Gündem
  • 20.7.2010 11:58

BAŞBAKAN GRUP TOPLANDISINDA AĞLADI...

Değerli misafirler, değerli Milletvekili arkadaşlarım hanım efendiler bey efendiler sizleri en kalbi muhabbetimle selamlıyor grup toplantımızın ülkemiz ve Millet'imiz için iyi olmasını diliyorum.

Sabah saatlerinde Çukura ilçesi'nde ne yazık ki acı bir haber aldık. Gece iki sularında gene 6 askerimiz şehit oldu. 15 Askerimiz yaralandı. Bir terörist ölü ele geçirildi. Bölgede operasyonlar şuan da devam ediyor. Ben şehitlerimize Allah'tan rahmet ailelerine baş sağlığı diliyorum. Yaralı askerlerimize Allah'tan acil şifalar diliyorum. Tabiî ki hep birlikte vereceğimiz dayanışma ve bu dayanışmamızın sürekliliği çok çok önemli. Akşam'dan akşama böyle bir şey diyorsanız böyle bir sihirli deynek yok. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Tabiî ki yılmadan sürdüreceğiz. Bu konuda en ufak bir geri adım atmak yok. Özellikle kimlerin üstüne ne gibi sorumluluğun düştüğünü biliyoruz. Sadece bir güvelik olayı olarak bakarsak yanılırız. Yıllar yılı böyle bakıldı. Ama bu yönün bir çok boyutu mevcut. Bütün bu alanlarda dayanışmamızı sürdürmemiz lazım. Siyasiler parlamento içi parlamento dışı bu ülkedeki akademisyenler olarak hep birlikte bir dayanışmanın içerisinde eğer Terör örgütünü teröristleri vatandaşlarımızdan ayırabilir onlarla arasına o perdeyi gerebilir koyabilirsen inanıyorum ki işimiz çok rahat olacaktır.

Değerli arkadaşlarım KKTC bugün 20 Temmuz Barış ve Özgürlük bayramını kutluyor. 1974 yılında Gerçekleşen barış harekâtı sonucu huzurlu bir 36 yıl geçirdi. KKTC bayram coşkusunu tüm Kıbrıs Türk kardeşlerimizle birlikte hissettiğimiz buradan ifade etmek istiyorum. Cemil Çiçek burada ülkemizi temsil ediyor. Bizde kutluyor ve KKTC'deki tüm kardeşlerimize en kalbi sevgi saygılarımızı yolluyoruz.

Genel kurul çalışmalarında artık sonuna yaklaşmış durumdayız. Çok yoğun bir çalışma dönemini geride bırakıyoruz. Ülkemiz olarak son derece hayati düzenlemeleri de yasalaştırma için gönül ruhu içerisindeyiz. Tüm mesaimizi genel kurum için harcamadık. Yasama faaliyetlerinde sürekli sıkıntı çıkartan muhalefete de bir mücadele oldu. Genel Kurumu ortamı gererek adeta sinirlerimizi test ederek yavaşlatma için uğraş verdiler. Bizler AK Parti grubu ülkeye hizmet için sorunları çözmek için gayret gösterirken kendi çıkarlarını onlar bizlere dayatma mücadelesi içinde oldular. Biz milletimiz için milletimizin menfaatine yardımcı olmak için onlarda hızımızı kesmeye uğraştılar. Bunların muhalefet anlayışı destek olmayı değil köstek olmayı esas alıyorlar. Milletimizde artık çok rahat görüyorlar. Bunlar hizmet üretmezler. Koalisyon ortağı oldukları zamanda bile hiç bir şey üretmediler iş üretmedikleri gibi iş üretenin ayağına ayak bağı olmakta bunların görevidir. Nitekim bu toplantılar diğer siyasi partiler ile bu ayırt edici özelliği ortaya konulmuştur. Biz ülkemize sevdalıyız biz omuzlarımızda ne büyük ne mübarek bir görev taşıdığımızın içerisindeyiz. Böyle gelmiş böyle gider diyerek hiç et diye süt diye karışmayabilirdik. Başımızı ağrıtmak istemeyebilirdik. Bize dokunmayın dediklerinde yaklaşmayın dediklerinde bu meseleler ile ilgilenmeyin dediklerinde geri adım atabilirdik. Ama o zaman Millet'imizin yüzüne bakamazdık. Anlımız ak hesap veremezdik. Kendiler için gecelerimizi gündüzümüzü kattığımız yoksullara bakamazdık. Amcaların teyzelerin yüzüne bakamazdık. AK Parti kuruluşunda gözlerindeki umut ışığı daha da parlayan öksüzlerin, mahcubiyetimizi gizleyemezdik. Bu ülkenin yerinde saymasına biz karşı çıktık. Büyümeyi ilan ettik. Bu ülkeye bir ufuk çizmeyi bir geniş görüşlülük kurmayı ilan ettik. Kirli senaryolara, mafya'ya, demokrasi mücadelesinin özgürlük mücadelesini tercih ettik. İşte bugün de Millet'in oyuna Millet'in takdirine sunduğumuz bu büyük Türkiye mücadelesinin bir neticesidir.

Ak'a kara demenin vicdanlarını sızlattığını çok iyi görüyoruz. Hayırlı bir işe köstek olmanın ne kadar bunaltıcı bir etki yaptığını görüyoruz. Sırf AK Parti istiyor diye karşı çıkmanın bir tramva oluşturduğunu görüyoruz. Vicdanlarının sesine kulak verdiklerinde dramatik tabloyu tüm milletimizde görüyor ve anlıyor. Yerel kurul sürecinde Anayasa değişikliğine yönelik olarak şuan da kesikli vesileler ile değişikliğe ilişkin tek bir somut gerekçe gösteremiyorlar. Neden bu değişimin karşısında durduklarını millet'e de kendilerine de izah edemiyorlar. İlgisiz alakasız konuları gündeme getirerek Anayasa değişikliği ile ilgili bir şey bulamıyorlar. Bu değişikliğin fakirliğe neredeyse faydası yoktur her şeyi buradan bekliyorlar bu paketten. Sizin işsizliğin çözümüne bu güne kadar söylediğiniz bir proje var mı? Dünya'da dünyanın en gelişmiş ülkesi Amerika'da Japonya'da AB ülkelerinde işsizliğin olduğu bir ülke var mı? Şu kriz süresi içerisinde ABD nerden nereye çıktı AB ülkeleri nereye tırmandı, Türkiye ise şuan nerede... ABD'de 10 puan'a dayandı. Hamdolsun biz 12 puandayız. Gerçek ortada. İspanya 8 idi şuanda 18, Japonya Rusya İrlanda AB ülkeleri hepsinde bu mevcut. Nisan ayı verileri açıklandı Mayıs Haziran Temmuz açıklanacak göreceksiniz bunlar açıklandığında biz %12'nin çok daha altına düşeceğiz ve bunun da müjdesini veriyor görüyor ve inanıyorum. Bunu söylerken de hayali olarak değil bir gerçeği yaşayarak görüyorum. Birçok konuyu hep çarpıttılar ve aldatarak söylediler.

Bu Anayasa değişikliği her şey değildir ama çok önemli bir şeydir. Daha iyi bir demokrasi geleceğe parlak bakacak bir Türkiye için önemlidir. Tarihi bir adımdır. Değişiklik ile AK Parti arasında zorlama yorumlar getirmenin önüne asla geçemiyorlar. Milletimiz bizi anlıyor ve çok iyi anlıyor. CHP'ye MHP'ye BDP’ ye oy vermiş kitlelerde bizim anlıyor. Düzenlemelerin ülke için ne kadar isabetli olduğunu tespit ediyorlar. Miting meydanlarında bunu en güçlü şekilde söylemeye devam edeceğiz. Bu Anayasa değişikliği bir AK Parti projesi değildir. Bir kişinin bir zümrenin bir Parti'nin projesi asla değildir. Bu paket Türkiye'nin topyekûn ihtiyaç duyduğu önemli bir kısmını içeren Millet'imizin önemli olarak istediği olan bir Millet bir Türkiye Bir Kardeşlik projesidir. Benim vatandaşım hangi partiyi tercih etmiş olursa olsun kime sempati duyuyor olursa olsun 12 Eylül'de yapacağı tercih siyasi partiler ile ilgili değil kendi geleceği için ortaya koyacağı bir durumdur. Referandum ileri demokrasilerde kullanılan bir tercih yöntemidir. Muhalefet performansını değil kendi geleceğini Ülke'nin geleceğini oynayacaktır. Referandumu demokratik değil siyasi bir durum görmelerinin aklın yolunu demokrasinin yolunu 'Evet'i tercih edeceklerine ben tüm kalbim ile inanıyorum.

Bu dram olacak. Ama getirmek zorundayım. Değerli arkadaşlarım Nejdet Adalı 19 yaşında bir lise öğrencisiyken cinayet işlediği iddiası ile 1977 yılında tutuklandı. Bende o zaman bir siyasi parti'nin İstanbul gençlik kollarının başkanıydım. Serbest kalacağından o kadar emindi ki arkadaşlarının firar girişimlerine başvurmadı. Nejdet Adalının masum olduğu söylenildi. Ancak Nejdet Adalı 22 yaşında iken 8 Ekim 1980'de asılarak idam edildi. Şair Nevzat Çeliğin Nejdet için yazdığı bu şiir bu zamanız ölümü resmediyor.

12 Eylülcüler kendi ifadeleri ile asılan bir solcu ile denge kurmak için birde sağcı idam etmek istediler. Nejdet Adalıdan sonra Mustafa Pehlivan oğlu darağacına yürüdü. Ailesi infaz'dan 3 gün sonra ziyarete geldiğinde öğrendiler. Mustafa'dan geriye sadece şiirler kaldı. Erdal Eren daha 17 yaşında iken tutuklandı 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Cezaevinde 18 yaşından küçük olmasına rağmen idam edildi. Hüseyin Kara Mahmut oğlu sabah namazı kılarken başına vurulan dipçik ile Mamak ceza evinde gencecik yaşında dünya'ya veda etti. Rahmetli Türkeş'in 12 Eylül sonrasında yaşadıklarından hiç bahsetmiyorum. Ancak şunu aktarmak istiyorum. 1992'de verdiği bir röportaj'da neden güvenoyunu verdiğini açıklıyor: 12 Eylül Anayasasını değiştireceklerine söz verdiler. 12 Eylül Ülkücüler olarak bize büyük haksızlık getirmiştir. Ah Mamak cezaevinin dili olsa da anlatsa. Metris ve Bayrampaşa’nın dili olsa da anlatsa. Buradan Ah Diyarbakır’ın cezaevi olsa da anlattı. Diyarbakır’ın cezaevini dili yok, bazı MHP yöneticileri vicdanlarına kulak vererek konuş tamsa. Tam 30 yıl sonra bu insanız dışı uygulamalar ile gencecik ölümlerle hesaplaşacağız. 17 yaşındaki çocukları yağlı organa taşıyan zihniyetler ile karşı karşıya geleceğiz. İşte Mustafa'ların karşısında geleceği durumdur. Yıllarca 12 Eylül yüzleşemese de biz yüzleşeceğiz. Yıllarca bu sözlere kulak veremeyen MHP hesaplaşamasa da biz hesaplaşacağız. Mahcup olmaya mecburlar bunlar. İşte onun için ben MHP'li kardeşlerimden MHP'ye gönül vermiş vatandaşımdan 'Evet' bekliyorum. İşte onun için ben CHP'nin şuanda içinde olup CHP'ye gönül vermiş kardeşlerimden 'Evet' bekliyorum BDP’ ye gönül vermiş kardeşlerimden 'Evet' bekliyorum. Bir daha bu yaşanmaması için ben 'Evet' bekliyorum. Geçmişi kurtaramasak da çocuklarımızın geleceğini kurtarmalıyız. Daha aydınlık bir gelecek inşa edemeyiz. Bir iradi durum bile yapamaz mıyız?

İşte bu 12 Eylül bu intiba olacaktır. Ülkemin tüm kadınları kendi hakları için bu değişikliğe 'Evet' diyecekler. Onlarla birlikte erkeklerde 'Evet' diyecekler. İlk defa seçim kullanacak çocuklarımız ve gençlerimiz 'Evet' diyecekler. Yaşlılarımız için gazilerimiz için onların avantajlı konumu için 'Evet' diyecekler. Fişleme gibi insanlık dışı hukuk dışı tarihe kavuşması için Milletim tek yürek halinde 'Evet' diyecektir. Uluslararası standartlarda Hukuk sistemi için tüm Milletim gür bir ses ile 'Evet' diyeceklerdir. Tüm memurlarımız onların aileleri toplu iş hakkı için 'Evet' diyecekler, emeklilerimiz bundan yararlanmak için bunlara 'Evet' diyecekler. Grev hakkının genişlemesi için 'Evet' diyecektir. Her insanımız söz sahibi olabilmek için 'Evet' diyecektir. Mantığın ve aklın yolu birdir. Ve o yol 'Evet’tir.

Değerli arkadaşlarım biz bunu en açık şekilde Millet'imize anlatacağız. MHP CHP BDP kendi seçmenlerini 'Hayır'ı izah edemezken biz en samimi şekilde Neden 'Evet' denilmesi gerektiğini anlatacağız. Günlerdir 'Hayır' nidaları atıyorlar. Hangi gerekçe ile paket’e karşı çıktıklarını bilen var mı? 12 Eylül sonrasında idam sehpaları kuruldu. 16 yaşındaki çocuğun yaşı yükseltilip idam edildiler. İnsanın vicdanı sızlamıyor mu? 16 yaşındaki çocuğun idam'a gitmesinde sızlıyor da neden buna 'Hayır' diyorsun? İşte bunlar böyle. Bunlar neden 'Hayır' denilmesi gerektiğini açıklarken 'Evet' demeyi anlatıyorlar. Her cümlede bir dizi yüce divan ile şahsımı tehdit ediyorlar. Bizleri tehdit ediyorlar. Bu yolumuzu biz canımızı koyduk. Biz korkular ile değil idealler ile aşk sevda ile siyaset yapıyoruz. Bu tehditler bizlere hiç bir şey ifade etmiyor. Bizim Anayasa Mahkemesinde ev tutmasına gerek yok. Bizim evimiz Milletimizin gönlünde yer edindik. CHP Genel Başkanı diyor ki, bize Anayasa Mahkemesine yakın'a ev ayarlayacağına, bence o kurduğu Anayasa Mahkemesine kurduğu gecekondu'dan çıksın. 113 kez Anayasa Mahkemesine yer buldu, bu sene 44 kez başvurdu. Bu tutarsızlıktır. Bu milletin iradesini hiçe saymak Millet'in iradesini mahkemeye taşımaktır. Genel kurulda kimlerin koro halinde dayanışma halinde 'Hayır' türküsü söylediklerini anlatacağız.

Barıştan yanaymış gibi yaparak, önlerine set çekiyorlar. Soruyorum, diyorlar ki bu paket'te Kürtlerin lehine olabilecek hiç bir madde yoktur, orada hiç bir etnik unsur geçiyor. Kürt kökenli kardeşlerimin arasında bir lehine olacak her şey var. A'dan Z'ye her şey var. 73 milyonun hepsi için eşit her şey var. Olmayan şey burada yok. Tayyib Erdoğan bundan ne kadar istifade ediyorsa Kürt kökenli vatandaşımda o kadar istifade edecektir. Bunları hiç bir yere çekmenin lüzumu yok. Bu değişiklik gençlerimiz içindir, 73 milyon vatandaşımız içindir. Herkesi buraya omuz vermeye davet ediyoruz. Değerli arkadaşlarım Karar'da Milletindir Söz'de Onundur.

Değerli arkadaşlarım inşallah Cuma günü ile itibarı ile Genel Kurulu çalışmalarımız bitmek üzere. 12 Eylül Referandum gününe kadar Milletimizin yanında çok daha farklı bir durum olacak. Soğukkanlılığını sağduyu'yu yapıcı bir dil ile gönüller kazacağız. Muhalefetin asla tenezzül etmeyeceğiz. Onlar çamur atacaklar onlar iftira atacaklar onlar Türkiye'nin durumu için her şeyi yapacaklar biz Hakkı doğruyu söyleyeceğiz. Anaysa değişikliğini anlatacağız kalp atışını anlatacağız. Ben yaklaşık 36 ilimize giderek onlarla paylaşacağım. Miting dışında kanaat önderleri ile bir araya gelmek Halkım ile gece son saatlere kadar sohbet etmek gayreti içerisinde olacağım. İlk Mitingimizi Cumartesi günü Bingöl'de yapacağız, aynı gün Elazığ günü bu Hafta pazar günü Adıyaman ve Malatya mitingini yapıyoruz. Türkiye en yüksek 'Hayır' oyu vere Bingöl'de 'Evet' kampanyasını başlatıyoruz. Genel Başkan yardımcısı arkadaşlarımız teşkilatımızın tüm mensuplara vatan topraklarına dağılacaktır. Allah yar ve yardımcımız olsun. Yolumuz ve bahtımız açık olsun. Millet için döktüğünüz alın teri için sizden teşekkür ediyor şükranlarımı sunuyor Sağ olun var olun Allah'a emanet olun.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 05:34

İLGİLİ HABERLER