ATO'DAN İLGİNÇ ARAŞTIRMA...KRİZ 'HİLELİ EVLİLİKLERE' NEDEN OLDU
KAYNAK : Haber Vitrini
Ankara Ticaret Odası (ATO), çalışmak için iş bulamayan bazı vatandaşların, ''anlaşmalı evlilik'', ''anlaşmalı boşanma'' gibi akıl almaz yollara başvurarak, devletin sosyal güvenlik kuruluşlarından maaş bağlatıp, geleceklerini garantiye almak için kimi zaman yirmi yıllık eşinden ''iki yabancı'' gibi ayrıldığını, kimi zaman da aynı çatı altında ''iki yabancı'' gibi yaşamaya çalıştığını ortaya koydu.
ATO, ''Krizde Nasıl Davrandılar'' araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmada, sosyal güvenlik şemsiyesi altına girmek isteyen bazı vatandaşların bu amaç için her yolu deneğini ortaya koydu.
Odanın araştırmasında, farklı güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonsuzluğu, yasalardaki boşlukları ve imkanları fırsat bilerek, kendilerine ya da yakınlarına dul ve yetim aylığı bağlatarak devleti milyarlarca lira zarara uğratan vatandaşın kimi zaman severek ayrıldığı, kimi zaman da anlaşarak evlendiği kaydedildi.
Araştırmada, yasaya göre erkek yetim ve öksüzlerin 18 yaşına kadar, tahsilleri devam ediyorsa 25 yaşına kadar, kız yetim ve öksüzlerin evlenmemek koşuluyla ölene kadar maaş alabildiğine dikkat çekilerek, bu haktan yararlanmak için vatandaşlardan bazılarının ilginç yöntemlere başvurduğu kaydedildi. ATO'nun araştırmasında vatandaşlar tarafından başvurulan bazı ilginç yöntemler şöyle sıralandı:
-Hem annesinden, hem babasından kalan maaşları aldığı gibi, boşandığı eşinden nafaka ve hatta kendi özel sigortasından maaş alarak her ay dört maaşla geçinenler.
-Oğlunun imam nikahlı karısı (gelini) ile anlaşmalı resmi nikah yaparak öldükten sonra emekli maaşlarının geliniyle oğluna kalmasını sağlayanlar.
-Bakıma muhtaç derecede hasta, dul ve emekliye, yaşadığı sürece bakmak koşuluyla anlaşmalı evlenip, karşılığında emekli maaşa konanlar.
-Emekli Sandığı'ndan emekli birinci kocasının dul maaşını aldıktan sonra, Bağ-Kur ya da SSK'dan emekli ikinci kacasının dul maaşını alarak çifte maaş alanlar.
-Emekli maaşı yüksek ve ek gösterge alan dul ve emekli erkekler ile evlenerek hayatlarını garantiye alanlar.
-Emekli maaşı kesilmesin diye yabanclarla evlenerek devlet babadan maaş almaya devam edenler.
-Ölümcül hastalığı bulunan yüksek maaşlı kişilere aile fertleri tarafından Moldova, Azerbaycan ya da Romanya'dan eş getirterek anlaşmalı evlilik yaptıran ve hastanın ölümünden sonra emekli maaşını paylaşanlar.
-Babası ya da annesinin emekli maaşını alabilmek için cinsiyet değiştirip, pembe nüfus kağıdı alanlar.
Bunların yanı sıra hiçbir işte çalışmayarak merhun babasının Emekli Sandığı'ndan kalan maaşı, merhum annesinin SSK'dan kalan maaşı ile gül gibi hayat geçirenlerin hayli yüksek sayıda olduğu belirtilen araştırmada, bunun önüne geçilememesinin sosyal güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonsuzluktan kaynaklandığı kaydedildi. Bu tür yollarla devletin milyarlarca lira kayba uğradığına dikkat çekilen araştırmada, bu tür kayıp ve kaçaklar ''pembe hayalin kara delikleri'' olarak tanımlandı.
DUL VE YETİM AYLIĞI ALANLARDA PATLAMA
Araştırmada, Emekli Sandığı'ndan halen 931 bin 828 kişinin emekli aylığı aldığı, bunların 232 bin 649 kişisinin dul, 240 bin 467'sinin yetim aylığı aldığına vurgu yapılırken, 0-39 yaş arası yetim aylığı alan kadın sayısının 73 bin 283 kişi olduğu belirtildi.
2001 yılında bir önceki yıla göre dul ve yetim aylığı alanlarda yüzde 20.3 (nüfus artışı yüzde 1.8) ile patlama yaşandığı, 2001 yılında 23 bin 6 kişiye karşılık 2002 yılında 28 bin 457 kişinin dul ve yetim aylığı bağlandığı belirtilen araştırmada, kriz döneminde devlet şemsiyesi altına girme eğilimin arttığına dikkat çekildi.
Bağ-Kur'dan maaş bağlanan hak sahiplerinden 433 binin kadın olduğu, bunların 100 binin malulen emekli, 333 binin dul ve yetim olduğu belirtilen araştırmada, Bağ-Kur aylığı alan erkeklerin sayısının sadece 57 bin 816 kişi olduğu belirtildi.
2000 yılında 131 bin 814 olan boşanma davalarına karşılık, 2001 yılında bu rakamın 150 bin sayısına ulaştığına dikkat çekilen araştırmada, kocasından anlaşmalı olarak boşanıp, merhum annesinden ay da babasından emekli maaşı bağlatan kadınların sayısının kriz döneminde azımsanmayacak ölçüde arttığı vurgulandı.
Araştırmada ayrıca kriz nedeniyle haciz baskısından kurtulmak için eşinden anlaşmalı olarak ayrılıp, birlikte orumaya devam edenlere de sıkça rastlandığı kaydedildi.
Geleceği garantiye almaya yönelik evliliklerde mantığın ön plana çıktığına vurgu yapılan araştırmada, eş profillerine de yer verildi.
Buna göre söz konusu araştırmada yer verilen yollara başvuran erkeklerin emekli maaşı ve ek göstergelerinin yüksek olduğu ve çoğunlukla yaşlı ya da hasta, devamlı bakıma muhtaç bulunanlardan, aynı yollara başvuran kadınların ise daha çok 40 yaş altı ya da genç, kendi başlarına geçimlerini sağlayacak birikim ya da eğitimleri bulunmayanlardan oluştuğuna dikkat çekildi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:48