BAŞBAKAN ERDOĞAN AMERİKA'YI ŞAŞIRTTI!..
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar yardımcısı Matt Bryza, Gürcistan'a insani yardım amaçlı Amerikan gemilerinin gönderilmesi konusunda Türkiye'den resmen talepte bulunulmadığını ancak Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde danışmalarda bulunulduğunu söyledi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı yabancı basın merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili soruları yanıtlayan Bryza, bu meselenin, Türkiye ile ABD ilişkilerinde bir güçlük veya kriz varmış gibi algılanmasının yanlış olacağını da ifade etti. Bryza ayrıca, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu girişimine de değindi ve ''Şaşırdığımı söylemeliyim. Böyle bir girişimin yapılacağı konusunda bana bilgi verilmedi. Türkiye ile Kafkaslar'da ortaklığımız var ve Türkiye ve diğer müttefiklerimizle yakın çalışabileceğimizi farz ettim. Çünkü Türkiye ile Kafkasya ve ötesinde paylaşılan çıkarlarımız var'' dedi.
Matt Bryza, ABD'nin insani yardım gemilerine ilişkin soruları yanıtlarken, ''Biz resmi bir talepte bulunmadık. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne tamamen saygı gösterecek şekilde danışmalarda bulunduk. Elbette Montrö'ye uymaktan başka seçeneğimiz yok. Dış politika ve denizcilik işleri bakımından, ilişkilerimizin bütün bölümlerinde, ister ticari bir gemi olsun, ister NATO operasyonu çerçevesinde bir gemi olsun veya bu kez olduğu gibi insani yardım gemileri veya Amerikan askeri gemileri olsun, herhangi bir Amerikan gemisinin Boğazlar'dan geçişi, Montrö Sözleşmesi ile uyumlu olmak durumunda'' dedi.
Bryza, Montrö Sözleşmesi'nin, ''laik ve demokratik bir ülke olarak 21'inci yüzyılda bölgenin çok olumlu ve parlak ışığı olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin yasal altyapısının temel taşlarından biri olduğunu anladıklarını'' söyledi. Türkiye'nin verdiği cevaptan ABD'nin tatmin olup olmadığı sorusuna karşılık Bryza, konu üzerinde halen çalışıldığına ve insani yardımın Türk sularından geçerek Gürcistan'a ulaştırılmasına gayret edildiğini söyledi.
Türkiye ile ABD arasında bu konuda sıkıntı bulunduğu yönündeki haberlerin hatırlatılması ve gemi tipine ilişkin bir soru üzerine Bryza, ''ortada ciddi bir problem olduğunu düşünmüyorum. Montrö Sözleşmesi'ne saygı duyuyoruz. 15 bin tondan fazla olan askeri araçlar Boğazlar'dan geçemiyor. Bu Montrö Sözleşmesi ve biz de sözleşmeye uyacağız. Ancak Gürcistan'a insani destek sağlamak amacıyla farklı gemi tipleri üzerinde konuşuyoruz. Yani görüşmeler devam ediyor. Ancak hiç bir şekilde size, bu konuda Türk-Amerikan ilişkilerinde bir güçlük veya kriz olduğu izlenimi bırakmak istemiyorum'' dedi.
''RUSYA GERİ DÖNDÜĞÜ ZAMAN HER ŞEY DE NORMALE DÖNECEK''
Toplantı sonrasında, bir gazetecinin, Baku-Tiflis-Ceyhan boru hattının Rusya'nın kontrolüne geçmesi riskine işaret etmesi üzerine Bryza, ''bütün bunların cevabı, Rus güçlerinin bölgeden çekilmesinde. Rus güçleri hemen çekilmeli'' dedi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) 100 gözlemci göndereceğine işaret eden Bryza, bu gözlemcilerin, ek güvenlik düzenlemeleriyle de ilgileneceğini belirtti ve ''Rusya geri döndüğü zaman her şey de normale dönecek'' dedi.
Bryza, Rusya'nın, ''nasıl çabucak Gürcistan'a girdilerse aynı şekilde hızla çıkmaları gerektiğini'' söyledi. Matt Bryza, halen Rusya'nın çekildiğine dair bir işaret bulunmadığına da dikkati çekti. Bryza, ''Bu devirde, 21'inci yüzyılda bu tür davranış kabul edilemez. Rusya'dan ateşkesi uygulamasını, Gürcistan'dan askerlerini çekmesini ve durumu 6 Ağustos öncesine döndürmesini ve insani yardıma izin vermesini talep ediyoruz'' diye konuştu.
Kafkasya'daki gerilimi ilk Gürcistan'ın başlattığı yönünde bir Rus gazetecinin sorusu üzerine Bryza, ''kimin ilk atışı yaptığını belki de hiç bilemeyeceğiz. Ancak bunun konuyla ilgisi yok. Rusya, Güney Osetya'nın çok ötesinde Gürcistan içine ilerledi. Doğu, batı bağlantısını imha etti. Abhazya'nın, Güney Osetya ile hiçbir ilgisi yok. Rusya, olayı çok dramatik ve zalim bir şekilde büyüttü'' dedi.
Rusya'nın, Gürcistan'ın Güney Osetya'da ''soykırım'' yaptığı ve 2 bin kişiyi öldürdüğü yolundaki iddialarının ''tamamen yanlış'' olduğunu söyleyen Bryza, Human Rights Watch verilerine göre 44 kişinin öldüğünü ve bu sayının Ruslar tarafından abartılmasının da şüphe çekici olduğunu ifade etti.