BAHÇELİ: 'BU GİDİŞLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ TASFİYE EDİLECEK!..'
Devlet Bahçeli, Bostancı Gösteri Merkezi'nde İstanbul Ülkü Ocaklarınca düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, ülkünün geçmişten günümüze geldiğini ifade ederek, dilden dile taşınan ''kutlu ülkü''nün bugün bu salonda yaşandığını söyledi.
Türklüğün asırlarca taşınan inancı, şuuru ve bağımsızlık ruhunun da bu salonda bulunduğunu ifade eden Bahçeli, milletin her alanda yeni zaferler beklediğini de dile getirdi.
Bahçeli, eğitimden geçerek diplomaya hak kazanmış gençlerin başarılarını kutlamak için burada bulunulduğunu belirterek, eğitim ve öğretime çok özel önem verdiğini ve bu toplantıda mutlu olduğunu söyledi.
Çağın eğitilmiş insanlara ve onların başarılarına dayanan yükselişlere şahit olduğunu ifade eden Bahçeli, sevgi, cesaret ve bilgiye de ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Yeni dünya düzeni
Yeni dünya düzeninde emperyal emellerin, demokrasiyi kullanılarak yapıldığını ifade eden Bahçeli, ''Türk milleti içinden yeni milletler çıkartmaya ve çok milletli ve parçalı bir devlet ve toplum yapısına doğru hızla gidilmektedir. Bu gidişat ve tırmanan tehditler toplumun kırılma noktasına yaklaşmakta olduğunun uyarılarını vermeye başlamıştır. Milli bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti, 'sözde demokratikleşme, çok kültürlülük, alt kimliklerin tanınması ve ana dilde eğitim' gibi kavramlarla çözülme sürecine sokulmuştur'' diye konuştu.
Bahçeli, tarihin en köklü milletlerinden olan Türk milletinin, kendi kimlik ve kişiliğiyle başı dik ve onurlu bir seviyeye ulaşmak için yeni bir atılım yapmak durumunda olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:
''Başka başkentlerin sunduğu kurtuluş reçetelerinin Türk milletini bir adım ileri götürmeyeceği açıktır. Bunun tek çözümü, sorunlara Türkiye'den bakmakla geleceği Türkçe okumakla ve Ankara'yı başkent yapan vizyonla dünyaya bakmakla mümkündür. Türk milletinin, tarihe damgasını yeniden vurmasının yolu ise milli değerlerini sahiplenmesi ve özümsemesinden geçmektedir.''
''Yegane güç kaynağımız Türk milletinin şaşmaz sağduyusudur'' diyen Bahçeli, Türk milletinin henüz son sözünü söylemediğini ifade etti.
Bahçeli, salondaki gençlere ''Sizlere yürekten inanıyor ve güveniyorum ki, Türk milletinin birliğinin, dirliğinin ve huzurunun bozulmasına, milli dayanışma ve kardeşlik ruhunun yara almasına, milli kimliğinin tasfiye edilerek kimliksizleştirilmesine, etnik kökenlere göre ayrıştırılarak parçalanmasına alet olmayacaksınız, izin vermeyeceksiniz, tuzağa düşmeyeceksiniz. Birkaç hain istiyor, birkaç gafil kışkırtıyor, birkaç işbirlikçi de alkışlıyor diye kardeşlikten taviz vermeyeceksiniz'' diyerek seslendi.
Aynı emeller
Devlet Bahçeli, konuşmasında şunlara yer verdi:
''Geride kalan yıllarda ülkemizi böldürmemek, kardeşliğimize fesat sokmamak için hainlere karşı dik durdunuz. Bunları biliyorum. Ama şimdi aynı hesaplar daha sinsi yaklaşıyor, aynı emeller içten içe sizlere de yanaşıyor. Adına 'açılım' deniyor, 'demokratikleşme' deniyor, maskeleniyor. Aman dikkat ediniz. Girilen yol, PKK'nın emellerine hizmet edecektir. Oyunu görünüz. Bu gidişatla Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı tasfiye edilecektir. Uyanık olunuz. Zalim ile mazlum, katil ile maktul, mağdur ile gaddar, cani ile şehit, katil ile gazi, aynı kefeye konulmuştur, değerler karıştırılmıştır.''
Konuşmasında geçmişte aldığı dersleri unutanlara da seslendiğini ifade eden Bahçeli, ''Milletimin ayağa kalkışını hatırlamayanlara sesleniyorum; işbirlikçi bir yönetimin varlığı sizi umutlandırmasın. Türk milleti bir avuç teslimiyetçiden ibaret değildir. Sakın aldanmayın, yanlış hesap yapmayın'' dedi.
Ağır bunalım
Kocaeli'nin Körfez ilçesi İlimtepe mevkisinde yapılan "5. Körfez Yayla Şenlikleri"ne katılan Bahçeli, alana gelişi sırasında partililer tarafından "Devletin başına Devlet gelecek" sloganıyla karşılandı.
Kadın ve çocuklar tarafından çiçek buketleri verilen Bahçeli, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugün sosyal ve ekonomik yönden çok ağır bir bunalım dönemi yaşadığını öne sürdü.
Bu bunalım döneminde Türkiye'nin iç ve dış güvenlik açısından da çok büyük bir risk altında olduğunu iddia eden Bahçeli, "Türkiye'nin gündemi her gün sanal olarak oluşturuluyor. Bazı yoldaş veya yandaş medya aracılığıyla bugünkü siyasi iktidarın kaybetmiş olduğu itibar gizlenerek aşırı büyük bir propaganda ile Türkiye toz pembe gösteriliyor. Siyasi iktidarın sekiz yıla yaklaşan süre içerisinde iflas etmiş olan tüm politikalarının üstü örtülmeye çalışılıyor" diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her gün sabahtan akşama kadar Sayın Başbakan'ı televizyonda seyretmeye, onun her türlü tehdit edici, aşağılayıcı, kendisinden başka kimseyi beğenmeyen üslubu ile konuşmasını dinlemeye bu millet mecbur değil. Burayı şereflendiren vatandaşlarımız Sayın Başbakan'ın ne söylediğini merak etmiyor. Askerden dönmüş, üniversiteyi bitirmiş ya da okutamadığı için liseden ayrılmış evladının nasıl iş bulacağını, iş bulduktan sonra da yuvasını nasıl kuracağını, bir analık babalık vazifesi olarak bunları düşünmek mecburiyetinde. Kalkıp her gün toz pembe bir propagandanın altında kalmak istese de istemese de bu insanlarımıza yapılmış en büyük hakaret olarak kabul edilmelidir. Bugün Türkiye'nin temel meselesi işsizliktir, geçim darlığıdır, gelir dağılımındaki adaletsizlikten dolayı ortaya çıkan yaşama standartlarındaki aşırı farklılıktır."
"Bugün Türkiye yoksullaşan bir Türkiye'dir. Bunun imarı AKP'dir. Bugün Türkiye soyulan bir Türkiye'dir. Soyan AKP'nin hanedanlarıdır. Bugün Türkiye bölünen bir Türkiye'dir. Yine sebebi AKP'nin açılım safsatasıdır" diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
"Bütün bunları partiler üstü bir bakış ile değerlendirdiğimizde öncelik, ekonomideki kriz ve bu krizin getirmiş olduğu yoksullaşma ve yoksullaşma içerisinde insanımızın aç, sefil, işsiz kalışıdır. Öbür taraftan ise bölücü terörün, açılım uydurmacası yıkım projesiyle tırmanmış olmasıdır. Türkiye'de bu iki konu üzerinde televizyonlarda bir şey duymuyor musunuz? Duyduğunuz şey 250 defa yurt dışına gitmiş olan Sayın Başbakan'ın bazı gazetecilerle uçakta yapmış oldukları sohbetin ertesi gün medyada ve yazılı basında manşet oluşudur. Ne işi var, bizim Başbakan'ın coğrafyada arasanız bulamayacağız bir Arjantin'de, Brezilya'da, Şili'de ne işi var? Oradan Orta Doğu yangınını körüklemeye ne gerek var? İşte Kırgızistan yanıp tutuşuyor. Sayın Başbakan'dan bir söz hiç duyuyor musunuz?"
Şehit cenazeleri
Bahçeli, bölücü terörün tırmandığını ve bunun üzerini kimsenin örtemeyeceğini belirterek, her evde yangın çıkarken bunun görmezlikten gelinemeyeceğini kaydetti.
"Şehitlerimize en son görevi yerine getirirken katılanları 'şehitleri siyasi istismar yapıyor' diye kimsenin suçlamaya hakkı yok" diyen Bahçeli, şöyle konuştu:
"Bugünkü siyasi iktidarın ağzında bir sakız var. Türkiye'nin hangi gerçeğini ortaya koyarsanız koyun adını hemen koyuyor, 'onlar iç siyasetin malzemesi ve istismarı yapılamaz'. İşsizlikten bahsediyorsunuz, 'bunu istismar etmeyin' diyorlar. Bölücülükten bahsediyorsunuz 'istismar etmeyin' diyorlar. Şehitlerimizden bahsediyorsunuz 'bunları istismar etmeyin' diyorlar. Kendileriyle ilgili bir politikanın yanlışlığını anlatmaya çalışıyorsunuz, 'bunları istismar etmeyin, teğet geçti, bu teğeti yanlış anlatmayın vatandaşa' diyorlar. Peki istismar edilmeyen ne kalıyor ki diğer siyasi partiler siyaset yapsın. Eğer hiçbir istismar etmeyeceksek geriye tek bir konu kalıyor, siyasetin malzemesi Recep Tayyip Erdoğan oluyor. Onun için Sayın Başbakan hangi parti olursa olsun sizinle ilgili düşüncesini anlatmaya çalıştığında hiç kızmana, azarlamana, vatandaşı yok farz etmene gerek yok. Tüm Türkiye'nin temel sorunu artık sen oldun. Senden kurtulmadıkça Türkiye'nin sorunu bitmez."
Anayasa değişikliği
Anayasa değişikliğiyle ilgili halk oylamasında "hayır" oylarının bugünkü iktidarı uyaracak boyutta fazla çıkması gerektiğini kaydeden Bahçeli, "hayır" oylarının iktidarın uyarılması için milletin elindeki bir koz olduğunu belirtti.
Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:
"Tuzaklarla dolu bu Anayasa değişikliklerini milletimiz reddetmeli ve bunları Yüce Divan'a gönderecek yoldaki her türlü ayrık otunu ayıklamalıdır. Bunun yolu tamamıyla halk oylamasında 'hayır' oylarının fazla çıkmasıdır. Yanlış propagandalara, medya baskınlarına ve daha değişik yöntemlere aldırış etmeden 'hayır' diyerek bugünkü iktidarın bu yanlıştan kurtulmasına vesile olabilecek bir uyarıyı, ikazı milletçe yapmamız lazım. Çıkacak, 'evet' ya da 'hayır' oyunun rengi ile bugünkü iktidar, zamanında ya da erken bir seçimin işaretini verecek. O zaman erken de olsa zamanında da olsa zamanı dediği 17 Temmuz 2011'dir. Yani yaklaşık 13 ay vardır. Bugünler çok çabuk geçiyor. Öyleyse birinci tokadı halk oylamasında vuralım, şöyle bir sendelesinler. Sonra ikinci bir tokadı atalım ki yerlerinden kalkamasınlar. Bunu başarmamız gerekiyor. Ülkemizin huzuru için, adalet için, güvenlik için, terörün son bulması için, fukaralığın gitmesi için, yolsuzluk rüşvetin son bulması için, her türlü adaletsizliği yapanlardan, Türkiye'yi soyanlardan hesap sorabilmek için. Aziz milletim önünüzde bir fırsat var. Bu fırsatı değerlendirin, bu fırsatı kaçırmayın, hem kendinizi hem gelecek nesillerinizi hem de ülkemizi kurtarmanın hayırlı bir adımını atın."