Yaşam
  • 31.10.2011 09:47

BAĞIŞTA BULUNMAK KURBAN KESMENİN YERİNE GEÇER Mİ ?

Yaklaşan Kurban Bayramı ile birlikte vatandaşı kurbanlık telaşı sararken yeni bir polemikte gündeme oturdu. 

Her Kurban Bayramı geldiğinde tartışılan “Bağış yapsak kurban kesmenin yerine geçer mi” sorusu bu yıl Van’da yaşanan deprem nedeniyle bir kez daha gündemde... Kurban kesmek yerine depremzedelere yardım etmek isteyenler, yapacakları bağışın kurban ibadetinin yerine geçip geçmeyeceği konusunda kararsız...

Konuyu din uzmanlarına sorduk; hâlâ kararsızız zira “İbadet kuralları lokal şartlarla değişmez, kurban kesmeniz şart” diyenler de var, kan akıtmanın şart olmadığını depremzede yahut zorda birilerine bağışta bulunmanın çok daha doğru olduğunu düşünenler de... Farklı görüşlerle “kurban mı, bağış mı” sorusu bugünün polemiğinde...

"İbadet kuralları sabittir, bağış kurbanın yerine geçmez"

İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı:

DİNİN ibadet kuralları sabittir. Onları bizim değiştirme yetkimiz yoktur. Din Allah’ındır. Dini görevleri bize yükleyen Allah’tır ve onun yüklediği her görevin de bizim dinimiz için ve dünyamız için sayılamayacak kadar yararları vardır. Allah’ın bize yüklediği her görevin yararı vardır. Dinin kurallarını özel şartlara göre, lokal şartlara göre, geçici durumlara göre değiştirmeye kalktık mı, dinin bütünü elden gider. Onun için dinin koruyucusu bu dinin kıyamete kadar kurallarıyla birlikte yaşamasını istemiştir. Allah’ın koyduğu kuralları kulların değiştirmesi mümkün değildir. Onun için biz namaz gibi, oruç gibi, zekat gibi, kurban gibi ibadetleri değiştirme yetkisine sahip değiliz. Kurbanın amacı zaten hayır yapmak olduğu için o yolla yardımı yaparız. Yani din kurban kesilecek diyorsa kurban keseceğiz. Kurban kesmek, zekat vermek hayır yapmanın asgari limitidir.

Ben biliyorum ki halkımız sadece zekatla ya da sadece kurbanla yetinmiyor onun çok çok üzerinde hayırlar yapıyorlar. Kuran’da var olan “hayırda yarışınız’’ olayının somut örneğini Van depreminde gördük. Kurban kesmesi vacip olanlar yani üzerlerine dini bakımdan görev olarak düşenler kurbanlarını keserler. Ama üzerine vacip olmadığı halde pek çok insanımız ben de bu ibadetten geri kalmayayım diye gönüllü olarak kurban kesiyorlar, onlar gönüllü kurban kesmek yerine bu sene şartlar böyleyken kurbana vereceği parayı depremzedelere gönderebilirler.

Marmara Üni. İlahiyat Fak. Öğr. Üy. Prof. Dr. Mehmet Erkal

‘İbadetlerde değişiklik yaparsak dinin özü ortadan kalkar’

KURBAN da bağıştır. İnsanlarımızı kurban keserek afet bölgesine gönderebilir veya vekalet vererek orada kurban kestirebilir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın böyle bir tedbiri de var, orada kurban kesecekler. İslam dininde bağış, zekat, sadaka, gönüllü mali ödemeler çok fazla. Bugünler için var ve yapılıyor da. Ama kurban kesilecektir. Kesilmezse oradaki vacip yerine gelmiş olmaz. İbadetlerde herhangi bir değişiklik yapma hakkımız yoktur, yapamayız. Yaparsak dinin özü ortadan kalkar. “Onun yerine bu olsun” diyemeyiz dinde. Bana göre en güzeli vekalet verip orada kurban kestirip dağıtmaktır.

İslami Yazar İsmail Nacar

‘Vekâlet verilmeli, kurbanlar Van’da kesilmeli’

İSLAMİYETTE hiçbir ibadet başka bir ibadetin yerine geçmez. Hac, namazın; namaz orucun ve kurbanın yerine geçemez. Müslüman olarak hepsinden ayrı ayrı sorumluyuz. Yalnız Van bölgesinin önceliği var. Diyanet’in ve Kızılay’ın ortak organizasyonu ile birlikte mümkün olduğu kadar kurbanlarımızı bu bölgeye göndermeliyiz. Kurbanın orada kesilmesi lazım. Adaletli dağıtım da olması lazım ve mutlaka kurbanın kesilmesi lazım. Kızılay’ın imkânı var, köyde imamlar var. Vekalet verilmeli ve kurbanlar orada kesilmeli.

"Sadece hacca giden kurban kesmeli, yerine bağış yapmak daha iyi"

İlahiyatçı Yazar İhsan Eliaçık

KURBAN ibadeti İslam tarihinde de çeşitli tartışmalara sebebiyet veren konudur. Benim araştırmalarıma göre kurban, hacca gidenlerin yerine getirmesi gereken bir konudur, hacca gitmeyenlerin kurban kesmesine de gerek yoktur. Ülkemizde kurban, Kuran’da kendisine verilen aşırı önemden dolayı değil, başka nedenlerden dolayı kesilmeye devam ediliyor. Eski Şaman kültüründe kurban dinin direğidir. Şamanizm’de mescit ya da cami yoktur ama kurban vardır. Hâlâ 2 bin yıllık Şaman kültürünün etkisi altındayız. Ben Türkiye’de saf İslam kültürü olduğu görüşünde de değilim. Şaman-İslam kültürü var ve ikisi birbirine karışmıştır. Kurban İslam dininde sadece hac ibadeti ile ilişkiliyken şamanizmle karışıp çok önemli bir ibadet halini almıştır. Hatta kurban, neredeyse namazın önüne geçmiş bir ibadettir. Durum böyle olunca ve olaya benim baktığım yerden baktığımızda depremzedelere bağış yapmak kurban kesmekten daha önemlidir. Bağış yapmak yardımda bulunmak dinin en temel kurallarındandır. İnsanlar bu yılki kurbanlarını hayvan satın alıp kesmek yerine depremzedeye bağışta bulunarak, onun bir ihtiyacını gidererek ibadetlerini yerine getirebilirler. Bana göre bu kurban ibadetinin yerine geçer ama ‘’Geçmez’’ diyenlere de saygı duyuyorum.

İlahiyatçı Prof. Dr. Beyza Bilgin

‘İlla kan akması şart değil bağış da ibadettir’

BU konuda aralarında çatışma olan iki farklı yorum ve yaklaşım var: Birisi, mutlaka bayram günleri içerisinde kurban kesilmesini öngören, bunu şart koşan yaklaşım. Bu yaklaşıma göre ille kan akacaktır, bu eski klasik görüştür. Bir de liberal, serbest görüş var: Kurban, Allah’a yaklaşmak için yapılan ibadettir, illa kan akması şart değildir. Onun yerine başka bir tercih yaparak, farklı değerler için kullanabilirsiniz. İnsanların ne ihtiyacı varsa ona harcamak üzere kullanabilirsiniz. Ben de bu ikinci görüşten yanayım ama diğerlerine de saygı göstermek lazım. Onların görüşü yanlış dememek lazım. Ama bana göre bağış kurbanın yerine geçebilir.

GÜLİN YILDIRIMKAYA / HABERTÜRK

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 12:40

İLGİLİ HABERLER