BAHÇELİ: AKP ZİHNİYETİ ALANI BÖLÜCÜLERE TERK ETTİ
ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör örgütü elebaşının yakalanışının yıldönümünü bahane ederek yapılan gösterilerde Hükümetin tutumunu eleştirerek, ''Konuya başından beri duyarsız olan AKP zihniyeti, yaklaşan seçimin getirdiği oy kaygısı ile daha da silikleşmiş ve Türkiye'nin bazı yörelerinde alanı bölücülere terk etmiştir'' dedi.
Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Bahçeli, son günlerde bazı illerde yapılan gösterilere değinerek şunları söyledi:
''İmralı'daki hücresi iktidar tarafından misafirhaneye çevrilmeye çalışılan bölücü başının ele geçmesinin sözde yıldönümünde, yine sahneye çıkan mihraklar pek çok şehirde gösteriler yapmışlar ve güvenlik kuvvetleriyle çatışmışlardır. Gelişmeler, yaklaşan ilkbaharla birlikte yıllardır oynanan oyunun tekrarlanmaya çalışıldığının;, bu yıl seçim ortamı ile de birleştirilerek yeni bir terör ve baskı sürecinin başlatılacağının işaretini vermektedir. Buna paralel olarak, hükümetin Barzani ile kucaklaşma projesinin giderek Türkiye'den de destek ve zemin bulacağı anlaşılmaktadır. Bir ay sonra, 'Kürt konferansı' adıyla birleşik bir coğrafyanın tartışılacağı ve adına sözde kongre denen başka bir toplantının da burada yapılacak olması dikkat çekici ve kaygı uyandırıcıdır.''
Partisinin adaylarını belirleyip seçim hazırlıklarını tamamladığını ifade eden Bahçeli, Türkiye'de, hükümetin aciz ve teslimiyetçi olduğunu, temel değerlerin yıprandığını ve hırpalandığını, siyaset kurumunun tıkanıp etkisizleştiğini, hukukun yaralandığını ve etkisizleştiğini öne sürdü.
Bahçeli, bu durumun, 58, 59 ve 60. Cumhuriyet hükümetlerinin sorumluluğunu üstlenen iktidarın, aldatma, göz boyama, istismar ve çatışma üzerine şekillendirdiği bulanık siyasetinin bir sonucu olduğunu ileri sürerek, ''Fakir fukara edebiyatı yaparak, tüyü bitmemiş yetimden söz ederek, Allah'tan korkan ve kuldan utanan bir iktidar vaat ederek işbaşına gelen hükümetin ve yandaşlarının karıştıkları yolsuzluklar ve kirli ilişkiler ağı birer birer çözülmeye başlamıştır'' dedi.
29 Mart 2009'da yapılacak seçimlerin, yalnızca yerel yöneticilerin bir seçimi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
''Bu aynı zamanda milletimizin, AKP iktidarının 6 yıl 3 aydır kendisine reva gördüğü zilleti mutlaka sorgulayacağı, ana muhalefetin çatışmacı siyasetine 'dur' diyeceği bir imtihan alanı olarak yorumlanmalıdır. Türkiye'nin kardeşliğine el ve dil uzatanların gerçek kimlikleri mutlaka topluma anlatılmalı ve milletimizin uyanışı sağlanmalıdır. Bunlar yapılabildiği takdirde, milletimizin önündeki perdeler birer birer kalkacaktır. Böylesi bir uyanıklığın oluşması durumunda ise; hiçbir bahane ve istismar bu uyanışın önüne geçemeyecek ve AKP iktidarı gerçekler karşısında sorgulanacaktır.''
Bahçeli, iktidar ve ana muhalefet arasında, manevi değerlere sahip çıkma yarışı ve din istismarcılığı tartışması başlamasının, sadece siyasi kara mizah örneği olarak değil, aynı zamanda siyasi zafiyet ve omurgasızlık örneği olarak da uzun süre hafızalardan silinmeyeceğini öne sürdü.
Bahçeli, ''Verilen oy yalnızca kişinin siyasal tercih ve katılımının hukuki yetki belgesi değil, aynı zamanda her bir seçmenin fikri ve siyasi namusunun, duruşunun ve anlayışının da belgesi demektir. Bu nedenle, bu gerçeği yok sayarak seçmenin hür tercihine, çeşitli vasıtalarla ipotek koymaya çalışmak, cebren yönlendirmek, tehdit etmek, zorlamak, rüşvet vermek kabul edilemeyecek bir siyaset ahlaksızlığının göstergesidir'' dedi.
Başka partilerin MHP'yle, kendilerinin de başka partilerle benzer veya ayrı görüş ve politikalarının olduğunu ifade eden Bahçeli, ''bir tarafa Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, diğer tarafa ise Cumhuriyet Halk Patisi'nin oturduğu siyaset tahterevallisine yerleşmiş zihniyetlerin, Milliyetçi Hareket Partisi'ne yer açmamak için seçmeni birbirleriyle korkutmaları milletimizde karşılık bulmayacaktır'' diye konuştu.
Bahçeli, Hükümetin iddia ettiğinin aksine, Türkiye'nin iç ve dış borcun ağırlığı altında ezildiğini belirterek, toplam dış borç miktarının 2002 yılına göre yüzde 123 arttığını ifade etti.
Türkiye'nin ''ikiz açıkla'' karşı karşıya bulunduğunu belirten Bahçeli, Hükümetin, gelirinden daha çok harcadığını, kazandığından daha çok da tükettiğini bildirdi.
Cari açık yüksekliğinin yanında bütçe dengesinin de açık vermesinin ileriye dönük beklentileri olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunan Bahçeli, söz konusu ikiz açığın; siyasal gerilimlerin yoğunlaşacağı, hatta siyasal krizlerin bile yaşanabileceği bir dönemde ekonomik sisteme büyük bir tahribat verebileceğini söyledi.
''Bize göre içinde bulunduğumuz dönemin adı ve tanımı belli ve nettir: Türkiye ekonomisi krizde, AKP hükümeti seyrandadır'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
''Dün itibariyle açıklanan 2008 yılı Kasım dönemi işsizlik rakamları, aylardan beridir işaret ettiğimiz bu sosyal facianın katlandığını göstermiştir. Bu kapsamda Türkiye genelinde işsiz sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 645 bin kişi artarak 2 milyon 995 bin kişiye yükselmiştir. Böylece işsizlik oranı resmi rakamla bile yüzde 12,3 seviyesine çıkmıştır.''
Başbakan Erdoğan'ın, ''demagoji ve yoğun bir duygu istismarı ile insanların mantık ve muhakemesini iptal etme amacı taşıdığını'' savunan Bahçeli, Erdoğan'ın, kontrolsüz gidişine dur demenin vaktinin geldiğini kaydetti.