Gündem
  • 23.2.2014 23:32

Aykut Kocaman'dan yakışıksız sözler

Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman, NTV'de katıldığı programda açıklamalarda bulundu.Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman, NTV Spor'da yayınlanan Yüzde 100 programına katıldı.

Aykut Kocaman'ın F.Bahçe karnesi şöyle, 108 maçta, 68 galibiyet, 20 beraberlik, 20 yenilgi, 210 gol atıldı, 111 gol yenildi.

İşte Kocaman'ın açıklamaları;

"2 ay boyunca her şeyden uzak bir hayat geçirdim. Ailemle ve bazı arkadaşlarımla zaman geçirdim. Daha sonraki dönemde de yapamadığım şeyleri yaptım. Hem kendime hem de vaki ayıramadığım arkadaşlarıma vakit ayırdım. Fenerbahçe'de görev yapmak hangi alanda olursa olsun çok yorucu bir iş çünkü. Ayrıldıktan 2. ay sonunda tamamen dinlenmiş hale geldim."

"Çok değerli teklifler de geldi. Hepsine teşekkür ediyorum. Ben çok uzun süre zihinsel olarak dinlenmeye temizlenmeye ihtiyacım vardı. Fenerbahçe'de çalıştıktan hemen sonra başka bir kulüpte çalışmak da zor olacaktı. Benim için zirve F.Bahçe'dir. Buradan da kendi irademle ayrıldıktan sonra başka bir takıma gitmek, tutarsızlık olurdu."

"Çünkü gerçekten yorulmuştum. Deyim yerindeyse dükkanı kapattım ve yeni sezonda yeniden açacağım. Yurt dışından da teklifler oldu ama hepsini nazikane bir şekilde geri çevirdim. 29 yıl boyunca hiç durmadan çalıştım ilk kez böyle bir hakkım vardı ve onu kullandım"

"Teknik direktörlük sadece şahsım adına değil tüm teknik adamların işi zor. Tabiki çok zor sürekli maç yapmak, maçlara hazırlanmak, diğer maça hazırlanmak... Genel olarak bu durum böyle. Yoğun mesai, düşünsel mesai gerektiren bir iş. Bu Beşiktaş için de Galatasaray için de böyle. "

"Görev başındayken televizyon ya da gazetelere çok bakmıyordum çünkü bir zamandan sonra zihinsel kirlilik başlıyordu. Ama görevde değilken herşeyi takip etmeye çalışıyordum. Ben biraz ruh dünyamı korumak için izlememeye ve okumamaya gayret ettim."

"Hata yapmayan insan olmaz. Hele bizim gibi 3 günde bir maç oynayan ve hatalar oyunu futboda hata yapmamaya imkan yok. Çok hata yaptım. Bundan sonra da hata yapacağım. Ama her zaman hatalarımı düzeltmeye çalıştım ve çalışacağım da. İnsanların hatalarıyla yüzleşmemeleri ayıptır. Bu konuda mütevazı olmaya gerek yok. Rakamlarla çok fazla yaşamıyorum ama insanların aklında kalan rakamlar oluyor."

"Savaş yıllarını vs. bunları bir tarafa bırakırsak modern zamanda Fenerbahçe'nin en buhranlı döneminde çalıştım belki de. Fenerbahçe'nin oyuncu satmak zorunda olduğu bir dönemde çalıştık. Dışarıda olan biten olaylarla ilgili olarak sürekli durum değerlendirmesi yaptık ve bunları da oyunculara aktarabilmek için çaba gösterdik hem de saha içine baktık. Hem ben hem de ekibim için son sene Avrupa Ligi'nde yer almak bizi çok geliştirdi."

"Bugüne kadar konuşmamamın temel sebebi de buydu. Fenerbahçe'ye zarar vermek istemedim. Ağzımdan çıkacak her şeyin çevrilerek bana ve takıma doğru yansıtılmasını istemem. O yüzden zara verici pozisyonda olmak istiyorum."

"Doğru anlatamadık. Beni de belki dinlemediler ama anlatmaya da çalışmadım. Futbolculuğumdan beri vitrinde olan insanlar olduk. Böyle bir hayatımız var. Yapmam gereken işimi yapmak ve bunu anlayabilen, kavrayabilen, kör bakmayan insanlara sunmaktı."

"Millet olarak neden-sonuç bağlantısını kurmadan yalşıyoruz. Son sezona gelmeden önceki süreçte Avrupa'da neler oluyor, neden bizden daha iyiler sorularını sormaya çalıştık. Koşu mesafesi iyi olan ve dayanıklı olan oyunculara yöneldik. Ama bu 1 ayda olacak iş değil. Bir şeyi artık olması gereken yere doğru taşımamız gerekiyordu. Bu ülkemizde kolay olmuyor."

"Geçen sezonun Şampiyonlar Ligi şampiyonu Bayern Munih oldu. Şu anda aynı oyunu Barcelona gibi oynamaya başladılar. Sezonun başından beri iki kenar oyuncusu vardı. Takımı taşıyan, rakibi hırpalayan iki oyuncusu vardı. Robben ve Ribery. Maçtan sonra rakamları alıyorsunuz."

"11 bin, 12 bin metre koşmuşlar. Toplam koşu mesafelerinde yurt dışıyla yine makas açılmaya başladı. Özellikle bu sezon ve geçen sezon hem Şampiyonlar Ligi hem de bizim ligimizde, anlamlı düşüşler var"

"Biraz daha işin doğru taraflarına doğru eğilmezsek gelecek sezon Avrupa maçlarında bu sıkıntıları göreceğiz ve bir dönem gelecek kumarhanelerdeki 5 topun bir araya gelmesini bekleyeceğiz yine. Doğru jenerasyonu bekleyeceğiz."

"Fenerbahçe'yle anılmak benim için gurur verici. Milyonlarca insanın kendini ait hissettiği bir kulübün parçası olmak ve bu insanların çoğu tarafından kabul edilmiş olmak gurur verici."

"Kabul edilebilirlik oranı zor. Bu büyük kulüplerde diğer kulüplerden gelip çalışmak zor. Buz üstünde giderken ihtiyaç duyduğunuz anlarda beklediğiniz krediyi bulamazsınız. Bizi bu kadar heyecanlı yapan şeylerden biri bu. Bu duygu olmasına rağmen bizi aslında aşağı çeken şey de bu. Bu olayı aştığımız zaman şu an atamadığımız adımları atabiliriz. Ancak şu an futbolda bu durum yok."

"Ben son 3 yılda sadece saha içinde kalamadım. Zaten F.bahçe teknik Direktörü saha içinde kalacağım dese de kalamaz. Ki çok özel durumlar yaşandı. Fenerbahçe'nin kendime göre doğru ve haklı gördüğüm haklarını savunmaya çalıştım. Fenerbahçe'nin yaşadıklarının haksızlık olduğunu ve savunduklarının doğru olduğunu düşünüyorum. Ben de bu davada bir sözcü olmak istedim. Yaşadığımız günler itibarıyla Fenerbahçe'nin saha içinde yüzde yüz haklı olduğuna kanaat getirdiğim için savundum. Saha içindeki haklılık da şu günlerde ortaya çıkıyor zaten."

"Olayların en sıcak zamanında büyük bir abluka durumu vardı üzerimizde. Medyanın büyük bölümünün bir olayı tek bir takımın üzerine yıktığı ortamda yıkılmadık, baskı hissetmedik demek imkânsız. Ama bu olay başladıktan 2-3 gün sonra "Bu sene" dedim. Bunun içinde hiçbir şey yoktu. Bu Fenerbahçe'nin başkanına yapılan bir operasyondu ve ben bunu gördüm. biz o günlerde nasıl bir dönemden geçtiğimizi biliyoruz. Kanırta kanırta Beşiktaş'ı, Trabzon'u yenmek kolay değil; o zaman bunu söylemiştim. Şu anda da bu söylediklerimi hâlâ savunuyorum."

"Radar konusu çok net. Karabük maçından sonra söylemiştim. bu olayın tamamen Fenerbahçe üzerine kurgulandığını anlatmaya çalıştım. biz herkes kadar temiziz."

"Radar kelimesini art niyetle ve kedi işlerine geldiği şekilde kullananları kınıyorum. Trabzon'un anlıyorum. Kendilerini bir şekilde savunurken bunu cımbızlayarak kullanmalarını anlıyorum. Trbazonlu avukatın bu planı kullanmasını anlayabilirim. Sonuçta onun bir davası var. Bu bir manipülasyon. Ancak Mehmet Ali Aydınlar'ın bu lafı kullanmasını hiç anlayamadım. Eğer benim bu lafımı anlayamadıysa çok yazık ama eğer anlayıp işine geldiği gibi kullandıysa çok yazık."

"Ben zihinsel olarak yorgunluğumu hissetmeye başladığımı anda görevimden ayrıldım. Ruh sağlığım ya da dengem bozulmadı. Ben bu davanın hem saha içinde hem de dışında savunucusuydum. Bu dönem modern zamanların en buhranlı zamanlarıydı. İnanılmaz bir baskı vardı üzerimizde. Rakiplerimiz daha temiz sahalarda oynarken biz mayınlı sahalarda oynuyorduk. Aklım yettiğince ve savunabildiğim müddetçe Fenerbahçe'nin hakkını dengeli bir şekilde savunduğumu düşünüyorum."

"Başkan ve tayfası maçla ilgili bir şeyler yapmışsa, işin içine bahis gibi şeyler girmiş olsa hapis yatmayı anlardım. Ama bu bizim oynadığımız sadece maç. Oyun yani. Bunun için hapse girilmesini anlayamam."

"Ligin sonuna doğru yaklaşıyoruz. Önümüzdeki günlerde sert bir lig bizi bekliyor. Fenerbahçe için hassas bir dönem bizi bekliyor."

"Fenerbahçe, uzun zamandır yakalayamadığı büyük bir fark yakaladı. Bu da takıma ya büyük bir özgüven getirecekti veya rakipleri iştahlandıracaktı. Takımda da oyun ve puan yitimi olacaktı. Rakipleri de iştahlaştıran Fenerbahçe'nin fikstürü oldu. Önümüzdeki 2 ya da 3 haftalık periyod en hassas dönem olarak gözüküyor."

"Galatasaray'da hiç beklenmedik bir değişiklik oldu. Mancini büyük bir futbolcuydu ve çok güçlü bir antrenörlük kariyerine sahip ama burası farklı bir ülke, biraz doğu biraz batı. Mancini'nin işi pek kolay değil. Galatasaray'ın içeride oynanacak Fenerbahçe maçına kadar yarışta olacağına inanıyorum."

"Beşiktaş'ın sorunları daha farklı gibi. Bütün takımlar içinde ligin ve 2. yarının ilk 4 haftası oyunu daha organize, bütün oynamaya çalışan takımdı. Beşiktaş'ın bu sezon ev sahibi olamaması ve kadrosunun çok fazla geniş olmaması handikap olarak görünüyor."

"Karabükspor'un gelişen bir oyunu var. Eskişehirspor'u her zaman kuvvetli bir takım olarak görüyorum. Bu iki takımı diğer takımlara göre ayrı bir yerde tutuyorum. Kasımpaşa'nın düşüş yaşayacağını düşünüyordum ama 10 maçlık bir düşüş beklemiyordum."

"Yabancı sınırlamasında bu sayıların nasıl bulunduğunu bilmiyorum. Yapanlar nasıl izah ederler bilmiyorum. Benim teknik direktör olduğum son sezonun başlangıcında 6 Haziran'da lig toplantısı yaptık. Yaklaşık 10 teknik adamlarla birlikte. O toplantıdaki sorulardan birisi yabancı konusuydu. Toplantıyı Ufuk Özeren yönetiyordu. Federasyonun bu konuda bir bilgi bankası olması lazım. Yabancı sınırı 1 olduğunda ne oldu? 2, 3, 4 olduğunda ne oldu?"

"Bizim yasakçı anlayışımızla aslında olması gereken böyle yasakçılık. Başka türlü yetiştiremiyoruz. Sınırsız yabancıya izin verdiğimiz zaman kolayı seçme alışkanlığımızdan dolayı herkes için geçerli bu; Dünyanın her yerinden oyuncular buraya gelecektir. Bunun sonucunda da nasıl bir ortam olur bilemiyorum. Bu da bizi uzun yıllar çökertecek gibi görünüyor. Sadece tahmin etmeye çalışıyorum."

"Bir takım kıstlamalarla yabancı sayısının sınırlı olması gerektiğini düşünüyorum ama 10 yabancıya izin varken 4'ünün neden tribünde olduğunu anlamıyorum. Bir sınır belirlensin ve teknik adam istediği kadarını sahaya sürsün, istediği kadarını da tribüne göndersin."

"Fenerbahçe'ye gelmeden evvel de hep söyledim. Antrenörlük açısından kendini geliştiren, düşündüren bir insan olmaya çalıştım. Fenerbahçe'ye geldim ve oradan ayrıldım. Şu an kariyer planlamamla ilgili süslü sözcükler sarf etmeme gerek yok. Şansımız her zamankinden 1 misli daha fazla. İkincilik için Çek Cumhuriyeti ve İzlanda ile çekişmek olacaktır. Milli Takımımıza başarılar diliyorum."

 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 07:26

İLGİLİ HABERLER