'Başbakan'ın ayarı bozulunca siyasetin ayarıda bozuluyor'
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Ergenekon davasında "Deniz" kod adlı gizli tanığın PKK itirafçısı Şemdin Sakık'ın çıkmasına sert tepki göstererek, Türkiye'de yargı tiyatrosunun yaşandığını söyledi. Koç, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nde iki yıl Genelkurmay Başkanlığı yapar kişi terör örgütü başı olarak sanık, eli kanlı terör örgütünün temsilcisi tanık" dedi.
ABD’de yapılan başkanlık seçimlerinin sadece Amerikan halkını değil tüm dünyayı ilgilendiren seçimler olduğunu belirten Koç, bu seçimlerin ABD’nin şimdiye kadar izlediği çeşitli politikaların yeniden değerlendirilmesi için bir vesile teşkil etmesini dilediklerini ifade etti. Koç, “Türkiye açışından bakıldığında genel olarak ülkemize yönelik terörün sona erdirilmesine, dışarıdan çözüm önermek yerine Türkiye’nin kendi iradesiyle oluşturacağı çözüm önerilerine bu yeni politikanın saygı göstermesini bekliyoruz. Suriye konusunda ABD’nin izleyeceği politika, Türkiye’nin oradaki çatışmalara sürüklenmemesine yol açmalıdır. Bunu da özenle beklediğimizi ifade ediyoruz. Yine bölgede İran ile İsrail arasındaki gerginliğin Türkiye’yi de içine alacak bölgesel çatışmaya yol açmaması için ABD’nin diplomasiye öncelik verecek bir yol izleyeceğini ümit ediyoruz” diye konuştu.
ABD’nin bu yeni dönemde Ortadoğu ekseninden daha çok Uzakdoğu eksenine dönük dış politika ağırlığı geliştireceğini tahmin ettiklerini belirten Koç, Türkiye eksenin de ABD’nin Türkiye-AB ilişkilerinin şimdilik buzdolabına konmasını ve Türkiye’nin Ortadoğu’ya öncelik vermesi söylemlerine vazgeçmesini beklediklerini kaydetti. Türkiye’nin iç politikasına doğrudan veya dolaylı bir biçimde etki yapabilecek davranıştan ve söylemlerden kaçınılacağını beklediklerini vurgulayan Koç, Türkiye’nin demokrasinin gelişmesi yolundaki çabalara saygı gösterileceğini beklediklerini söyledi.
“BAŞBAKANIN AĞZININ AYARI BOZULUNCA SİYASETİN AYARIDA BOZULUYOR”
Türk siyasi hayatının geçen hafta yapılan açıklamalarla ve grup konuşmalarında yapılan açıklamalardaki söylemlerle ‘orta iklimde giderken birden bire şiddetlendiğini’ belirten Koç, hükümetin ipin uçunu ve ağzının ayarını kaçırdığını ileri sürdü. “Kendini ve küfürlerini kontrol edemiyor” diyen Koç, konuşmasına şöyle devam etti:
“Başbakanın ağzının ayarı bozulunca siyasetin ayarı da, üslubu da doğal olarak bozuluyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı önüne gelen herkese küfür etmeye başlayan bir Başbakan kimliği sergiliyor. Küfür bu dönemde eleştirme yöntemi oldu. Eleştiri yöntemi oldu. Başbakanın bu bozuk ağzına da muhatapları anlayacağı dilden cevap verince kıyamet kopuyor. Bu olanlar, bir korkunun telaşın bir ürkekliğin sonucu, kaybetmenin endişesi sürüklenişin endişesi, bütün bu gerçekler ışığında siyasi sonunda kaçınılmaz olduğu ortadır.”
“SAYIN BAŞBAKAN KİM, ULUSALCILIK KİM”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısında yaptığı konuşmada çok ağır ifadeler kullandığını belirten Koç, Başbakan Erdoğan’ın konuşmasında ‘çakma ulusalcı’ dediğini hatırlatarak, “Sayın Başbakan kim, ulusalcılık kim… Sayın Başbakan kim, bu ülkenin ulusal çıkarlarını koruyan, savunan siyasetçiler kim… Bunlar açık açık bu milletin gözü önünde yer alıyor. Sayın Başbakan kendisi bir ara çakma milliyetçiliğe soyundu. Perde arkasında ayrı, perde önünde çakma milliyetçi bir Başbakan. Bizden aşırdığı sözü bize karşı kullanıyor. Hiç yeltenme, kabinedeki bakanların gibi sende siyasi intihal yapıyorsun. CHP içerisinde çakma ulusalcı yok. Ama, sen Türkiye’nin görüp gördüğü en büyük çakma milliyetçisisin. Sen değil misin Habur’da teröristleri törenle karşılatan. Sen değil misin Terör örgütüne canilik suçlaması yaparken yıllardan bunların sırtını sıvazlayan. Sen değil misin çok şikayet ediyorsun o katliamları yapan, okullara bomba adan o insanları Oslo’da devletin resmi görevlilerinin karşısına muhatap olarak çıkartan. Sen misin değil misin? Cevap ver” diye konuştu.
“KESİN’İN ŞOFÖRÜNÜN EVİNİN ÖNÜNDEKİ ESRARENGİZ ARAÇLAR”
29 Ekim’de Ulus’ta yapılan ‘Alternatif 29 Ekim’ kutlamalarında yaşanan olaylarda CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin’in kravatına sarılarak engelleyen fotoğrafların basında yer aldığını hatırlatan Koç, yapılan saldırıya Keskin’in yanında bulunan kişilerin engellemeye çalıştığını ifade etti. Yaşanan arbede sırasında bir polis memurunun yüzünde bir zedelenme olduğunu söyleyen Koç, “Burada suçlanan Yurdal Gültekin’in kişinin evinin önünde olanlara dikkat çekmek istiyorum. Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne kayıtlı bazı araba plakaları vereceğim. 06 BM 4809 ve 06 LJA 44 plakalı araçlar Yurdal Gültekin’in evinin önünde akşam hava karardığında eski ajan filmlerindeki gibi, demir perde ülkelerin muhaliflerin takip edilmesi gibi karanlık tipli bir takım adamlar evinin önünde gözlemcilik yapıyorlar. Tacizde bulunuyorlar. Grup Başkanvekili Muharrem İnce oraya gidiyor ve bir araba kaçıyor. Diğeri takipten yorgun herhalde direksiyon başında uyuklamış. Sen ne yapıyorsun burada değince, oda toparlanıyor ve uzaklaşıyor. Daha sonra bir başka araba geliyor. 06 GD 958 lacivert Toyota marka bir araç” dedi.
Olayın 9 gün önce gerçekleştiğini ve savcılıktan çağrı bulunmadığını, takibat olmadığını dile getiren Koç, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu resmi arabaların orada bu taciz noktasında ne işi var. Nerede yaşıyoruz biz. Ankara’nın ortasında güpegündüz… O zaman Ankara Valisi, talimatla görev yapan Ankara Valisi, Ankara Emniyet Müdürü utanmıyor musunuz? Türkiye’yi bir polis devleti haline getirmeye, bu fotoğrafları toplumun önünde yaşatmaya sizler utanmıyor musunuz? İçişleri Bakanı, takla atan, takla attıran bakan… Sen utanmıyor musun? Emrindeki kişilerin Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinde resmi bir takibat olmadan bir yurttaşın evinin önünde bu şekilde tacizde bulunmasına nasıl göz yumabiliyorsun.”
“TÜRKİYE’DE YARGI TİYATROSU YAŞANIYOR”
Türkiye’de bir yargı tiyatrosunun yaşandığını ileri süren Koç, PKK’nın tanık görev aldığı bir yargı tiyatrosu yaşandığını söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 2 yıl Genelkurmay Başkanlığı yapan kişinin terör örgütü başı olarak sanık olduğunu, eli kanlı terör örgütünün temsilcilerinin tanık olduğunu belirten Koç, “Geldiğimiz manzaraya bakın. Artık bu Silivri tezgahının iç yüzünü gözler önüne sermesi bakımından ibret verici bir manzara. Orada TSK’de şerefle görev yapmış başta eski Genelkurmay Başkanı olmak üzere onurlu, şerefli bir çok insanın her biri sanık, tanıklar ortada. Öteki gizli tanıklar kim ben merak ediyorum. Hangi tecavüzcü, hangi sapık. Hangi terör örgütü yandaşı içinde biraz yurt sevgisi olan kardeşimiz ne oluyor kardeşim nereye gidiyoruz diyen her yurttaşın artık bunu çok ciddi bir şekilde görmesi gerekir. Bu Silivri yargılamalarında sıkça kullanılan gizli tanılar hakkında bu tür yeni bilgiler çıktıkça bu müessesenin yanlışlığı da ortaya çıkıyor” diye konuştu.
İHA