Ekonomi
  • 27.5.2004 14:38

BAKAN BABACAN, HURDA ARAÇ İNDİRİMİNİ NEDEN DÜŞÜRDÜKLERİNİ AÇIKLADI...

Babacan, SKY Türk'te katıldığı bir programda, borç stoğu ile ilgili daha önce dolarla şu anda ise katrilyonla yorumlar yapıldığına işaret ederken, kurun 1 milyon 300'lerde olduğu borç stoğu ile bugünkü borç stoğu arasında 22 milyar dolar tutarında bir gerileme olduğuna dikkat çekti. Babacan, şöyle devam etti: ''Şimdi dolar 1 milyon 500. Toplam kamu borç stoğunda 22 milyar dolarlık dolar bazında düşüş var. Türkiye'nin 2001 yılındaki milli geliri 140 küsur milyar dolar, 2003'de 240 milyar dolar. Türkiye artık her yıl 100 milyar daha fazla GSMH üretiyor. Peki borçta dolardan bahsediyorsunuz da GSMH'da niye bahsetmiyorsunuz? Kurun 1 milyon 300 olduğu günlerde dolar cinsinde borcu telaffuz ediyorsunuz da bugün niye katrilyona dönüp rakamlar veriyorsunuz? Olmaz. Açıkçası çok gülünç duruma düşüyorlar, hesap kitap bilmeyen sadece muhalefet yapmak için söylenmiş sözler oluyor bunlar. Biz hiçbir zaman borcumuzu dolar cinsinden, katrilyon cinsinden söylemiyoruz. Zaten bütün dünyada bunun standardı GSMH'ya oranıdır. Dış borcumuzun GSMH'ya oranı yüzde 32'den yüzde 22'ye indi.'' Her ülkenin borcu olduğunu da kaydeden Babacan, borçsuz ülke olmadığını söyledi. ABD'nin bugün dünyanın en büyük kamu borç stoğunu taşıdığını ve 6 trilyon dolar borcu olduğunu anlatan Babacan, bu rakamın GSMH'nın yüzde 60'ını oluşturduğunu söyledi ve şöyle konuştu: ''İkinci en çok borçlu ülke Japonya. GSMH'nın yüzde 130'udur. İtalya, Yunanistan ve Belçika'da yüzde 100'ün üzerinde. Biz ne yapmışız yüzde 91'den yüzde 71'e indirmişiz bu oranı. Hatta diyoruz ki bu oran bile çok, daha da inmeli ki Türkiye'nin borç stoğu kimse için endişe kaynağı olmamalı diyoruz. Yüzde 60'ların altına düşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Borcun dolar olarak, katrilyon olarak ifade edilmesi çok doğru bir yaklaşım değil. Dünya gerçeklerine uygun konuşmamız lazım.'' Babacan, ithalatta hammadde, ara ürünler ve makine teçhizat ithalatında yükselme olduğunu ifade ederek, ihracatın hızlı arttığı dönemlerde bunların olacağını ve gayet doğal olduğunu söyledi. Tüketim ünlerinde artışın çok hızlı olması durumunda dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Babacan, tüketim ürünlerinin ithalattaki payının şu anda yüzde 10'un biraz üzerinde bulunduğunu ve tarihsel gelişimde de bu rakamın hep yüzde 10 civarında gittiğini söyledi. HURDA ARAÇTA ÖTV İNDİRİMİ Bakan Babacan, hurda araçta ötv indirimi ile ilgili soru üzerine de son dönemde cari açık rakamlarının beklentilerin biraz üzerinde çıktığını ancak, kurun yeni değerleri ile bakıldığında ve şimdiye kadar alınan tedbirlerle beraber düşünüldüğünde, yılsonu hedefinden önemli bir sapma beklemediklerini kaydetti. Cari açığın oluşmasının sebeplerinden birinin, bazı ürünlerin tüketimindeki hızlı artış, ithalattaki hızlı artış olduğunu belirten Babacan, hurda araçlarla ilgili olarak bu konuda muamelelerin çok net olmadığı konusunda ciddi duyumlar aldıklarını ve bu nedenle Maliye Bakanlığı ile yaptıkları görüşmelerde, Bakanlar Kurulu'na verilen yetki ile düzenleme yapıldığını anlattı. Babacan, ''ABD Merkez Bankası'nın faiz yükseltmesi ve YÖK Yasası nedeniyle piyasalarda güven çok oynak. Bu noktada bir endişe var mı?'' şeklindeki soru üzerine, Türkiye'de son 2 ayda yaşanan küresel rüzgarların etkilerine rağmen, güven göstergelerinde herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi. Faizlerde bir miktar artış olmasının, borsada gerileme olmasının bütün dünya piyasalarındaki gelişmelere paralel gelişmeler olduğunu ve Türkiye'ye özgü gelişmeler olmadığını kaydeden Babacan, yaşanan YÖK gerginliğinin faiz artışına etkisi konusunda da ''Çok minimaldir. Liste yapsak belki listenin en sonunda çok küçük küsurat etkisi belki o kadar. Artık yapımız eskiye göre çok daha sağlam'' dedi. ''TEDBİRLER HAZIR'' Bakan Babacan, serbest kur rejiminin kendi kendine önemli bir denge unsuru olduğunu ancak, bazı irrasyonel hareketler görüldüğü zaman devreye girmek gerektiğini kaydederken, şöyle konuştu: ''Olabilecek tüm gelişmelere karşı tedbirlerimiz hazır, çekmecede bekliyor. Ancak gerektiği zaman bu tedbirler uygulamaya konuyor. Bunları tamam işe el koyduk, paket açıklıyoruz, işte tedbir paketimiz. Bu havaya sokmak da çok doğru bir şey değil. Gerektiği zaman o da yapılır. Mesela biz Irak Savaşı'ndan önce bunu yaptık. Çünkü belki Türk ekonomisinin son 10 yıldır yaşadığı en büyük dış şoktu Irak Savaşı. Öyle büyük bir şoka karşı tedbir paketimizi açıkladık. Ama şu andaki durum şu anda olağanüstü hal, bir kriz yönetimi, kriz masası falan böyle bir şey yok. Bunu iyi anlamamız gerekiyor. Burada önemli olan rasyonel bir şekilde olaylara bakmak, her türlü muhalif yaklaşımda ya da bazı farklı bakış açılarından kurtulup, ekonominin gerçeklerine uygun ve rasyonel bakış açısı ile olayları değerlendirmek.''

İLGİLİ HABERLER