Gündem
  • 5.5.2009 11:16

BAHÇELİ: TÜRK MİLLETİ TERÖRÜ BİTİRECEK GÜCE SAHİPTİR

TERÖRLE MÜCADELE

MHP Genel Başkanı Baçeli : Terörle verilen mücadelede hedefin küçülteceği, PKK'nın tasfiyesi yerine kontrol altında tutulacağı ortam ve şartların hazırlanacağı, terör örgütünün silah bırakması için Türkiye'ye süreç tanıyacağını sıralamıştık. Gelişmeler öngörülerimizi haklı çıkarmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan birparti olarak devletin aldığı ve alacağı tedbirleri ayrıntıları ile bilmemiz doğal olarak mümkün değildir. Görebildiğimiz gerçekler az önce bahsettiğim stratejiler karşısında Irak'ın kuzeyine yuvarlanmış PKK'nın belirginleşmesiyle başlamaktadır. Terör örgütünün dağdan inmesi ve Türkiye'ye teslim edilmeden Irak'ın kuzeyinde gizli veya açık olarak barındırılmasına izin verilmesi. Sözde eylemsizlik veya ateşkes denen bir dönemde Irak'ın kuzeyindeki yuvalarında hala varlıklarını sürdürüyorlar. Bugün Türkiye'nin karşısındaki denklem budur. Bize göre alınan tedbirlerin kalıcı olabilmesi için terör örgütünün ya bir tam imhasıdır yada silahsız bir şekilde teslimiyeti şarttır. Teröristle mücadele ile terörle mücadele arasındaki farkın gözönünde bulundurulması gerekmektedir.

Gelişmeler Türkiye'nin Irak'ta yuvalanmış Iraklı aşiret reisleriyle, Türkiye'nin sözde Kürdistan'ı tanıma gibi kötü bir tercihi kabullenmesi yönünde ilerlemektedir. ABD'nin olmayacağı bir dönemde Türkiye'ye yaklaşmaktan başka bir seçeneği kalmayan Irak'ın terörden kurtulmasından istifade edilememiştir.

Bunca yıldır ortaya çıkan gerçek şudur. Türkiye PKK'yı Irak'tan söküp atmak için yeterli siyasi ve askeri karar alamamıştır. Halen adı konmamış olsa bile aksine gelişmeler vuku bulmuş K.Irak'taki bölge kendini mevcudiyetini kabul ettirmek için PKK'nın varlığını ülkemize karşı kullanmıştır. Mevsim itibariyle eylem yapamayan terör örgütünün önümüzdeki günlerde son bulacağını hepimiz bilmekteyiz. Bundan böyle hergün bir yerde bomba ile şehit haberi ile uyanacağız. Irak'la olan ilişkilerin gidiş istikametini toplumsallaştırma çalışmaları seçeneksizlik içine sıkışmış hükümetin önüne koymuştur. Özellikle mahalli idareler seçimlerinde istediğini alamamış olmaması bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Etnik bölücülük artık terör desteği olmadan da hayatını idame ettirebilecek şekilde hızla ilerlemektedir. Teröre mutlaka son verilmelidir. Teröristin dağdan inmesi adına Türkiye'nin başka pazarların içine çekilmesine asla fırsat verilmemelidir. Türkiye ve Türk Milleti terörü önleyecek güç ve inançtadır.

KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

Hükümette yeni kabineye 9 yeni isim katılmıştır. Dışişleri görevi için 338 içinden liyakatlı ismi bulamamıştır. Elbette yeni giren ismin uzmanlığına saygı duyuyoruz. Tercihine sonuna kadar güvendiğmiz ve saygı duyduğumuz millet tecellisi kendisini sorgulamasına neden olmuştur. Hükümetteki böyle bir arayış bile geçmişten alınacak sonuçlar umarım ki yeni hükümet ve kabinede açlık ve yoksullukla alay etmenin önüne geçecektir. Sorunları bugüne kadar getirenlerin anlayışları aynıyken Türkiye'nin geleceğini karartmaktan başka bir anlam yürütmemektedir. Temennimiz elbetteki sorunların bir an önce çözülmesi ve milletimizin bir an önce huzur ve refaha kavuşmasıdır.

Yanılmayan sağduyusu ile millet idaresi tecelli etmiş ve hükümetin değşiimini sağlamıştır. Başbakan Erdoğan bu hareket ile demokrasi hakkını serbestçe kullanmıştır.

Anayasal hükmün değiştirirelerek görev sürelerinin uzatılması ancak anayasa değişiklik yılı içerisinde olacağını hatırlatmak isteriz. Bugün Türkiye'de hayatın gerçeklerini anlayamayan aziz milletimiz için hiçbir şey yapmayan siyasi bir iktidar partisi hiçbir sorumluluk taşımamaktadır. Elbette sözlerimizden sadece bir muhalefet sorumluluuğu çıkartılmamalıdır. Endişemiz Türkiye'yi on yıl geriye düşüren sorumluluk mertebesinde bulunan siyasi menfaat teşekkülünün onarılmaz yaralar açabilecek bir uygulama içerisinde olmasıdır. Hükümetin 60'ın üzerinde tedbiri yeniden yürürlüğe koyduğunu sanki başka ülkenin başbakanın gibi konuşmakta bir sakınca görmemektedir. Alınan sözde ek tedbirlerle diğer gelişmiş ve gelişmekte olan diğer ülkelere nazaran kişilerde hiçbir değişiklik olmadığını göstermiştir.

KÜRESEL EKONOMİK KRİZ

Önümüzdeki iki sürecin ekonomideki etkisini gözden uzak tutmamak gerekir. Faiz oranlarında görülecek yükselişler ekonomik krizi daha da yükseltebilecektir. Alınan tedbirlerin şuana kadar alınmış etkili birsonuç doğurmaması Türkiye'nin büyüme oranını - 5,1'in altına bile çekecektir. 2009 Mart ayında dış ticaretteki zayıflama devam etmiştir. Sanayi üretimi tam anlamıyla yere çakılmış 2009 Ocak ayında bir önceki yıla göre yüzde 23 küçülmüştür. 2008 yılı Mart ayında üretim değeri ağırlıklı kapasite kullanım oranı yüzde 64 seviyesine inmiştir. 2009 yılının üç ayında gerçekleşen bütçe açığı 20 milyar TL'ye yaklaşmıştır. Krizin yurt içi faaliyet etkilerini azaltmak amacıyla uygulanan faaliyetlerin hızla artışa neden olduğu ve bütçe dengesinin hızla bozulduğu Merkez Bankası tarafından ifade edilmiştir.

Krize karşı uygulanan politikalar arasında uyumsuzluk ve çelişki bulunmaktadır. Kamu sektöründen başlayacak bir uygulamaya özek sektörde ayak uydurmaz ise alınan tedbirin herhangi bir anlamı kalmayacaktır.

Açığın artmasında hem gelir azalmasının hemde harcamalardaki artışın önemli bir yeri bulunmaktadır. Kurulan ticaret ünvanlı işyeri sayısı yüzde 15,3 azalmıştır. Bütün bu göstergeler ekonomideki sorunlar yumağının giderek büyüdüğünü göstermektedir. Başbakan Erdoğan'a şuan için söyleyeceğimiz şudur. Senin için kriz teğet geçmiş olabilir. Milletimizin alın teriyle lükse ulaşan dünün mağdurlarına kriz hiç uğrmamışta olabilir. Senin her seferinde dediğin teğet geçen kriz milletimizin yüreğini delip geçmektedir.

1 MAYIS

Bu bayramı yasadışı gösteriler yaparak saldırgan grupların beklenen sonuca ulaşamamıştır ve önceki yıllara nazaran daha az gerilimli geçmiştir. Güç şartlarda görevini yerine getiren emniyet güçlerimizi saygı ile selamlıyorum.

Güncellenme Tarihi : 14.5.2016 22:22

İLGİLİ HABERLER