Gündem
  • 11.12.2004 14:15

ATO BAŞKANI AYGÜN: "17 ARALIK YAKLAŞTIKÇA ŞER GÜÇLER ORTAYA ÇIKIYOR, BUNLARIN 1.'Sİ ZANA, 2.'Sİ İSE PAPAZ EFENDİDİR"

MUAMMER TAN
ANKARA - 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye'ye istemediği bir şeyin dayatılamayacağını belirterek, "17 Aralık'ta ne alınırsa alınsın Türkiye yoluna devam eder" dedi.
Türk Ocakları Genel Merkezi ile Ankara Ticaret Odası'nca, "21.Yüzyılda Türkiye: Geleceğe Bakış" konulu bir sempozyum düzenlendi. ATO Konferans Salonu'nda gerçekleşen sempozyuma katılarak bir konuşma yapan 9. Cumhurbaşkanı Demirel, Türkiye-AB ilişkileri ve 17 Aralık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'yi zenginleştirir düşüncesiyle AB'ye girmenin bir hayal olduğunu belirten Demirel, "AB'ye girelim tabi. Ama ertesi gün zengin olmadığımızı görünce nereden buraya girdik deriz" diye konuştu. AB ülkelerinin refah seviyesinin yüksekliğine işaret eden Demirel, Türkiye'nin de kendi çabalarıyla bu noktalara ulaşması gerektiğini vurguladı. "Bize kimse istemediğimiz şeyi dikta edemez, dayatamaz" diyen Demirel, "AB'ye giremezsek bu dünyanın sonu değil. 17 Aralık'ta ne alınırsa alınsın Türkiye yoluna devam eder. Bazıları bir şeyleri kabul ettirmek istiyorsa buna müzakere değil, dikta etmek denir" şeklinde konuştu. Demirel, Türkiye'nin her şeyiyle başı dik, alnı açık bir ülke olduğunu ve bu noktada yapılacak tek şeyin yolunda ilerlemek olduğunu kaydetti.
Ülke ihracatının yüzde 90'ının sanayi ürünü olduğunu ve 151 ülkeye satıldığını işaret eden Demirel, bunun yüzde 70'inin Avrupa ülkelerinin oluşturduğunu, dün Avrupa'dan satın alınan malların bugün Avrupa'ya satar hale gelindiğini söyledi. Zenginlik ve kalkınmanın öncelikli yolunun demokrasiden geçtiğini dile getiren Demirel, "Türkiye'nin en önemli sorunları, demokrasi, insan hakları ve pazar ekonomisidir. Eğer biz demokrasiyi güçlendirir, insan hakları ihlallerini ortadan kaldırır ve pazar ekonomisi hakkıyla yerine getirirsek bugünkü itibarımızı katlarız" ifadesini kullandı. Demirel, özel teşebbüsün önündeki engellerin kaldırılmasının da, ülke sanayinin gelişmesine ve istihdamın artmasını sağlayacağını belirterek, devletin ekonomiye yapacağı yatırımları israf olarak değerlendirdi.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün de, Türkiye için mücadelenin 18 Aralık tarihinden sonra başlayacağını söyledi. Bu süreçte Türkiye'nin kırmızı çizgileri bulunduğunu; ancak bunların çizilmediğini savunan Aygün, Türkiye'nin diğer aday ülkelere yapılmamış dayatmalarla karşı karşıya bulunduğunu belirtti. "Türkiye'nin hiçbir kırmızı çizgisi kalmadı. Tam bir teslimiyet içerisinde" diyen Aygün, Avrupa basında yer alan karikatürleri göstererek, "Onlar bize kendilerinin 'kedi ve köpeği görüyor" ifadesini kullandı.
Eski DEP milletvekili Leyla Zana'nın Avrupa basınına verdiği ilana da değinen Aygün, hakim ve savcıları göreve çağırarak, Zana hakkında soruşturma başlatılmasını istedi. Bu girişimi bölücülük olarak değerlendiren Aygün, "17 Aralık yaklaştıkça şer güçler ortaya çıkıyor. Bunlardan 1.'si Zana, 2.'si ekümenik sıfatı isteyen papaz efendidir. 17 Aralık'ta cin şişeden çıkacaktır; ama bu cinin iyi huylu bir cin olacağına inanmıyorum" şeklinde konuştu. Kimsenin 18 Aralık'ta çıkacak olumsuz bir rapordan karamsarlığa düşmemesi gerektiğini de kaydeden Aygün, şunları söyledi:
"Buradan AB'ye teşekkür etmek istiyorum. Çünkü, o kadar çok dayatma yaptı ki, bizim uyumakta olan milli şuurumuzu uyandırdı, gözümüzü açtı. Avrupa, yine kötülük yapmak isterken iyilik yaptı."
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:26

İLGİLİ HABERLER