Dünya
  • 4.11.2004 10:36

AVRUPA BASINI BUSH'UN ZAFERİ BÖYLE KARŞILADI...

LONDRA- Seçim öncesi Bush'u desteklediğini açıklayan Daily Telegraph gazetesi, ''Bush zaferle döndü'' başlıklı haberinde, ''George Bush, Ronald Reagan'ın 1984 seçiminde aldığı oy sayısını 4 milyon geçerek rekor kırdı. Bush ayrıca, 2. dönem görev yapmaya hak kazanan ilk başkan oğlu oldu. 6 eyalette seçime rekor katılım görüldü. 1952'den bu yana ilk kez bir partinin Senato'daki grup başkanı, Kongre üyeliğinden oldu'' ifadeleri yer aldı. Daily Telegraph, ''Dünyada hiçbir güç, özgür bir ulusu yıldıramaz'' alt başlıklı haberinde ise, ''Avrupa artık sadece Bush'u değil, onu seçen ulusu da anlamalı. George Bush gerçekten Amerika için konuşabilen bir başkan'' ifadeleri yer aldı. Başkanlık seçiminde John Kerry'i destekleyen Independent, ''4 yıl daha'' başlıklı haberinde, Amerika'daki seçimin sonucunun dünya için pek de hayırlı olmayacağı ifade edildi. Independent, ''Kaygı zamanı. Amerika Bush'u seçti. Dünya sonuçlarına katlanmak zorunda'' alt başlıklı yazısında, ''Bush'un, görevi sırasında işlediği, ağır cezaya layık hataların hesabını vermemesi üzücü bir durum.'' ifadeleri yer aldı. Guardian, ''Ve şimdi... 4 yıl daha'' ve ''Şahinler, kabinedeki gözde koltuklara göz dikti'' başlıklı haberinde, George Bush'un kabinesinde yapmayı planladığı değişikliklere yer verdi. Guardian, bazı bakanlıklara getirilecek kişilerin Bush'un 2. 4 yıllık dönemi hakkında fikir vereceğini belirtti. Haberde, Colin Powell'ın yerine dışişleri bakanı olabilecek kişilerin isimleri olan, Amerika'nın Birleşmiş Milletler'deki daimi temsilcisi John Danfort, Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz. John Ashcroft'un yerine adalet bakanı olabilecek kişiler arasında ise eski New York Belediye Başkanı Rudolph Guiliani de var'' ifadeleri yer aldı. Guardian'daki bir diğer haberdeyse John Kerry'nin yenilgisinin, eski Başkan Bill Clinton'ın senatör eşi Hillary Clinton'ın işine yarayabileceği belirtildi. Habere göre Bayan Clinton, şimdiden Demokratlar'ın 2008'deki en güçlü başkan adayı. Haberde, ''Eğer John Kerry seçimi kazansaydı, 2008'de de kesinlikle aday olacaktı. Bu durumda Clinton, adaylık için 2012'yi bekleyecekti. Ancak o zaman yaşı 65 olacak ve muhtemelen 'çok yaşlı' bulunacaktı'' ifadeleri yer aldı. Times, ''Galip ve mağlup, bir ulusun yaralarını sarıyor'' başlıklı haberinde, George Bush ve John Kerry'nin, Amerika'nın kendisini bekleyen tehditlere karşı birlik içinde hareket etmesi konusunda hemfikir olduğu belirtildi. Haberde, ''Irak, Bush'un kendisinin yarattığı ve çözüm bulmak sorunda olduğu bir bela. Aynı şey, hızla büyüyen bütçe açığı için de geçerli. Bu nedenle başkan Bush'un 1-2 yıl içinde askeri ve ekonomik krizle, ya da her ikisiyle birden yüzleşmesi güçlü bir olasılık. Bu durumda Amerika'da Cumhuriyetçiler, 'Ulusal Güvenlik Partisi' olma payesini kaybedeceklerdir. Tıpkı İngiltere'de Muhafazakarlar'ın 1992'de, 'ekonomik başarı' payelerini kaybetmeleri gibi'' ifadeleri kullanıldı. Financial Times, ''Bush, Beyaz Saray'ı elinde tuttu'' manşetini attığı haberinde, Amerika'da Demokratlar'ı zor günlerin beklediğini vurguladı. Haberde, ''John Kerry'nin yenilgisi, Beyaz Saray'ı ancak güneyli ve merkezci bir Demokrat'ın kazanabileceği tartışmasını alevlendirecektir. Şüphesiz bu seçimde, Demokratlar'ın başkanlık ve Kongre seçimleri kampanyaları arasında bir sinerji yoktu. Parti hala güney eyaletlerindeki üstünlüğünün bir süre önce son bulmasının acısını çekiyor. Demokratlar'ın dindar seçmene ulaşamadıkları ve iç bölgelerdeki doğal destekçileriyle kültürel bağlarını kaybettikleri görülüyor. Parti boşlukta, rahatsızlık verici bir dönemle yüzleşmiş durumda'' ifadeleri yer aldı. Financial Times, ''Bush kararlı'' alt başlıklı haberinde, Bush'un zaferinin, Amerika'nın müttefikleri dahil tüm ülkeler için büyük bir ikilem oluşturduğu belirtilirken, ''Bush yönetiminin 'tek kutuplu' ideolojisi Avrupa'yı böldü ve ABD-Avrupa ilişkilerindeki bölünmeyi de derinleştirdi. Sorun sadece Irak'ın yanlış hesapla işgali değil; 'istekli ülkeler koalisyonu'nun NATO'ya tercih edildiği yönündeki temel kanaat. Bush ve onun yeni muhafazakar danışmanları, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana bir şekilde dünyayı barış içinde yaşatan uluslararası düzen üzerinde yeniden çalışmakta kararlı görünüyor'' ifadeleri yer aldı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:12

İLGİLİ HABERLER