyasal hastalıklarımızın çoğunun kaynağında adaletsizlik vardır. Adaletin olduğu yerde sağlıklı birey ve devlet vardır.
Demokratik açılım köklü bir zihniyet değişikliğini gerektirmektedir. Bu yüce meclis hükümetlerimiz döneminde fedakarlıkla çalışmış, demokrasinin geliştirilmesi alanında önemli değişiklikler yapmıştır.
İktidara gelir gelmez, insan haklarına saygının göstergesi olarak, OHAL uygulamasına son verdik. DGM hukuk sistemimizden çıkartılmıştır. Düşünce ve ifade özgürlüğünün genişletilmesi ve terörle mücadele kanununda önemli değişiklikler yapılmıştır.
Vatandaşlarımızın günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları dilleri öğrenebilmeleri için kurslar açılmıştır. Yayın yapılması yasal güvenceye kavuşturulmuştur. TRT-6 açılmıştır.
İşkence ve kötü muamele suçunun tanımı genişletilmiş, cezası artırılmıştır. Bugün Türkiye artık faili meçhullerle, işkenceyle anılmayan bir ülke haline geldiyse bunda Ak Parti’nin kararlı mücadelesi belirleyici olmuştur.
TCK, Ceza Muhakemesi Kanunu, Kabahatler Kanunu, Denetimli Serbestlik Kanunu bu dönemde çıkarılmıştır. 5253 sayılı dernekler kanunu yürürlüğe konulmuş, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun olarak örgütlenme özgürlüğü sağlanmıştır.
Açık şeffaf ve hesap veren yönetim anlayışının gereği olarak, bilgi edinme hakkı kanunu çıkarılmıştır. Demokratikleşmenin bir gereği olarak, belediyeler ve il özel idareleri yeniden ele alınmış ve bu çerçevede önemli yasal değişiklikler, mevzuat tamamen değiştirilmiştir.
İnsan haklarının geliştirilmesi ve bu alandaki ihlallerin önlenmesi amacıyla, kurumsal yapılanma alanında da reform niteliğinde önemli çalışmalar yapılmıştır. Bir yandan bu adımlar atılırken, öte yandan sosyo ekonomik yaraları sarmak için önemli çalışmalar yaptık.
Bölgelerimiz arasında ekonomik farklılıkları ortadan kaldıracak projelere bilhassa ağırlık veriyoruz. Örneğin KOP, DAP, GAP bitirilmiş olacak, kararlıyız. Ak Parti hükümetleri döneminde, terörden zarar gören vatandaşlarımız için özel bir kanun çıkarılmıştır. Bu kanun uyarınca, bugüne kadar vatandaşlarımıza 1 milyar TL üzerinde tazminat ödenmiştir.
Şehit ve gazilerimizin bu vatan için yaptığı fedakarlığı biz çok iyi biliriz. Bu bağlamda, özel sektörde istihdam sağlanmıştır, bunu takip ediyoruz. 10 bin kişi istihdam edilmiştir. Bu tedbirler sayesinde, terör örgütünün istismar ettiği unsurlar ellerinden alınmaktadır.
Biz terörle mücadele ve demokratikleşme çerçevesinde attığımız adımları yeterli görmüyoruz. Bundan sonraki dönemde de kısa orta ve uzun vadeli tedbirleri almaya devam edeceğiz. Bunların ülkenin tamamını kapsadığını söyledik. Bu nedenle, demokratik açılımın sloganı, herkes için daha fazla özgürlüktür.
Temel hak ve özgürlükleri ihlal eden herkesi korumak, Türkiye Cumhuriyeti’nin vazifedir. Hükümetimiz bu bilinçle, insan hakları mekanizmaları daha etkin hale getirmiştir.
Açılımda kısa vadeli adımlar, yasa değişikliği gerektirmeyen, idari değişikliklerden oluşmaktadır. Bu çalışmaların bir yandan yürümekte olduğunu, oluşan yeni iklimle yeni adımlar atıldığını görüyoruz.
Örneğin geçen hafta 18 yaş altındaki bütün çocukların Çocuk Mahkemesi’nde yargılanmasını ön gören kanun teklifi TBMM’ye sunulmuştu, Vatandaşlarımızın kullandığı farklı dillerle ilgili, üniversitelerimizde akademik araştırma yapılması, seçmeli ders gibi uygulamalar bu sürecin önemli yansımalarıdır.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan vatandaşlarımızın, yol kontrollerinin azaltılması ve yayla yasaklarının kaldırılması için çalışmalar devam etmektedir. Toplumsal ve dini hizmetler de dahil, farklı dil kullanları engelleri de kaldırılacaktır.
Değineceğim hususlar bütün vatandaşlarımızın eşit olduğu mekanizmaların kurulmasını amaçlamaktadır. Gayemiz vatandaşlarımız onurlu özgür biçimde yaşamalarını sağlamaktır. İnsan haklarını korumaya yönelik yeni denetim mekanizmaları kurulacaktır. Bilindiği gibi Anayasa’mızın 10. maddesi her türlü ayrımcılığı yasaklamaktadır.
Bu hükmü izleyecek bağımsız bir mekanizmanın oluşturulması, insan haklarının yükselmesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu nedenle bağımsız bir ayrımcılıkla mücadele komisyonu kurulacaktır. Yasa tasarısı yakında TBMM’ye gönderilecektir.
Başbakan’lık insan hakları başkanlığını, bağımsız bir mekanizmaya dönüştürülecektir. Bu yeni kurumda, inasn hakları ihlallerini denetleyecektir. Bu kanun tasarısı da Meclis’imize sunulacaktır.
İşkence ve kötü muamele karşısında, işkenceye karşı BM sözleşmesinin, ihtiyari protokolünün onaylanmasına dair kanun tasarısıdır. İhtiyari protokolün onaylanması takiben en geç bir yıl sonra Ulusal önleme mekanizması kurulacaktır.
Başta insan hakları ihlalleri olmak üzere, kolluk hakkında şikayetlerin izlenmesi ve sonuçlandırılmasına yönelik bir mekanizma kurulacaktır.
Bağımsız kolluk şikayet mekanizması, bir yandan işkencenin önlenmesine diğer yandan da güvenlik güçlerimizin haksız yere eleştirilmesinin önüne geçecektir.
İsimleri değiştirilen yerleşim birimlerine eski isimlerinin verilmesine imkan sağlanacaktır.
Mevcut Anayasa her açıdan toplumun gerisinde kalmıştır. Millet bu anayasayı hak etmiyor. Anayasanın ilk 3 maddesinin değiştirilmesi kesinlikle söz konusu değildir. Bu 3 madde tartışma dışındadır.
Bu açılım milli birliğimize asla zarar vermez, aksine bunları kuvvetlendirir. Demokratik açılım bir milli projedir. Birileri kin ve husumet için hep çalışmıştır ve bir sürü fitne unsurları kullanmıştır. Biz bu fitne unsurlarını yok etmek istiyoruz. Bizim dileğimiz kardeşliğin pekişmesidir.