Bakan Ergün'dan sosyal medya eleştirisi...
Ergün, Hürriyet Gazetesi tarafından bir otelde düzenlenen "Hürriyet Anadolu Buluşmaları" toplantısında yaptığı konuşmada, görevi gereği Anadolu'yu karış karış dolaştığını ve her ilde iş dünyasıyla, üniversitelerle bir araya gelerek sanayinin ve milletin nabzını tuttuğunu söyledi.
Medyanın, Türkiye üzerine kafa yoran, düşünen insanların da bu tür organizasyonlar vesilesiyle Anadolu ile buluşmasını son derece önemsediğini belirten Ergün, "Hem kendilerini yeni süreçte nasıl konumlandırıyorlar bunları anlatmaları açısından hem de Anadolu ne bekliyor, ne düşünüyor bunu algılama açısından son derece önemlidir. Nasıl Türkiye'yi Ankara'dan yönetmek mümkün değilse, Türkiye'yi sadece İstanbul'dan, İstanbul'un belirli semtlerinden bakarak yorumlamak ve anlamak da mümkün değil. Biraz tabana inmek icap ediyor, Anadolu'nun nefesini hissetmek icap ediyor. O nedenle bu organizasyonlar önemli" diye konuştu.
Türkiye'de sosyal medyada dahil olmak üzere medyanın ne kadar önemli bir rol oynadığının birçok sefer görüldüğü ifade eden Ergün, bazen iyi bazen kötü bir rol oynadığını ama medyanın rolünün olmadığı bir dünyada yaşanmadığını vurguladı.
Medyanın mahiyetinin de değiştiğine dikkati çeken Ergün, artık kağıda dokunma zamanının geçtiğini, gün geçtikçe kağıda dokunanların sayısının azaldığını ve cep telefonlarından, bilgisayarlardan bütün yazarların okunup reklamlara ulaşılabildiğini, haberlerin ve görüntülerin takip edilebildiğini aktardı.
Televizyon ve gazetenin aynı anda cepte taşınabildiğini vurgulayan Ergün, şunları kaydetti:
"Medyanın rolü önemli. Tabii bir taraftan kitlenin hassasiyetlerini algılayıp, onu yansıtma rolü var. Ama bazen manüpile edilmekle de karşı karşıya kalıyor. Çünkü bu günkü dünya medyayı da manüpile ediyor ya da medyanın kendisi de manüpilasyon aracı olarak kullanılabiliyor. O nedenle bu hassas çizgilerin çok iyi korunması lazım. Yani bizim işimizde hassas çizgiler var, bunları çok iyi korumamız lazım. Nihayetsiz bilgi önümüzden akıp gidiyor. Telefonumuzdan, bilgisayarımızdan akıyor. Peki bu nihayetsiz bilgiden istifade etmek için bir kural, kaide yok mu? Kuşkusuz var. Bilgiden istifade etmek istiyorsak şöyle bir hassasiyet göstermemiz lazım. Kullanılan bilginin doğruluğuna, tamlığına, temizliğine bakmamız lazım. Aslında son haftalarda yaşanan olaylarda buna pek de bakılmadığını gördük. Buna bakanlarla bakmayanlar aynı davranmadı. Buna bakanlar daha rasyonel davrandı, bakmayanlar rasyonel davranamadılar. Böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldık"
- Muhasebe yapmalıyız
Son olayların siyasetçiler, medya ve tüm vatandaşlar için çok önemli bir muhasebe vesilesi olacağına inandığını anlatan Bakan Ergün, çok ciddi muhasebe yapılması gereken bir durum olduğunu söyledi.
Sıcağı sıcağına tabi ki tartışmaların içinde muhasebe yapmanın kolay olmadığını ama soğukkanlı bir döneme doğru gidildiğine dikkati çeken Ergün, şöyle devam etti:
"Bu soğuk kanlı dönemde herkes daha iyi muhasebe yapabilir. Muhasebe yapılması gereken çok önemli şeyler yaşadık. Bu yaşadıklarımızı 'yaşanmış geçmiş' diyemeyiz. Çıkartılması gereken bir sürü ders var, bunları çıkarmamız lazım. Akla, sükunete, dürüstlüğe, sağduyuya ne kadar ihtiyacımız olduğunu bu vesileyle görmemiz lazım. Bu süreçte aslında çok dostluklar tahrip oldu. Bir sürü kurulan dostluklar zarar gördü, arkadaşlıklar tahrip oldu. Gereksiz yere bir takım komşuluklar tahrip oldu. Rasyonel olmayan davranışlar nedeniyle komşuların birbirini kırdıklarının gördük. Halbu ki siyaset, bugün şöyle olur yarın böyle olur. Ama komşuluk, arkadaşlık öyle değil. Arkadaşlık, komşuluk başka bir hukuk. Siyasetten, her şeyden bağımsız düşünmek lazım bu konudaki hukuku ama bu alanların da yara aldığı, tahrip olduğu bir süreç yaşadık. Bunları yeniden inşa etmek, yara alan komşulukları, dostlukları arkadaşlıkları yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz."
- Yaraların sarılması lazım
Bu süreçte dargınlıkların, kırgınlıkların olmuş olabileceğini ancak bu dargınlığın, kızgınlığın nefrete, kine dönüşmesine de asla izin vermeyeceklerini dile getiren Bakan Ergün, şöyle konuştu:
"Hiç kimse kırıldıysa da, darıldıysa da, gücendiyse de bunu bir kine nefrete dönüştüremez. Derhal yaraların sarılması, arkadaşlıkların, komşulukların, dostlukların belki akrabalıkların yeniden sağlıklı bir şekilde inşa edilmesi lazım. Eğer hepimiz belli ölçülere uygun olarak hareket etmiş olsaydık bunlar yaşanmazdı. Birbirimize hitap ederken de bu böyledir. Yarala, yarala nereye kadar bu böyle gidecek. Birbirimizi yaralayarak nereye gideceğiz. O kadar kaba sözler söyleniyor ki insanın ifade edemeyeceği şeyler. Hem bu mecralarda, hem siyaset dünyasında açık veya kapalı alanlarda. Biz böyle ilerleyemeyiz. Bunlar bizi ilerletmez. Bizim bu işi derhal rasyonelize etmemiz lazım. Herşeyin ölçüsü var. Herşeyi ölçüsünde yapmamız icap ediyor."
Konuşmanın ardından Bakan Ergün, toplantıya katılanların sorularını yanıtladı.
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 14:18