LEFKOŞA - Bugün sabah saat 07.00 uçağıyla İstanbul'a giden Başbakan Talat'a, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Yonca Şenyiğit eşlik etti. Talat, bu akşam adaya dönecek.
Başbakan Talat, bugün Türkiye hükümet yetkilileri ve İstanbul'da bulunan bazı ülkelerin devlet ile hükümet yetkilileriyle biraraya gelecek.
KKTC'yi İKÖ zirvesinde temsil eden Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş da, heyetiyle birlikte İstanbul'da bulunuyor. Talat'ın bugün yapacağı görüşmelerde Denktaş'ın da hazır bulunması bekleniyor.
Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs konusunda son zamanlarda yaşanan süreçle birlikte temel parametrelerde değişiklik olduğunu ve dünyaya bunu anlatma gayretinde olduklarını söyledi. Değişen parametrelere uygun politikalar üretilmesi halinde bu konudaki çabaların etkisini göstereceğini belirten Talat, halkın sabırlı olmasını istedi.
Yeni süreçle birlikte birtakım sıkıntılar yaşadıklarını, zaman zaman yalnızlık duygusuna kapıldığını belirten Talat, hükümetin sayısal azınlık dışında sorun yaşamadığını ve çözüm sürecinde başarılı bir grafik izlediğini vurguladı.
3'lü koalisyon için BDH'ya ''soğuk bakmasının'' sözkonusu olmadığını söyleyen Talat, ''Arayış muhtemel ortaklar arasında olmalı. Bu olmadan hükümetin programı, ilkeleriyle ilgili basında konuşmak doğru değil'' ifadelerini kullandı.
İstanbul'a hareketinden önce açıklamalarda bulunan Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs konusundaki gelişmelerle hükümet sorununa ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.
İstanbul ziyaretinin ardından yoğun bir dış ziyaret programının gündemde olduğunu, ancak tarihlerin kesinleşmediğini söyleyen Talat, önümüzdeki haftalarda İngiltere, Almanya, Fransa ve Brüksel ziyaretlerinin gündemde olduğunu kaydetti.
Annan Planı'yla ilgili süreç ve referandumla birlikte Kıbrıs sorununun parametrelerinin değiştiğini, bunları dünyaya anlatma ve kabul ettirmeye çalıştıklarını söyleyen Talat, Rum tarafının ise hiçbir açılıma izin vermek istemediğine dikkat çekti.
Talat, özetle şunları söyledi:
''Bu artık bir savaştır. Bu ciddi bir süreç ve Kıbrıs sorununun çözümü yeni parametrelerde yatmaktadır. Rum tarafı bütün yaptıklarını geçen yıl AB ile imzaladığı giriş anlaşmasının arkasına saklanarak yapıyor. Rum tarafı bir şekilde eline bir silah geçirdi, bu silahı bize karşı kullanıyor ve biz silahsızız. Eline nasıl geçirdiği ayrı konu ama biz savunmasızız. Bu yepyeni bir durum, dünyanın şaşkına düştüğü bir durum. Bunun için biz bu durumu iyice anlatmalıyız. Biz sadece dünyanın Rum'a o silahı kullanmama baskısıyla ayakta durabiliyoruz''
Kıbrıs sorununun çözümünün bu yeni parametrelerde yattığını, izolasyonların kalkmasının ise çözümü dolaylı olarak ilgilendirdiğini söyleyen Talat, ''İzolasyonların kalkması durumunda, Rum tarafı bir kere daha düşünüp çözüm doğrultusunda adım atmak zorunda kalacak, Rumlar'ı harekete geçirecek'' dedi.
''Kıbrıs sorununun 3-4 yıl uykuya yattığına'' ilişkin görüşlere katılmadığını söyleyen Talat, ''Uykuya yatmaz. Bu sürede değişen parametreler etkisini gösterecek. Fiiliyatta kısa sürede etki göstereceğine kesinlikle inanıyorum. Ancak bu karmaşa dönemidir. Herşey yerli yerine oturana kadar bazen kötü şeyler, bazen iyi şeyler olacak. Bu dönemde marifet, başarılı bir politika güdüp geriye dönüşü imkan dahiline sokmamaktır'' dedi.
''Türk tarafı bu yeteneği ortaya koyabilecek mi?'' sorusuna ise Talat, şu karşılığı verdi:
''Bizim hükümet olarak, Türkiye ile birlikte bu marifeti göstermemiz gerek. Uyumsuz olursak ortaya hiçbir şey çıkmaz. Şu ana kadar çözüm sürecinde bir sıkıntı yaşamadık ama bundan sonraki açılım sürecinden emin değilim. Çünkü daha yaşamadım. Birkaç küçük adımda sorunumuz çıkmadı. Kayıplarla ilgili adım atılması, insan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılması gibi konularda sorun çıkmadı. Ama bunlar yetmiyor. Yeni politik açılımlar yapmamız lazım''
Talat, ''Bu sözlerinizden direngenlikle karşılaştığınız mesajı mı çıkıyor?'' sorusuna karşılık da, ''Henüz bilmiyorum, henüz o noktada değiliz ama mümkündür'' ifadelerini kullandı. Talat, ''Değişen parametreleri farkederek değişik politikalar üretemezsek, çok zorluklarla karşılaşabiliriz ve bu süreç geri dönebilir. Çünkü değişim, yenilik zordur'' diye konuştu.
''Referandumun ardından yaşanan süreçte Kıbrıs'ta ayrılık eğilimleri ağırlık kazanır mı?'' sorusuna karşılık ise Talat, şunları söyledi:
''Şu an Kıbrıs konusuyla ilgili durum net değil. Genel Sekreter planını masadan kaldırmıyor ama masada da tutmuyor. Çözümü Rumlar'a pas etti. Çözümsüzlük uzun sürerse, nereden kaynaklandığına bağlı olarak yakınlaşma veya iki toplumun birbirinden uzaklaşma seçenekleri egemen olabilir. Ama bizim politikamız, adanın yeniden birleştirilmesinden yanadır. Birleşme dışında bir çözüm şekli şu an için yaşayabilir değil. Çünkü AB faktörü var, Kıbrıs'tan tek ses isteniyor. BM kararları da birleşmeden yana. Uluslararası koşullar yeniden birleşmeyi öngörüp zorluyor. Tabii bu ne kadar devam eder bilemiyorum, bu Rumlar'ın tutumuna bağlı. Gelecekte ayrılık eğilimleri ağırlık kazanır mı bilemiyorum''
Başbakan Talat, halkın fiili yaşama dönük beklentilerine dikkat çekilmesi ve ''kredinin tükenmeye başladığına'' ilişkin söylemlerin anımsatılması üzerine, ''Halk günlük yaşama etkisini bekliyor. Bizim ise en önemli hedefimiz değişen koşulları kalıcı hale getirmek ve Kıbrıs sorununun yeni tanımını ona göre yaptırmak. Bu yeni tanımı başarabilirsek, o zaman bunun halka yansrd kullanıyor ve biz silahsızız. Eline nasıl geçirdımaları da olacak. Halk kaçınılmaz olarak sabırsızdır ama bana verdiği krediyi kendine getirilerine bağlamak çok fazla doğru değil. Bizim bunu da anlatmanın yolunu bulmamız lazım'' şeklinde konuştu.
Başbakan Talat, ''Yoğun süreçte, sürekli dış temas trafiğinde kendinizi yalnız hissettiğiniz oluyor mu?'' şeklindeki soruya da, ''Sıkıntılar oluyor. Yalnızlık yaşamıyorum demek de çok doğru olmaz'' yanıtını verdi.
Yeni süreci ve yeni parametreleri ileriye götürecek devlet mekanizmasının oluşmamasından kaynaklanan sıkıntılar yaşadıklarını belirten Talat, ''Yeni dili özümseyerek kullanmak herkes için kolay değil. Lojistik destek bakımından sıkıntılar yaşıyoruz. Devletin kurulu düzenini, mekanizmalarını değiştirip yeni duruma adapte etmede zorlanıyoruz. Yeni anlayışı dünyaya anlatmak için güçlü ekiplere ihiyacımız var. Bunların devlet mekanizması içinde olduğunu söylemem pek doğru değil'' dedi.
Başka bir soruyu yanıtlarken, Cumhurbaşkanı Denktaş ile zaman zaman biraraya geldiğini ve haftalık bilgi verdiğini söyleyen Talat, ''Ziyaretlerdeki demeçleri dışında fazla bir etkinlik göstermiyor, bu da bizi rahatlatıyor. Cumhurbaşkanlığı yapıyor diyebiliriz ama biraz fazla demeç veriyor. Eski görüşlerini tekrarlıyor'' ifadelerini kullandı.
Hükümet sorununa ilişkin soruları da yanıtlayan Başbakan Mehmet Ali Talat, ''3'lü koalisyon için BDH'ya soğuk baktığına'' ilişkin görüşlerin anımsatılması üzerine özetle şunları söyledi:
''Benim böyle bir soğukluğu ifade ettiğim herhangi bir açıklamam sözkonusu değil. Tersine Sayın BDH Başkanı'nın benim kendilerine soğuk olduğuma dair beyanları var ve basın da bunu doğru kabul ederek yorum yapıyor. Böyle birşey sözkonusu değil. Benim BDH veya çözüm yanlısı herhangi bir partiyle soğukluğum olması sözkonusu bile olamaz''
Muhtemel hükümet oluşumlarına ilişkin basında yer alan demeç ve haberlerle ilgili eleştirilerde de bulunan Talat, özetle şunları söyledi:
''Hükümet oluşumu hükümeti oluşturacak partilerin biraraya gelip değerlendirme yapıp birbirlerinin endişe, sıkıntı ve hedeflerini anlamalarıyla, birlikte oluşturacakları bir protokol çerçevesinde yapılır. Ne yazık ki son günlerde hükümet kurma görevi olmadığı halde bazı arkadaşlarımız, böyle bir görevi üstlenmiş gibi, kurulacak olan hükümetin ilkeleri ve politikalarını; programına varıncaya kadar, hangi görevin hangi partide olacağına varıncaya kadar, televizyon televizyon, gazete gazete değerlendiriyor. Hiçkimsenin böyle bir yetkisi olmaması gerekir. Hükümeti kurmakla görevli kişi benim. Ben dahi bunu yapmıyorum. Çünkü ortaklarımın nelere razı olacaklarını bilmiyorum. Bilmeden de kendi hayalimdeki hükümet modelini, ilkelerini ve programını ortaya koymaya yetkili görmüyorum. Muhtemel hükümet ortaklarının, hükümet için öngördüklerini pazarlıklar başlayacağı sıralarda kamuoyunda tartışılır kılmaları, hükümet oluşumuna yardımcı olmaz. Tersine hükümetin oluşumunu zora sokar ve hatta gelecekteki çalışmasında da zorluklar çıkarır. O yüzden hükümetle ilgili çalışmalar, olası hükümet ortakları arasında yapılmalı. Bu konular basında değerlendirilip tartışılmamalı''
CTP-DP koalisyon hükümetinin tüm zorluklara rağmen Kıbrıs sorununu çözüm aşamasına getirdiğini ve süreci referanduma kadar taşıdığını belirten Başbakan Talat, ''Sadece referandum döneminde hükümet ortakları arasında bir ayrılık ortaya çıktı. Bunun dışında hükümet başarılı ve barışçı bir performans ortaya koydu'' diye konuştu.
Talat, hükümet sorununun başarısızlıktan değil, Meclis'teki sayı sorunundan ortaya çıktığını ve bu nedenle yeni bir arayışın gündeme geldiğini ekledi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:24