Ekonomi
  • 5.8.2003 14:22

BABACAN: ''8.5 MİLYAR DOLARLIK ABD KREDİSİ İLE İLGİLİ BİR HEYET 18 AĞUSTOS'TA ABD'YE GİDEBİLİR''

BİLGİN ŞAŞMAZ ANKARA - Devlet Bakanı Ali Babacan, ABD'nin Türkiye'ye vereceği 8.5 milyar dolarlık kredi konusunda çalışmalarda bulunmak üzere Türkiye'den bir heyetin 18 Ağustos'ta ABD'ye gidebileceğini söyledi. Bakan Babacan, Hazine Müsteşarlığı'nda ekonomi muhabirleriyle bir sohbet toplantısı düzenledi. Toplantıda, görevde bulundukların 8.5 aylık döneme ilişkin bilgiler veren Babacan, ''Hassas bir dönemde, hassas bir görev yürütmeye çalıştık'' diye konuştu. Yoğun çalışmalar içersinde olduklarını belirten Babacan, Türkiye'nin özellikle ekonomik sorunlarının yılların birikimi ile meydana geldiğini, bu sorunların yanı sıra Irak Savaşı'nı da Türk ekonomisini olumuz etkilediğini söyledi. Türkiye'nin içinde bulunduğu dönemde makro ekonomik göstergelerinin oldukça iyi seviyelere ulaştığının kaydeden Babacan, faiz dışı fazla, enflasyon ve faizler gibi konularda önemli iyileşmelerin olduğunun altını çizerek, iyileşmenin mutfağa yansımaya başladığını ifade etti. Babacan, ''Bu iyileşme önümüzdeki aylarda daha da gelişecek'' şeklinde konuştu. Konuşması sırasında AK Parti Hükümeti'nin popülist politika yapmadığını dile getiren Bakan Babacan, yurtdışına gerçekleştirdikleri ziyaretler sırasında, yabancı yatırımcılarla yaptıkları görüşmelerde, Türkiye'ye olan ilginin yoğunlaştığını gördüklerini söyledi. Meclis'in yoğun geçen yasama döneminde çok sayıda yasa çıkardığını da hatırlatan Babacan, ''Meclis, bu dönemde çok verimli bir çalışma sergiledi'' dedi. Yoğun temposu nedeniyle gazetecilere gerektiği kadar zaman ayıramadığını belirten Babacan, söz konusu toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlamanın yanı sıra Türkiye'nin ekonomik sorunlarına gazetecilerden çözüm önerileri almayı planladığını bildirdi. Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Babacan, IMF'nin borç ötelemesiyle ilgili bir soru üzerine, 2004 ve 2005 yıllarında faizler üzerinde bir baskı oluşacağını tahmin ettikleri için IMF'ye yapılacak olan geri ödemeyi 'önce' ödemek yerine söz konusu borcun bir kısmını 'zamanında' ödemeye çevirmeyi tercih ettiklerini bildirdi. Borç ödemesinde yeni yapılan düzenlemenin Türkiye'nin borç çevirme rasyosuna 5 puanlık bir rahatlama getireceğinin altını çizen Babacan, geri ödemelerle ilgili olarak 2006'dan sonrası için de aynı şekilde yeni ödeme planı belirleme seçeneğinin bulunduğunu ancak bu konuda herhangi bir girişimlerinin söz konusu olmadığını açıkladı. Babacan, geri ödemeye ilişkin borç faizlerinin yaklaşık yüzde 4 düzeyindeki normal stand-by faizi olduğun belirterek, bunun da piyasa borçlanma maliyetinin altında olduğunu sözlerine ekledi. Babacan bu konuda ortaya çıkan 11 milyar dolarlık rakamın hesaplanmasıyla ilgili çok sayıda soruyla karşılaştıklarını da ifade ederek, bu hesabı şöyle açıkladı: ''Türkiye'nin IMF'ye 2004 yılındaki geri ödemesi 9.7 milyar dolar, 2005 yılındaki ödemei ise 10.1 milyar dolardı. Yapılan yeni düzenlemeye göre, 2004 yılında yapılması gereken 9.7 milyar dolarlık ödemenin 4.5 milyar dolarlık kısmı 2005 yılına kaydırıldı. Böylece 2005 yılında yapılması gereken ödeme miktarı 14.6 milyar doları buldu. Bu rakamın da 6.8 milyar doları 2006 yılına kaydırılarak faizler üzerinde oluşabilecek baskı giderilmiş oldu. Buna göre 2004 yılından yapılan 4.5 milyar dolarlık kayma ile 2005'ten yapılan 6.8 milyar dolarlık kayma rakamları toplandığında 11.3 milyar dolar rakamı elde edildi''. Bir başka soru üzerine Türkiye'nin ABD'den alacağı, 8.5 milyar dolar krediye çevrilebilir 1 milyar dolarlık hibe konusunda da açıklamada bulunan Babacan, 8,5 milyar dolarlık kredi olarak değerlendirilmesi planlanan kaynakla ilgili olarak ekonimik ve siyasi 2 şartın olduğunu hatırlatarak, her 2 konuda da bir problemin söz konusu olmadığını söyledi. Babacan, 18 Ağustos'ta Türkiye'den bir heyetin Washington'a giderek söz konusu kredi konusunda çalışmalar yapabileceğini, görüşmelere kendilerinin IMF uzmanlarının da katılmasını istediğini vurguladı. Babacan, uluslararası olmayan 2 ülke arasındaki krediler konusuna temkinli yaklaştıklarını da sözlerine ekleyerek, sözleşme imzalanmadıkça bunun finansal tablolarda gösterilemeyeceğini, bu kredinin 'olmazsa olmaz' bir rakam olmadığını, olursa da faiz baskısını azaltacağını ifade etti. Söz konusu kredinin 3-4 ya da 5 taksitte olabileceğini belirten Babacan, kredinin alınma zamanı için Hazine'nin finansman durumuna göre en uygun olan takvimin tercih edileceğini bildirdi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:27

İLGİLİ HABERLER