Balyoz davasında sanıklardan tişörtlü eylem
Orgeneral Bilgin Balanlı, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski 1. Ordu Komutanları emekli Orgeneraller Çetin Doğan ve Ergin Saygun ile Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Abdullah Can Erenoğlu’nun da aralarında bulunduğu 250’si tutuklu 365 sanıklı ”Balyoz Planı” davasının 91’inci duruşması başladı.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, emekli orgeneraller Çetin Doğan ve Halil İbrahim Fırtına, emekli Oramiral Özden Örnek ile MHP’den milletvekili seçilen emekli Korgeneral Engin Alan’ın da aralarında bulunduğu 180 tutuklu sanık ile tutuksuz yargılanan 6 sanık katıldı.
Emekli Orgeneral Ergin Saygun’un da aralarında bulunduğu 70 tutuklu sanık
ise duruşmaya gelmedi.
”Delillerin değerlendirilmeden, savcının esas hakkındaki görüşünü
açıkladığını ve tanık dinleme taleplerinin kabul edilmediğini” belirterek
mahkemeyi protesto eden sanık avukatları da duruşmaya katılmadı.
Duruşmada, emekli albaylar Dursun Çiçek ve Fikri Karadağ ile hakim Albay
Ahmet Zeki Üçok’ın da aralarında bulunduğu 40 sanığın ise protesto amaçlı
”Adalet bilime karşı, adil yargılanma istiyoruz” yazılı siyah tişörtler
giydikleri görüldü.
Katılan sanıkların yoklamasının yapıldığı sırada Mahkeme Heyeti Başkanı
Ömer Diken, sanıklara bu tişörtlerin ne amaçla giyildiğini sordu. Sanıkların da
mahkemeyi protesto amacıyla bu tişörtleri giydiklerini söylemeleri üzerine Başkan
Diken, bunları giyenlerin tespitini yaptı.
Bu sırada bir sanığın ”Biz de giydik” diye bağırması üzerine Başkan
Diken, ”Buna ukalalık derler. Oradan karışıyorsunuz. Mahkeme tespit yapıyor”
dedi.
Sanıklardan Ahmet Zeki Üçok da mahkeme başkanına yönelik, ”Siz de ukala
diyemezsiniz” şeklinde bağırdı.
-Tişörtlü sanıkların bir kısmı salonu terk etti-
Başkan Diken’in ”Siz de giymişsiniz” dediği Fikri Karadağ’ın, ”Evet
var, ne yaparsan yap” sözleri salonda gülüşmelere neden oldu.
Yine yoklama sırasında sanıkların ayağa kalkmalarını isteyen Diken,
sanıklara ”Mahkeme huzurunda ağaya kalkmaya bile tenezzül etmiyorsunuz” dedi.
Yoklama sırasına, ayağa kalkmak zorunda olmadığını belirten sanıklardan
Mustafa Önsel ise, tişörtünü göstermek için kalktığını söyledi.
Başkan Diken’in, ”Mahkeme huzurundasınız” sözleri üzerine Önsel, ”Biz
ne zaman kalkacağımızı biliriz” şeklinde yanıt verdi.
Diken ise, ”Bugüne kadar size hoşgörülü davrandık. Ayak ayak üstüne
attınız. Kıçınızı dönerek oturdunuz” sözlerine Önsel de, ”Siz de bizi haksız
yere tutukladınız” diye bağırdı.
Bunun üzerine Diken, Önsel’e dışarı çıkmasını söyledi.
Önsel, ”Ben çıkıyorum zaten” diyerek solondan ayrılırken, protesto
amaçlı tişört giyen sanıkların bir kısmı da salonu terk etti.
Duruşmada daha sonra, dosyaya gelen evraklar üye hakim Ali Efendi Peksak
tarafından okundu.
-İstanbul Barosu’ndan avukat talebine yanıt-
Peksak, mahkemenin, avukatları duruşmaya girmediği için 232 tutuklu
sanığa avukat görevlendirilmesi yapılması amacıyla İstanbul Barosu Başkanlığı’na
yazılan yazıya cevap verildiğini kaydetti.
Baro’nun, ilgili yasa hükümlerine yer verdiği yazısında, CMK’da esas
olanın sanığın seçilmiş müdafiyle temsil edilmesi olduğu ifade edilerek, kişinin
kendi seçtiği avukat bulunması, vekalet ilişkisinin devam etmesi durumunda avukat
atanmasının yapılamayacağını belirttiğini anlatan Peksak, vekalet ilişkisi
sonlandırılmamışken müdafi tayininin kanunen mümkün olmadığının bildirildiğini
söyledi.
Hakim Peksak, baronun söz konusu cevap yazısında, mahkemenin, sanıkların
vekalet ilişkisinin devam edip etmediği, istifa durumunun bulunup bulunmadığının
bildirmesini istediğini kaydetti.
Mahkeme Başkanı Diken, daha sonra dosyaya mazeret bildiren avukatların
dilekçelerini okuduğu sırada, bir avukatın, dosyanın kapsamının geniş olduğunu,
esas hakkındaki savunmasını hazırlaması için 3 ay süre istediğini kaydetti.
Diken, ”Bu kadar zamanda dosya okunmadı mı, buradaki maksat nedir? Ne
demek istediğini anlamadım” dedi.
Bir usul hatasının bulunması, mahkemenin yanlışının olması durumunda bunu
çözümleyecek olanın üst mahkeme olduğunu ifade eden Diken, ”Hukuk içindeki
sorunlar yargı yoluyla çözülür. Tişört giymeyle, basın yayın organlarına açıklama
yapmakla bir yere varılamaz. Yargıyı kilitlemek hiç kimseye yarar sağlamaz”
dedi.
Sanıklardan Ahmet Yavuz da söz alarak, mahkemeyi uzatmak gibi hiçbir
taleplerinin olmadığını belirterek, 11 No’lu CD’nin bilirkişiye gönderilmesini
istediklerini söyledi.
Başkan Diken de mahkemenin dosyaya sunulan raporları kabul edip
etmediğine ilişkin bir beyanının olmadığını ifade ederek, sanıkların iddialarını
raporlarla sunduklarını kaydetti.
Bilirkişi ve tanık dinletmek amacıyla duruşmaya katılan avukatlar Kazım
Yiğit Akalalın ve Kemal Yener Saraçoğlu’nun taleplerini dile getirdiği duruşmaya
ara verildi.
Bu arada duruşma başlamadan önce, sanıklar, Ankara’da ofisinde ölü
bulunan tutuksuz sanıklardan emekli Albay Tarık Akça için bir dakikalık saygı
duruşunda bulundular.