BAHÇELİ: MECLİS TARİHİNİN EN TALİHSİZ GÜNÜ
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülen 'Demokratik açılım'a ilişkin olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli görüşlerini sundu.
BÖLÜNME HAYALLERİNİN BURADA TARTIŞILMASI KAYGI VERİCİ
Bahçeli: "Sözlerimin başında aziz şehitlerimiz rahmet, minnet ve şükranla anıyo, aziz hatıralarını yad ediyorum. Bu mücadelede gazilik mertebesine ulaşmış olanları saygıyla anıyorum.
Meclis, 89 yıllık tarihinin en talihsiz gününü yaşıyor. Hükümet eliyle bölünme modelleri arayışına ilk defa tanık oluyoruz. Atatürk'ün mücadelesi sorgulatılmaya çalışılıyor. Bugün nasıl bölüneceğimizi nasıl ayrılacağımızı mı tartışacağız. Maksadınız nedir, bizden istediğiniz nedir?
Bu çatı altında konuşulan konulardan üzüntü duymamak mümkün değildir. Hükümet eliyle Türkiye için bölünme modelleri arayışına girilmesine siyasi tarihimizde ilk defa şahit olunmaktadır. Bugün burada hangi kararları alacağız? Gazilerimizi, şehitlerimizin hatırasını nasıl yaralayacağımızı mı?
Aylardır görüşmek istiyordunuz. İşte burada milletin huzurundayız. Bizden istediğiniz nedir? Bunların hangisine onay vereceğiz?
Bunun hesabını iki cihanda nasıl vereceksiniz? Türk milleti bunu asla kabul etmez. Türkiye bir bütün olur bu oyuna gelmez. Yıkımın muhattaplarına da hak ettiği dersi verir. Hesabını da mutlaka sorar.
Niyet sahiplerini uyarıyorum, MHP'nin 69 vekili ve milyonlarca Türkiye sevdalısı al bayrağımıza göz dikelnlere hak ettiğini verir.
Bugün aziz milletimiz son derece endişeli ve huzursuzdur. Bu açılımın amacı, anlamı ve sonuçlarının iyi değerlendirilmesi gerekir. Burada sınırları anayasa çizer.
Aradan geçen on asır bu tarihe damgasını vurmuş bir milleti ortaya çıkarmıştır. Bu milletin adı Türk Milleti'dir. Bizleri biraraya getiren coşkularımız, anılarımız olmuştur. Her çekilen halay, her doğan çocuk, her tüten ocak, her can veren şehit bizi bir millet yapmıştır. Kız alıp vermiş fetihlere katılmış, vatanı kurtarmış birlikte üzülmüş, sevinmiş ve gülmüştür. Evlatlarımız bu değerler uğruna şehit olmuştur. Bizi bu güne getiren kökenimiz, mezhebizim inancımız ne olursa olsun bizim adımız Türk Milleti'dir. Güçlü olduğumzda boyun eğenler, gücümüz sindiğinde hemen karşımıza çıkmışlardır. Çanakkale Savaşı, Anadoluya sığındığmız bir acı tablo içinde gerçekleşmiştir. Anlamakta ve anlatmakta güçlük çekenlere tekrarlıyorum Burası Türkiye ve bu milletin adı Türk Milleti'dir.
Bunun adı tarihi şark meselesidir ve tarafları bellidir. Bir yanda Türk Milleti diğer yanda 7 düel. Bugün adının değişmiş olması, maskelerinin değişmiş olması tarihi emellerinin değiştiğini göstermez. Adına ne denirse denilsin bunlar şark meselesinin bugünkü uzantısıdır. Yüksek siyaset kaynağını ve duruşunu coğrafyasından alır. Anadolu üzerinde yaşamanın da bir jeopolitiği vardır. Bu kaçınılmaz akibeti değiştirecek bir tek olumlu örneğe tarih henüz şahit olmamıştır. Coğrafyamız tartışılırsa, milletimiz, milletimiz tartışılırsa bağyrağımız, bayrağımız tartışılırsa varlığımız ortadan kalkacaktır. Bunlar benim şahsi fikrim değildir.
Hükümetin yapacağı şey kimlikleri kaşımak tahrip etmek değildir. 1'i tekrar 36'ya bölüp sonra tekrar 1 yapmanın anlamı yoktur. Türkiye'nin zaten bayrağı 1'dir, dili birdir, milleti birdir. Bizden çözüm istiyordunuz işte bizim çözüm önerimiz;
Yurt içindeki ve yurt dışındaki bütün teröristler teslim olmalıdır.
Tamamı Türk Cumhuriyetine hesap vermeli ve adaletin karşısına çıkmalıdır.
Anayasa ülkemin herhangi bir yerinde yükselme hakkını vermektedir.
Allah korusun, devletimiz çöküntüye uğrasa da eğer milletimiz ayakta ise yıkılmamış, dağılmamış ayrılmamış ise kaybettiğimiz bu değerleri yeniden inşa etme şansımız her zaman vardır. Milletin varlığını ve bütünlüğünü koruması ve sürdürmesidir. İçi ve içeriği bilinmeyen demokrasi arayışı için bir lüksümüzün olmayacağını düşünüyoruz. Milletsiz ve devletsiz demokrasi beklentisi gibi sığ arayışların osmanlı devletini nasıl adım adım parçaladıklarını görmek lazımdır. Elbetteki Mustafa Reşit Paşa'nın, Fuat Paşa'nın ve Mithat Paşa'nın katkılarını inkar edemeyiz. Aynı şahısların Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkıma götürenler kişiler arasında olduğunu da unutmamak lazımdır. Temennimiz yanlıştan tez bir şekilde dönülerek Türk Milletinin sonsuza kadar bir ve beraber yaşamasıdır.
Partimiz bu açılım sürecinin başından bu yana duruşunu korumuştur. Biz siyasetimizi birleştirme ve uzlaştırma üzerine inşaa ederken, siz milleti oluşturmuş alt kimlikleri tekerleme halinde sayarken Türk Milleti kavramının ısrarımtaki temel sebep budur. Oysaki millet varlığını korumak, geliştirmek birleştirmek öncelikle hükümet olmak üzere hepimize aittir. Devlet insanların farklılıkları üzerine inşa edilerek örgütlenmiş yapılar değildir. Millet ise farklılıklarını korumak isteyen, farklılıklarını arttırmak isteyen toplum hiç değildir. Elbetteki birarada yaşamanın insanlığın ulaştığı medeni seviyenin de baskı ile yok edilemeyeceği anlaşılmıştır. Hükümetin görevi ayrıştırmak değildir. Farklılıklar sürekli vurgulanarak, birlikte yaşama imkanı nasıl sağlanacaktır? Yıllardan beri AB'nin dayatmaları ile aydınların oluşturduğu işbirlikçi lobilerin baskıları ile bitmek bilmeyen tavizin son sınırı nerede çekilecektir. Adım adım emellerine yaklaşan bölücülüğün duracağı yer neresi olacaktır.
HERKES ANASININ DİLİNİ KONUŞMAKTA SERBESTTİR
Bizlerin bir devlet çatısı altında buluşmamızdan maksat birarada yaşamayı istemiş olmamızdır. Ortak bir coğrafyayı sürdürme arzumuzdan doğan bir uzlaşmadık. Uzlaşmış bu siyasi yapıyı devlet güçlendirmelidir. Bu bütünleşmenin en güçlü vasıtası ortak kültürel hazinemiz ve resmi dilimiz Türkçe'dir. Herkes anasının dilini konuşmasında serbesttir. Ancak resmi dilimizin dışındaki başka bir dilin resmiyet kazanması milletin birlik ve beraberliğine balta vuracaktır. PKK terör öriütünün 25 yılda yapamadığı ayrışmayı hükümet yaptı. MHP buna sonuna kadar karşı çıkmaya devam edecektir.
Birliğimizi korumak isteyen aziz kardeşlerimize baskı kurmak isteyenlere karşı çıkacaktır. Yeni yöntem hile ve hülle arayışı da asla sonuç vermeyecektir. Türkiye'yi yıkıma götüren menfaat çetelerinin bölücü odakların oyununu bozmak ise namus borcumuz ve milli mücadelemiz olacaktır. MHP bu sorumluluğun takipçisi olacaktır. Hesap vakti geldiğinde de bu kişilerin yakasına yapışacaktır. Girdiğiniz yoldan dönmemekte ısrarlı iseniz, sandalye sayınız buna müsaittir. Buyrun bölünme yasalarını çıkartabilirseniz çıkartınız. Bilinmelidir ki tercihini bağımsızlıktan yana kullanan MHP için bu konu bir daha açılmamak üzere kapanmıştır.
Bu vatanın kurucusu adına söz sahibi büyük Türk Milleti ailesidir. Tarih geçmişte olanları kaydettiği gibi bugünü ve bundan sonrasını da kaydedecek ve asla unutmayacaktır. MHP Türkiye'nin geleceğinin ateşe atılmasının bedeli ne olursa olsun önlemeye kararlıdır.