Ekonomi
  • 2.3.2004 12:23

BAKAN ŞENER: TÜRK TELEKOM'UN YÜZDE 51'İ BLOK SATILACAK

4. Telekomünikasyon Arenası'nın ikinci gününün açılışında konuşan Şener, küreselleşmenin itici güçlerinden birinin bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişme ve bu sürecin dünyada yarattığı serbestleşme rüzgarları olduğunu söyledi. Abdüllatif Şener, bu süreçten en çok etkilenen sektörlerin başında mal, hizmet ve finans piyasalarının yanında, bu sürecin tetikleyicisi olan ve altyapısını oluşturan bilişim ve telekomünikasyonun geldiğini belirtti. Başbakan Yardımcısı Şener, doğal bir tekel alanı olarak görülen bu sektörün küreselleşmeye paralel olarak hızla bu yapısal özelliğini kaybetmeye başladığına ve rekabete açıldığına işaret etti. Bu süreçte serbestleştirme, özelleştirme ve son yıllarda iktisadi krizlerin etkisiyle konsolidasyonun ortaya çıktığını anlatan Şener, başta Amerika ve AB ülkeleri olmak üzere küresel eğilimi zamanında gören ülkelerin rekabet açısından önemli üstünlükler sağladığını kaydetti. Dünyada yepyeni bir telekomünikasyon düzeni kurulduğunu, ilişkiler, süreçler, mal ve hizmet sunumları gibi pek çok aktivitenin elektronik ortama taşınarak dijital hale geldiğini belirten Şener, bu doğrultuda, uzun yıllar hakimiyetini koruyan tekelci ve işletmeci devlet anlayışının büyük ölçüde önemini yitirdiğine dikkat çekti. Rekabet ve gelişmenin en önemli itici gücünün bilişim teknolojileri kullanımından geçtiğini vurgulayan Şener, şunları söyledi: ''Artık dünyada gelişmişlik seviyesine ulaşmak ya da bilgi toplumu olmak bilgisayar faks, modem, internet, elektronik para, akıllı kart ve telefon gibi bilişim ve telekomünikasyon teknolojisi araçlarının kullanımı ve dijital teknolojiye ilişkin hukuki altyapının varlığıyla ölçülmektedir. Bu bakımdan Türkiye olarak bilişim teknolojileri treninde mutlaka bizim de yerimizin olması gerekmektedir. Aksi halde treni kaçırmak çok maliyetli olabilir.'' Bilginin üretimi, dağıtımı, kullanımı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin çok ciddi bir telekomünikasyon altyapısını gerektirdiğini belirten Şener, bu nedenle mutlak surette stratejik bir sektör olan telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesinin şart, bu bağlamda AB deneyiminin çok yararlı ve aydınlatıcı olduğunu düşündüğünü kaydetti. TELEKOMÜNİKASYONDA SERBESTLEŞME Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin sahip olduğu ses iletimi ve altyapı tekeli hakkının 2004 yılı başında sona ermesiyle birlikte telekomünikasyon sektörünün serbestleşme sürecinde yeni bir aşamaya girdiğini anlatan Bakan Abdüllatif Şener, şöyle konuştu: ''Mobil telefon internet ve veri iletimi gibi alanlardan sonra sabit telekomünikasyon hizmet pazarı da rekabete açılmış olacaktır. Artık bu sektörde aktör sayısı artacak ve yenilikleri izleyen, bunları tüketicilerine aktarabilenler ayakta kalacaktır. Bu yeni süreçle birlikte sektörde sağlıklı bir rekabet ortamının oluşması imkan dahiline gireceğinden, kaynak kullanımında görülecek etkinlik ve verimlilik artışıyla birlikte sektörün ülkenin iktisadi kalkınmasına katkısı daha da artacaktır. Serbestleşme sonucunda sektör açık, şeffaf ve global piyasalarla uyumlu bir yapıya kavuşacak ve uluslararası rekabet gücümüz artacaktır.'' Abdüllatif Şener, serbestleşme sürecinin telekomüninikasyon sektörünün kendisinde de çok önemli gelişme ve değişimlere yol açacağını, pazarın büyüyeceğini, diğer sektörlerin gelişimine katkı sağlayacağını, özel sektör yatırımlarını özendireceğini, kamunun yatırım yükünü hafifleteceğini, istihdam, rekabet, verimlilik ve etkinlik artışı sağlayacağını söyledi. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin yoğun bir biçimde kullanılmasının dijital ekonomiye geçişi hızlandıracağını, bu sayede e-ticaret, e-devlet ve benzeri alanların gelişeceğini ifade eden Şener, ''Elektronik haberleşmenin omurgasını oluşturan altyapı tekelinin 31 Aralık 2003 tarihi itibariyle sona ermesi nedeniyle sektörde meydana gelecek yeni oluşumlar için çıkarılacak idari düzenlemeler sektörün önünü açmış olacaktır'' dedi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener, bu gelişmelerin hükümetin de önemli ve öncelikli bir hedef olarak belirlediği AB'ye giriş, uluslararası piyasalarla entegrasyon ve uyum konusunda çok olumlu etkilerde bulunacağını söyledi. Bu aşamada, AB'nin telekomünikasyon sektörünü ilgilendiren düzenlemeleri ile uyum konusundaki çalışmaların hızla yürütülmekte olduğunu ve AB'ye uyum için hazırlanan Ulusal Program'da belirtilen düzenlemelerin tamamlanmaya çalışıldığını ifade eden Şener, ''Ne kadar hızla bilgi toplumu ve bilgi temelli ekonomiye geçersek, o kadar ülkemizin AB ve dünya ile entegrasyonu kolaylaşır. Bunun için de telekomünikasyon sektörünün sağlam bir altyapıya sahip olması gerekir'' dedi. Türkiye'de bilgi toplumuna geçiş için E-Dönüşüm Türkiye Projesi'nin başlatıldığını belirten Şener, bu projenin AB'ye katılım taahhütlerinin bir parçası olarak ve özellikle Türkiye'nin küresel alanda alacağı önemli role ilişkin potansiyelini artırmak amacıyla hazırlandığını söyledi. TÜRK TELEKOM ÖZELLEŞTİRMESİ Öte yandan Türk Telekom'un özelleştirilmesine yönelik piyasa talep analizi çalışmalarının tamamlandığını ve Kasım ayında yeni satış stratejini içeren Bakanlar Kurulu kararı alındığını belirten Şener, ''Bu karar uyarınca şirket hisselerinin en az yüzde 51'inin tek seferde blok olarak satılması, blok satış ihalesi için Mayıs sonuna kadar ilana çıkılması ve blok satışı müteakip kalan hisselerin Türk Telekom ihale komisyonunca belirlenecek süreç çerçevesinde halka arz edilmesi kararlaştırılmıştır'' dedi. Hükümet olarak Türkiye gibi sektörün geleceğini de son derece parlak gördüklerini, bu nedenle sektörün serbestleştirilip gelişimine her türlü katkıyı vermeye hazır olduklarını dile getiren Şener, ''Bu bağlamda ülkemizin bilgi çağını yakalaması öncelikli hedefimizdir. Hükümet olarak bilişim ve telekomünikasyon teknolojileri alanındaki alt ve üst yapı noksanlıklarımızı süratle tamamlayıp, sektörü tam manasıyla rekabete açıp, liberalize ederek, ülkemizi AB yanında dijital dünya ile de bütünleştirmeyi hedefliyoruz'' diye konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:44

İLGİLİ HABERLER