Gündem
  • 23.2.2014 16:29

Başbakan CHP'yi Sarıyer'den vurdu

Afyonkarahisar'ın demokrasi mücadelesinde de kahraman bir şehir olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye’yi millet yönetecek dedim. Afyonkarahisar’dan çıkarken biz ne dedik?  Söz, karar, yetki milletindir dedik. Bu ülkenin sahibi millettir. Değerli kardeşlerim bu ülkeyle ilgili kararı veren sadece millettir. Bu ülkeyi siz yöneteceksiniz. Son 12 yılda olduğu gibi. Bu ülkenin rotasını hep siz çizecekseniz. Manşetler değil, paralel örgüt , mafya çete değil. İşte şu an da bir kez daha bu konu tartışılıyor. Yıllardır milleti yok sayanlar ittifak yaptılar. Milletin iradesini gasp etmenin mücadelesini veriyorlar."

Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu'nun CHP'nin Sarıyer seçimlerine girebileceğine dair kararını eleştirerek, "YSK Sarıyer seçimleri ile ilgili bir karar verdi. Bu kararda geç teslim ettikleri halde CHP'nin seçime girmesini kabul etti. Ben burdan YSK'ya sesleniyorum geçen seçimde Uşak'ta farklı partiye yine böyle geç kaldıkları için seçime sokmadın. Şimdi nasıl yapıyorsun? Siz yargının içinden gelen insanlarsınız, adil davranacaksınız. Oradaki koalisyonların da ne olduğunu biliyoruz. Bu seçimlere gölge düşürmeye kimsenin hakkın yok" ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, şu anda Türkiye'de bir kez  daha "Türkiye'yi kim yönetecek" konusunun tartışılmaya başlandığını belirterek, Adnan Menderes'ten başta CHP olmak üzere, medya, seçkinler ve elitlerin çok rahatsız olduğunu anlatarak şöyle devam etti:

"Türkiye’de Gezi olaylarından beri başlayan tartışma budur: Türkiye'yi kim yönetecek? Biz bu emaneti kimseye vermez, iradeyi kimseyle paylaşmayız. Milletin iradesini çalmaya çalışanlara asla göz yummayız.

Merhum Menderes'in milli iradeyi, demokrasiyi egemen kılmasından, kararı millete devretmesinden başta bu CHP olmak üzere, işte bu medya, seçkinler, elitler, çok rahatsız oldular. Bundan 54 yıl önce Merhum Menderes'e ne yaptılarsa, hangi tuzakları kurdularsa, hangi senaryoları yazdılarsa şu anda bize de aynısını yapılıyor. Manşetlere bakın. Bugun atılanlarla 54 yıl önce atılanların aynısı olduğunu görecekseniz. Sokak olaylarına, CHP’nin tavrına bakın aynı. Merhum Menderes’e hangi iftiraları attılar hatırlayın. Örtülü ödenekten dava açtılar. Bize de aynısını yapmaya çalışıyorlar. Benim milletim bunları yutmuyor artık. 6-7 Eylül provakasyon kokan sokak eylemlerine dava açtılar. İstanbul'da yaptığı çok önemli yatırımlardan, açtığı yollardan dolayı dava açtılar. Yargı içinde bazı demokrasi karşıtı oluşumlarla mücadele ettiği için dava açtılar. Çok çirkin iftiralarla Menderes'e maalesef milletin gözünden düşürmek için her türlü iftirayı attılar. Tuttu mu? Tutmadı. Tutmayınca ipe götürdüler. Zalimler hiçbir zaman hatırlanmaz. Zulümleri ile anılırlar. Biz mazlumların, mağdurların sesi olarak yürüyeceğiz.

Manşetlerle, sokak eylemleriyle, küresel projelerimize açtıkları davalarla, iddialarla, iftiralarla bir kez daha aynı tuzağı kurmaya çalışıyorlar. Üçüncü havaalanını yapacağız onu engellemeye çalışıyorlar. Kanal İstanbul'u engellemeye çalışıyorlar. Marmaray'ı engellemeye çalıştılar. Başarabildiler mi? Marmaray'ı söke söke yaptık. Engellemeye çalışanlar acaba hangi yüzle Marmaray'a binip de karşıya geçiyorlar. Sivaslı Nuri Demirağ Boğaz'a ilk köpüyü yapacağı zaman İnönü engel oldu. Ama biz yaptık. Birinci ve ikinci köprünün karşına dikildi, kim? CHP. Şimdi Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ni yapıyoruz, kim karşı çıkıyor? Yine CHP. Denizin altından şimdi ikinci geçidi yapıyoruz. Ona da karşı çıkıyorlar. Allahtan denizin altında da göremiyorlar.Onlar isteseler de istemeseler de biz yapacağız.

Bu kez sert kayaya çarptılar, millete tosladılar. Bu millet çok güçlü şekilde iradesine sahip çıktı. Bu millet sandığa, demokrasiye, hükümetine, siyasete sahip çıktı. Bu aziz millet kimin ne yapmaya çalıştığını, kimin nerede durduruğunu görüyor. Size çok ilginç bir belge açıklayacağım. Tabii önce bunun altyapısını ortaya koymam lazım. Tarih 2013 yılının Mayıs ayı. Bundan 10 ay önce. Türkiye'de tarihi nitelikte gelişmeler yaşanıyor. Bir tek ay içerisinde. Gençler özellikle size söylüyorum. Çünkü 20 yıl önce siz yoktunuz. Sadece Mayıs ayında İstanbul'da 46 milyar dolarlık üçüncü havalimanının ihalesini yaptık. Bizim cebimizden bir kuruş çıkmıyor. 20 yıl burayı çalıştıracaklar. Bunu durdurmak istediler. Hala uğraşıyorlar ama başaramayacaklar. Dünyanın ilk 3 havalimanından biri olacak. Bunu engellemeye çalışıyorlar. Ankara'da Japonya Başbakanı ile görüşme yapıyorum. Nükleer enerji santralini yapacağız, Sinop'ta. Maliyeti 22 milyar dolar. Bu da beyleri rahatsız etti. Ondan sonra ben Japonya'ya gittim. MHP'nin başındaki zat ne diyor biliyor musunuz? Gerçekten acınacak bir hali var. Diyor ki bu Başbakan hiç yere inmiyor, hep havada geziyor. Ama onu da biz kulaklarından tutup indireceğiz diyor. MHP'nin Genel Başkanı, sen zaten uçma özürlüsün. Senin böyle ülkeler arası dolaşman mümkün değil. Çünkü 3,5 yıl başbakan yardımcısı olarak nereye gittin onu söyle. Bu ülkenin başında biz öyle bir ecdadın torunlarıyız ki at üstünde kıtalar arası dolaşıyorlardı. Ama sende böyle birşey yok. Sen laf milliyetçisisin. 3,5 yıl boyunca başbakan yardımcılığı yaptın, ne yaptın onu söyle? Sakarya, Düzce depreminde ne yaptınız? Onların çürüklerini biz topladık. Bizim iktidarımızda Van depremini yaşadık. Bingöl, Simav depremini yaşadık. Oralar artık deprem öncesinden daha güzel hale geldi. Bir yıl deprem bölgelerini farklı hale getirdik.

İşte o Mayıs ayında 2,5 milyar dolar yatırımla Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün temelini attık.Ortasından tren geçecek. İlk defa Türkiye'de bu uygulamayı yapıyoruz. İstanbul Borsası ilk defa 93 binin üzerine çıkıyor. Rahat durmadılar, kıskandılar ve borsa düştü. Ama gene çıkacak.Merkez Banka'sının 27,5 milyar dolar döviz rezervi vardı. MHP'den böyle aldık. Mayıs ayında 136 milyar dolara çıktı. Şu an 130'lara falan düştü. 23,5 milyar dolar IMF'e boş sıfırlandı. Şimdi IMF bizden borç istiyor. Gösterge faizi biz yüzde 63 seviyesinden aldık MHP'den. Mayıs ayında yüzde 4,6'ya düştü. 4 kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin notunu yükseltti. Türkiye'nin umudu çoğaldı. Çözüm sürecinde önemli mesafe kaydettik. Silahlar sustu. Nevruz bütün Türkiye'de çoşkuyla kutlandı. Ölümler, gözyaşları sona erdi. Türkiye'yi zincirlerinden kurtarma noktasına girdik. Rekorlarla dolu Mayıs ayını yaşarken bir el devreye girdi. Ağaç bahanesiyle insanlar sokağa döküldü. Yaktılar, yıktılar. Sokakları ateşe verdiler. Üç milyar fidan ve ağaç diken bir iktidarız. Bu olaylar abartılı bir dille dünyaya servis edilidi. Uluslarası medyanın bazıları dünyada hazmedemedikleri yerleri karıştırmaya çalışırlar.Dün Yozgat mitingindeki çekimi Başbakan'a protesto etmek için toplanan kalabalık diye gösteriyorlar. Bunların cibiliyeti bozuk. Bunlarda dürüstlük yok. Medyayı bunlar böyle kullandı. Bunların bizde de benzer uzantıları var. Sosyal medyada aynen böyle yapıyorlar. Eğer yüreğiniz varsa, mertseniz şu gerçekleri aynen yansıtın. Öyle bir yerlerden kontrolle bunları değiştiremezsiniz

Silahların sustuğu bir ortamda, silahların yeniden devreye alınması. Hakkari ve Van'da böyle saldırılar oldu. Çünkü gelişmeleri görüyorlar. Partilere sesleniyorum, bu tür meşru olmayan yollarla değil, gelin düşüncelerinizle, projelerinizle sandıkta halkı yönlendirin. Biz eser siyaseti yapıyoruz. Diğerleri laf siyaseti yapıyor. Gerginlikten beslenmeye çalışıyorlar. 30 Mart bir başka olacak.

Ankara'da Kayseri'de Samsun'da Erzurum'da Gezi olayları patlak verdiğinde 1 milyon kişiyle İstanbul'da milli irade mitingi yaptık, hevesleri kursaklarında kadlı. Ama doymadılar, 17 Aralık'ta başka bir tuzakla, farklı bir senaryoyla Türkiye'yi karıştırmak için yeniden düğmeye bastılar. Seçilmiş bir hükümeti bir yargı darbesiyle, hukuksuzluk görevden uzaklaştırma yoluna girdiler. Türkiye ekonomisini hedef aldılar. Ama başaramıyorlar. 30 Mart'ta bunlara gereken dersi vermeye var mıyız? Hanım kardeşlerim, gençler durmayacağız. Kapılarınızı bazı ablalar çalabilir. Çalanlara şunu söyleyin: Biz hükümetimizden, devletimizden memnunuz. Biz başörütüslye okula gidemiyorduk ama şimdi gidiyoruz. Partinizi kurun öyle meydana çıkın. Başı açık, başı örtülü  ayrımı yaptılar. Sabrettil, selamete çıktık. Halk Bankası'nı, Ziraat ve Vakıf Bankas'nı hedef aldılar. Bu bankalar MHP'nin koalisyon olduğu zamanda çöküyordu. Görev zararı diyordu. MHP, Ziraat Bankası yüzde 59 faizle çiftçiye kredi veriyordu."

 

Ntvmsnbc

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 07:27

İLGİLİ HABERLER