Gündem
  • 16.6.2009 11:59

BAŞBAKAN'IN SİYASİ AHLAK ZAAFİYETİ VAR

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli Meclis Grup Toplantısı'nda konuşma yaptı.
Bahçeli: " Eleştirilmesi gereken Milli Eğitim sistemimizdir. Geçtiğmiz yıl ÖSS olduğu gün 6 yıl hükümet olduğunu unutan Başbakan Erdoğan sistemden şikayetçi olmuştu. Bizde meclis olarak sorunu çözmeye bu kürsüden dile getirmiştik. Sayın Başbakan'ın beyanaatının da günü kurtarmak için olduğu ve hiçbir adım atmadığı ortaya çıkmıştır.

Yetişmiş genç nüfusu üniversite kapısına kadar getiren yaygınlığı arttırmasına bağlıdır. Münferit başarılar haricinde üniversitelere 12 yıl boyunca öğrenci yetiştiren Milli Eğitim yeniden gözden geçirilmelidir.

Hortumları kestik diyerek, bundan 7 yıl önce temiz ve namuslu yönetim sözü veren AK Parti yolsuzlukların odağı haline gelmiştir. Son zamanlarda yaşanan gelişmeler. Almanyadaki soydaşlarımızın zekat soygunculuğu Almanya tarafından belgelenmiştir. Kul hakkı yemekten asla utanmayan şahıs ve çetelerin varlığı bu yolla ortaya çıkmıştır. Almanya'nın en büyük dolandırıcılığı olarak görünmüş ve yargılananların bir kısmı suçlu olarak cezalandırılmıştır. Bunların bir bölümünün Türkiye'de bulunduğu Alman mahkemesi tarafından beyan edilmiştir. Bu durumda sorumlu bir siyasal iktidarın yapması gereken Türkiye'deki ayağınında ortaya çıkması için adaleti harekete geçirmek ve konuyu takip etmektir. Doğru ve doğal olanı budur. Dava konusu olan şahısların bir kısmının iktidar partisinin desteğiyle kamu kurumlarında kadro buldukları ve hatta bazılarının kız alıp verme tecelli ile aile yakınlaşması görülmektedir.

Hakkında çok ciddi iddialar bulunan ve bu nedenle mahkeme tarafından mal varlığına el konulan bu temiz arkadaşı için başbakanın bu tavrı bizi şaşırtmamıştır. AK Parti bünyesinde bulunan sağduyu sahibi insanların başbakana itidal yolunu göstermemeleri başbakanın sinirlenmesini sağlayan en büyük talihsizliktir.

BAŞBAKAN'IN SİYASİ AHLAK ZAAFİYETİ VAR

Bildiğniz gibi sayın Başbakan yolsuzlukların üzerine nasıl gittiğini defalarca anlatmıştır. Biz MHP olarak bütün yasadışı oluşumların, çetelerin, hırsızın, arsızın sahtekarın üzerine kararlılıkla gidilmesinden sadece memnun olur ve alkışlarız.

Bu olay kapatılmak istenirse Durmak yok yola devam denilerek yandaşlarla birlikte yürüdükleri yolsuzluk yolunda utanç belgesi olarak sürekli karşılarına çıkacaktır. Yolsuzlukları önlemenin yolu üste çıkmaktan geçmemektedir. Yolsuzluk suçlamaları partisinin yöneticilerine kadar ulaşan Başbakanın yapması gereken hukukun süratle işleyeceği yolunda kaumouyna güvence vermektir, RTÜK Başkanının bu dava sonuçlanıncaya kadar görevinden uzaklaştırılmasıdır.

AK da desek AK Parti'de desek yüzünüz hep kara kalacak ve hep böyle anılacaksınız. Türkiye'nin çıkarlarını şahsi hesaplara kurban eden bu anlayışın devletin her alanındaki tahribatı giderek yaygınlaşmaktadır.

Başbakan sinsi niyetlerini örtmeye çalışmıştır. 57. Hükümet döneminde İsrail ile gizli anlaşmalar yaptığımızı ve gizli ibaresi olduğu için paylaşamadığını söylemektedir. Bizim dönemimizde böyle bir anlaşma yapılmadığını buradan belirtmek ve kendisini dürüst olmaya davet ederim.

Başbakan Erdoğan iddia ettiği böyle bir anlaşma varsa bunu açıklaması veya özür dilemek başbakan için kaçamayacağı bir sorundur.

AB RUM KESİMİ İÇİN YAPTIĞI DAYATMALARA HIZ VERDİ

Seçim sonuçları Türkiye'nin katılımını istemeyen partilerin kazanımıyla sonuçlanmıştır. Avrupa Parlamentosunun en yoğun olarak karşımıza çıktığı Türkiye hakkında hazırlanan raporlarda dışa vurduğu görülmektedir. AP'nin istişari bir organ olduğu, Türkiye'nin üyelik döneminde rolü olmadığı maksatlı ve yanıltıcıdır AP'nin gücü çok etkilidir. AP seçimlerinden Türkiye karşıtlarının güçlenerek çıkmalarının Türkiye için bir önem taşımadığı söylenemeyecektir. AP yeni siyasi tablosuyla bundan Türkiye karşıtlığı olarak bu denklemdeki yerini almıştır.

HEYBELİADA RUHBAN OKULU

Türk limanlarının rumlara açılması mümkün olamazsa Heybeli Ada'da ruhban okulunun açılması tartışmalara açılmıştır. AB ile müzakereden sorumlu Devlet Bakanının bu konudaki beyanları müzakerelerin kesilmesini önlemek için tavizler verdiği izlenimini vermiştir. Başbakan Erdoğan'ınn 11 Haziran günü verdiği bir mülakatta Ruhban Okulu'nun yeniden eğitime başlaması çok önemli olmadığını belirtmesi üzerinde dikkatleri toplayan sözler olmuştur.

Başbakanın sözleri AB'den sorumlu Bakanın okulu AB istediği için değil insan hakları açısından ele alındığnda AK Parti'nin AB'nin dayatmasını yapmaya hazır oludğunu göstermektedir. Sanal müzakere sürecinde Türkiye'nin tam üyeliği nihai hedef olmaktan çıkartılmış böyle bir zeminde hazırlanmıştır. AB bu iyi niyetler ortadayken AK Parti'nin şantaj dönemini kabul etmiş olması Türk milleti için tam bir talihsizlik ve utanç sayfasıdır. 2009'da Erivan için siyasi çözüm açılımlarından sonra AB'yi uygun bir kılıfla liman ve papaz okulu açmayı söylemesi kimse için şaşırtıcı olmaaycaktır.

GÖRÜŞMEDEKİ SIR PERDESİ KALDIRILMALI

Dolmabahçe'de iki yetkili arasında mahrem bir görüşme yapıldıysa bunun devlet sırrı açısından kamuoyuna açıklanmaması gayet normaldir. Başbakan'ın bunu açıklayabileceğini söylemesi devlet sırrı kapsamına girmediğni göstermektedir. Bu durumda görüşmenin içeriğinin açıklanmaması bu spekülasyonları arttıracak ve herkes kendince birşeyler söyleyecektir. Görüşmenin iki tarafını şaibe altında kalmaktan kurtarmak adına sır perdesinin kaldırılması gerekmektedir.

Soruşturmanın sonuçlarını beklemek ve sorunluluların adalet önünde hesap vermelerini beklemekten başka yapacak ve söyleyeceğimiz yoktur. Belgenin yanlış çıkması durumuda, TSK karşı odakların neyi amaçladığı çıkarılmalı.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 16:52

İLGİLİ HABERLER