Ekonomi
  • 25.2.2007 00:11

AYGÜN: " BU FAİZLE YÜRÜYEMEYİZ "

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, faiz ekonomisiyle bir yere gidilebilmesinin mümkün olmadığını bildirerek, ''Ne kadar çok faize para giderse, o kadar üretime, yatırıma az para gidiyor demektir. Türkiye'nin uygulamakta olduğu bu program maalesef sakat bir programdır. İşsizliği artırıcı bir programdır'' dedi.
      Aygün, Kapalıçarşı Esnafları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Fırat'la birlikte, Kapalıçarşı'yı gezerek, esnafın sorunlarını dinledi.
      Ziyaretleri sırasında, bir esnaf tarafından yakasına mavi boncuk takılan Aygün, daha sonra Şark Kahvesinde çay içerek dinlendi.
      Aygün, burada gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
      Kapalıçarşı'yı Türkiye'nin ''nabzı'' olarak niteleyen Aygün, esnafla yaptığı sohbetler sırasında işlerin durgun olduğunu tespit ettiklerini söyledi.
      Aygün, Ankara'da gezmediği alışveriş merkezi ve dükkan kalmadığını, orada da işlerin durgun olduğunu ifade ederek, aynı durgunluğu bugün İstanbul'da dolaştığı Osmanbey ve Laleli'de de gördüğünü dile getirdi.
      Türkiye'de var olan iş durgunluğunu görmek için ticaretle uğraşanlardan görüş almak gerektiğini aktaran Aygün, ekonominin sadece borsadan ve faizden ibaret olmadığını kaydetti.
      Sinan Aygün, şu görüşleri dile getirdi:
      ''Baktığımız zaman Türkiye son 5 yılda 184 milyar dolar faize para ödemiştir. Son 10 yılda 315 milyar dolar para ödemiştir, son 20 yılda da 419 milyar dolar faize paramız gitmiştir. İşte bu faiz ekonomisiyle bir yere gidilebilmesi mümkün değildir. Ne kadar çok faize para giderse, o kadar üretime, yatırıma az para gidiyor demektir. Türkiye'nin uygulamakta olduğu bu program maalesef sakat bir programdır. İşsizliği artırıcı bir programdır. Özellikle ekonomiyi yönetenlerin Kapalıçarşı'yı gezmelerini tavsiye ediyorum. Yok burası uzak geliyorsa, Ankara'dan çıkamıyorlarsa gelsinler ben onları hemen 10 dakikalık mesafede Ulus'a götürürüm, Kızılay'a götürürüm. Oradaki esnaflar konuşsunlar. Esnaftan, tüccardan korkmasınlar, onları dinlesinler. Bugün hiç bir siyasetçi, tüccarın yanında değil.'' Dış ticaret açığının çok büyüdüğünü de vurgulayan Aygün, 1923-2002 arasındaki süreçte cari açığın 57 milyar dolar olduğunu hatırlattı.
      Aygün, ''2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007'de öngörülen açığı kabul edersek bu rakam 117 milyar dolara geliyor. Bu çok tehlikeli bir süreç. Ekonomi büyüyor ama piyasalarda satış anlamında büyük bir kriz yaşıyoruz'' değerlendirmesinde bulundu.
      Sinan Aygün, denildiğinin aksine Türk ekonomisinin büyümediğine ilişkin görüşünü de aktararak, büyüyen şeyin suç oranlarındaki artış olduğunu söyledi.
     
     ''HÜKÜMETİN RAKAMLARI HALKIN RAKAMLARINDAN FARKLI''
      Aygün, ''Hükümetin halkın alım gücünün arttığına'' ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine, ''Hükümetin rakamları, ekonominin rakamları, halkın rakamlarından çok çok farklı. Eğer ülke büyümüşse bunu bana birisi izah etsin. Yani Türkiye'de enflasyon yüzde 9 diyorlar. Ama domatese bakıyorsun yüzde 80 olmuş, peynire bakıyorsun yüzde 60 olmuş. Temel gıdada enflasyon yüzde 90'dan aşağı değil. Bu yüzden bu rakamlar artık çelişkiler içinde. Hükümetin anlatmış olduğu gibi pembe bir tablo yok. Sadece ve sadece borcu arttırdı bu hükümet'' dedi.
      Aygün, büyüyen bir ekonomide suç oranlarının artmasının düşündürücü olduğunu ifade ederek, 4 yılda suç oranlarının yüzde 250 arttığını söyledi.
     
     ''SİYASETÇİ BEDEL ÖDEMİYOR''
      Sinan Aygün, vatandaşta büyüme olmadığını dile getirerek, ''Evet, borsa büyüdü. Bana ne borsadan. Yüzde 70'i yabancıların elinde, geri kalanı da malum çevrelerin elinde. Emekli vatandaş... Borsa 50 bin olmuş, emeklinin borsayla ne ilgisi var? Borsa nedir bilmiyor ki...'' diye konuştu.
      2001 krizi olmadan önce, 2001'in Ocak ayında IMF'nin Türkiye için ''Dünyaya örnek oldunuz, büyümeniz çok güzel, döviz kuru politikanız çok başarılı'' dediğini aktaran Aygün, ''19 Şubatta... Buyurun TÜSİAD açıklama yaptı. Unutmayın, her şeyi unutuyoruz. (Son 10 yıl önümüzü görüyoruz) dedi TÜSİAD. Bunu dediklerinden 33 gün sonra Türkiye'de 19 Şubat krizi geldi'' dedi.
      Aygün, bunların bedelini siyasetçinin ödemediğini dile getirerek, şöyle devam etti:
      ''Siyasetçi bedel ödemiyor zaten. Siyasetçinin teki şimdi balık yakalıyor Boğaz'da, teki Beykoz Konaklarında spor yapıyor, teki oturmuş şiir yazıyor, şair olmuş, devam ediyor hayatına. Ama Kapalıçarşı esnafı 25 yıldır burada, 35 yıldır, 50 yıldır burada. Siyasetçinin tek cezası Türkiye'yi yönetemediği için bir müddet dinleniyor. 5 yıl dinleniyor, ara veriyor, sonra tekrar geri geliyor. Bu seçimlerden sonra dinlenmeye çekilenler çıkacak ortaya. Ama esnafımız, tüccarımız, ülkenin üreticisi, gerçek istihdam sağlayan kişileri acı çekiyor.'' Bir soru üzerine Aygün, Kapalıçarşı'yı çok güzel bulduğunu belirterek, 2 bin dükkanlık, bir bedesten şeklinde Ankara'da Kapalıçarşı'nın bir örneğini yapmaya çalıştıklarını, şu anda arsa arayışı içinde olduklarını bildirdi.
     
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 21:32

İLGİLİ HABERLER