BAĞIŞ: 'ZAMAN TÜRKİYE'NİN LEHİNE İŞLİYOR!..'
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bugün Avrupa'da yaşanan ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel sorunların Türkiyesiz çözülemeyeceğini belirterek, "Avrupa'nın Türkiye'ye olan ihtiyacı, en az Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacı kadardır ve zaman Türkiye'nin lehine işliyor" dedi.
Bakan Bağış, partisinin Mersin İl Başkanlığı tarafından yürütülen 'Siyaset Akademisi' kapsamında partililerle bir araya geldi. İl binasında gerçekleştirilen toplantıda 'Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) Süreci' konulu bir sunum yapan Bağış, partililerin kendisine yöneltmiş olduğu soruları da yanıtladı. Eşi Beyhan Nilsel Bağış'ın da katıldığı toplantıda AB'nin sadece AK Parti'nin değil Türkiye'nin meselesi olduğunu belirten Bakan Bağış, AB'nin aynı zamanda da yarınların garantisi olduğunu, bugün Türkiye'de farklı kesimlerin var olan endişe ve şüphelerinin ancak AB ile giderilebileceğini savundu. AB'yi bir proje olarak nitelendiren Bağış, söz konusu projenin de Türkiye'de 'Şeriat olur mu', 'Darbe yapılır mı' şeklinde endişe taşıyanların tüm şüphelerini ortadan kaldırabilecek bir proje olduğunu kaydederek, buna herkesin sahip çıkması çağrısında bulundu.
AB'nin, Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından sonra en önemli çağdaşlaşma projesi olduğunu ifade eden Bağış, "Çünkü bu süreçte sadece demokrasimizin standartları yükselmekle kalmıyor, aynı zamanda da gıdalarımızın temizliği, yollarımızın güvenliği, çocuklarımızın eğitimi, hastanelerdeki bakım gibi her şeyin standardı yükselecek. Bu noktada da Türk insanı layık olduğu Avrupa standartlarında bir hayat yaşayabilmesi için gerekli adımları atıyoruz" diye konuştu.
Egemen Bağış, Türkiye'nin AB'ye ilk başvurusunu 1959 yılında Adnan Menderes döneminde yapıldığını, o tarihten bu yana da 50 yıllık bir zaman diliminin geride kaldığını hatırlatarak, bugüne kadar hiçbir ülkenin AB'ye tam üyelik sürecinin 50 yıl sürmediğini vurguladı. Söz konusu süreçte AB'nin Türkiye'ye uygulamış olduğu çifte standartlar olduğunu dile getiren Bağış, bunun yanında Türkiye'nin de yapmış olduğu çok ciddi hataların olduğunun altını çizdi.
"TÜRKİYE'NİN 50 YILDA NEREDEN NEREYE GELDİĞİNE BİR BAKMAK LAZIM"
"Bu süreçte Türkiye'nin yaşadığı darbeler, vizyonsuzluklar, kimi çıkıp da 'AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer' diyerek hedef saptırması, kiminin 'Onlar ortak olur, biz pazar oluruz' diyip de işi sürüncemede bırakması, kimilerinin de gayri demokratik girişimlerde bulunması AB sürecini bugün bu noktaya getirdi" diyen Bakan Bağış, şunları söyledi:
"Bu 50 yıllık sürecin ilk 45 yılında Türkiye müzakere tarihi bile alamamış. Şimdi AB sürecinde bir yavaşlama olduğu yönünde sağda solda konuşuyorlar. Bu 50 yılın her nedense 45 yılını hiç kimse konuşmuyor. Eğer ortada yavaşlama varsa geride kalan 45 yılı hep birlikte değerlendirmemiz lazım. O 45 yıl boyunca yapılan hataları da değerlendirmemiz lazım. 50 yıl önce bizde de askeri darbeler oluyordu, İspanya'da da aynı dönemde askeri darbeler yaşandı. İspanya, bu süreçten nerden nereye geldi, Türkiye'de nerden nereye geldi? Bunları da bir araştırmak lazım."
Türkiye'nin müzakere tarihi almasının kolay olmadığını, ancak 45 yılda yapılamayanı AK Parti olarak kendilerinin 2 yılda yaptığını kaydeden Bakan Bağış, bunu da AB'yi mecbur bırakarak gerçekleştirdiklerini anlattı. Bağış, hayata geçirilen reformlarla birlikte Anayasa'yı değiştirdiklerini, Türkiye'de bir takım özgürlükleri arttırdıklarını, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'ni (DGM) kapattıklarını, YÖK ve TRT gibi kurumların yönetiminde askerlerin olmaması kararını çıkarttıklarını ve tüm bunlarla birlikte Türkiye'de daha demokratik ve daha şeffaf bir döneme geçildiğini, bununla birlikte AB'yi 1959 yılından bu yana vermiş olduğu sözü de tutmak zorunda bıraktıklarını dile getirdi.
Türkiye'nin önünü açacak olan sürecin reformlar olduğunu vurgulayan Bağış, ne kadar çok reform yapılırsa, Türkiye'nin AB yolunda da o kadar kararlı bir şekilde yoluna devam edeceğini söyledi.
"BİR YANDAN PARTİMİZİ SAVUNDUK, DİĞER YANDAN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ AÇACAK ADIMLARI ATTIK"
Türkiye'nin geride kalan 50 yılda yapmış olduğu hataları tekrarlamaması, ekonomideki büyüme oranlarının da aynı şekilde devam etmesi halinde 2023 yılında bir başka ifadeyle de Cumhuriyet'in 100. yılında Türkiye'nin 'dünyanın en büyük 10 ekonomisi' arasında yer alma hedefine ulaşacağını kaydeden Bağış, bu hedefe ulaşabilme noktasında da çaba sarf ettiklerini söyledi. Türkiye'nin 2009 yılına çok hızlı bir giriş yaptığına dikkat çeken Bağış, 2007-2008 yıllarının AB yolunda kaybedilmiş yıllar olarak değerlendirilmesine de karşı çıktığını belirterek, söz konusu süreçte Cumhurbaşkanlığı ile ilgili olarak yapılan referandumla birlikte 4 ayrı seçimi atlattıklarını söyledi. Türkiye'de kendi ifadesiyle her 2 seçmeden 1'inin oyunu almış olan AK Parti'ye yönelik olarak açılan 'kapatma davası' ile 8 ay uğraştıklarını hatırlatan Bağış, konuşmasını da şöyle sürdürdü:
"Tüm bunlara rağmen 301 gibi, TRT Yasası gibi, Vakıflar Kanunu gibi muhalefetin direnç gösterdiği kanunları Meclis'te değiştirebildik. Bir yandan partimizi korumaya çalıştık, diğer yandan da Türkiye'nin önünü açacak demokratik adımları attık."
Nazım Hikmet Ran'ın, siyasi düşüncelerini beğenmediklerini ancak buna rağmen Nazım'ın, Kurtuluş Savaşı'nı en iyi şekilde şiirleriyle anlattığını ifade eden Bakan Egemen Bağış, Naziklar, kimi çıkıp da 'AB'nin ım'ın Türk vatandaşlığının da yine AK Parti Hükümeti Dönemi'nde iade edildiğini ve bu önemli gelişmenin de kendilerine nasip olduğunun altını çizdi. Bugün Türkiye'deki mevcut Anayasa'nın askeri bir darbeden sonra hazırlandığını ve bu nedenle de askeri bir Anayasa özelliği taşıdığını kaydeden Bağış, "Bizim tüm Avrasya coğrafyasına ilham kaynağı olacak, Türkiye'nin önünü açabilecek, bizim gibi düşünmeyenlerin hak ve hukukunu en az bizim gibi düşünenler kadar koruyabilecek, herkesin 'benim' diyebileceği bir Anayasa'ya kavuşmamızın da vakti geldi. Bunun için de muhalefete aylardır çağrıda bulunuyoruz. Ancak şu ana kadar kendilerinden olumlu bir yanıt alamadık" dedi.
AB'nin bugün ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal anlamda çok ciddi sorun ve sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirten Bağış, Avrupa'nın da bu sorunu Türkiyesiz çözemeyeceğini, bu nedenle de Avrupa'nın Türkiye'ye olan ihtiyacının da en az Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacı kadar olduğunu, zaman olgusunun da Türkiye'nin lehine işlediğini ifade etti.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 16:45