Ekonomi
  • 21.12.2021 19:45

Başkan Erdoğan: Küresel sistemi yönetenlerin en güçlü silahları kültür araçlarıdır

Başkan Erdoğan: Küresel sistemi yönetenlerin en güçlü silahları kültür araçlarıdır

Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Günümüzde küresel sistemi yönetenlerin en güçlü silahları kültür araçlarıdır. Yumuşak güç olarak tarif ettiğimiz bu araçlar çok daha etkilidir." dedi.

Erdoğan'dan flaş açıklamalar: Ne yalanlarla iftiralarla boğuşuyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'ne katılarak konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni konuşmasında kültür sanatın önemine vurgu yaparak "2023 hedeflerimiz, maddi kalkınma unsurlarımız üzerineydi. 2053 vizyonumuzun ana taşıyıcısı ise eğitim ve kültür olacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ödül törenindeki konuşmasına Teoman Duralı'yı anarak başladı. Erdoğan'ın sözlerinden satır başları:

-Bugün ödül vereceğimiz isimler arasında Teoman Duralı hocamız da bulunuyordu. Maalesef kendisini iki hafta önce kaybettik. Hocamız ülkemizin yetiştirdiği en önemli ilim adamları arasında yer alıyordu.  Zonguldak Filyos bölgesinde, şu an gerçekleştirdiğimiz kavşak-tünel düzenlemesinin olduğu bölgeye de ismini vermek suretiyle yaşatacağız.

-İdil Biret henüz 2 yaşında kabiliyetini ortaya koymuş bir sanatçıdır. İdil hanımın eğitiminden icrasına kadar müzik hayatı hayranlık verici başarılarla doludur. Kendisini bir kez daha tebrik ediyoruz.

-Gürbüz Azak, çocukluğumdan beri kendisini izlediğim bir gazeteci, yazar, çizer. Denizli'de başlattığı çalışmaları İstanbul'da sürdürmüştür. Kendisinin "Bize hep 2 kere 2'nin kaç ettiğini öğrettiler, çiçeği sevdiren çıkmadı" sözünü eğitim sistemimize yapılan en esaslı tenkitlerden görüyoruz. Kendisini tebrik ediyoruz.

-Ülkemizde sahaflık yaygın bir meslektir ama en önemli sahaf İstanbul'dadır. Bu işe emek veren en önemli isim İbrahim Manav'dır. Sahaflık deyince de Beyaz Saray Kitapçılar Çarşısı'ndaki İsmail Abi'yi anmadan geçemeyeceğim.

Vefa ödülü Kemal Tahir'in

-Bu yılki vefa ödülümüzü Kemal Tahir'e veriyoruz. Kendisi hakikati arama konusundaki merakı, gayreti ve azmiyle pek çok aydınımıza ilham olmuştur. Türkiye'nin ruhunu arayan adam denilecek nitelikte çalışmalarla damga vurmuştur.

Ruhu esir bir insanın bedeni özgür olamaz

-Ruhu esir bir insanın bedeni özgür olamaz. Kültür ve sanatta yapacağımız atılımla ruhumuzu esaretten kurtaracağız ki bedenimizi özgür kılacağız.

-Teknoloji ile ne kadar ilerlerse ilerlesin insanın sanat üzerinden ifade ettiği nezaketi rikkati aşamayacağına inanıyorum

-Bundan sonra kültür sanat ve eğitim alanlarına yoğunlaşmamız gerekiyor. Fiziki mekanları inşa imar ve ihya ettiğimiz gibi bunların içlerini de doldurmamız gerekiyor.

-Atatürk Kültür Merkezi'ni de tamamladık. Teröristlerin brandalarını asmışlardı biz onları indirdik ve layık olduğu yerlere gönderdi. Biz ne yalanlarla ne iftiralarla boğuştuğumuzu biliyoruz. Dünya çapında bir kültür merkezine kavuştuk. Geçmişte bizim televizyon kanallarımız yabancı dizilerin işgali altındaydı. Şimdi kendi tarihimizi anlatan dizilerimiz ihraç ediliyor. Dünyada ABD'den sonra ikinci dizi ihraç eden ülke olduk.

Ödül alan isimler

Bilim Kültür: Teoman Duralı
Müzik: İdil Biret
Görsel Sanatlar: Alev Ebuziyya
Sinema: Cüneyt Arkın
Edebiyat: Gürbüz Azak
Kaligrafi: Ethem Çalışkan
Sahaflık: İbrahim Manav
Vefa Ödülü: Kemal Tahir

Erdoğan: Teoman Duralı'nın ismini yaşatacağız

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Teoman Duralı hocamız yerli ve milli duruşuyla, ülkemizin yetiştirdiği en önemli fikir adamları arasında yer alıyordu. Zonguldak Filyos bölgesinde, şu an gerçekleştirdiğimiz kavşak-tünel düzenlemesinin olduğu bölgeye de ismini vermek suretiyle yaşatacağız' dedi

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, ödüllerin hayırlara vesile olmasını dileyerek, ödüllerini takdim edecekleri ilim, kültür ve sanat erbabını tebrik etti.

Ödül verilecek ilim ve kültür insanları arasında iki hafta önce ebediyeti uğurladıkları Teoman Duralı'nın da bulunduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bizim medeniyetimizde 'Alimin ölümü, alemin ölümü gibidir' gerçeği var. Hocamız yerli ve milli duruşuyla, ilim, irfan, hikmet ile harmanladığı üslubuyla ülkemizin son dönemde yetiştirdiği en önemli fikir adamları arasında yer alıyordu. Siyaset felsefesinden düşünce tarihine, genetikten biyolojiye kadar geniş bir ilgi alanı olan merhum Teoman Hoca dünyanın dört bir yanını gezerek elde ettiği birikimle çağımızı yorumlayan eserlere imza atmıştır. Hayatı öğrenme aşkıyla geçen, inancımız, devletimiz ve dilimiz konusundaki hassasiyetini yakinen bildiğimiz hocamızı bir kez daha rahmetle yad ediyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah hocamızı, Zonguldak Filyos bölgesinde şu anda gerçekleştirdiğimiz muhteşem kavşak düzenlemesi, tüneller, onların olduğu bölgeye de bilim sanatın dışında oraya da ismini vermek suretiyle yaşatacağız." diye konuştu.

Müzik alanında ödül verecekleri İdil Biret'in henüz iki yaşında kabiliyetini ortaya koymuş bir sanatçı olduğunu belirten Erdoğan, "Kendisi neredeyse 80 yıllık hayatıyla özdeş olan müzik kariyerini yurt içinde ve yurt dışında verdiği sayısız konserle taçlandırmıştır. İdil Hanım'ın eğitiminden icrasına kadar müzik hayatının her bir safhası hayranlık verici başarılarla doludur. Dünyanın en iyi piyano sanatçısı kabul edilen İdil Biret aldığı ödüllerle bu unvanı ziyadesiyle hak ettiğini göstermiştir. Kendisini bir kez daha tebrik ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güzel sanatlar alanında ödül verecekleri Alev Ebuzziya'nın seramik sanatının en önemli temsilcileri arasında olduğuna işaret ederek, "Ömrünün yarısını verdiği seramik sanatında ortaya çıkardığı eserleri, dünyanın dört bir yanındaki seçkin koleksiyonların en nadide parçalarını oluşturmaktadır. Yurt içinde ve yurt dışında açtığı sergileriyle, ödülleriyle ismini sanat tarihine yazdıran Alev Hanım'ı tebrik ediyoruz." dedi.

"Cüneyt Arkın'ı anlatmaya gerek var mı bilmiyorum." ifadesini kullanan Erdoğan, "Hepimizin çocukluğunun, gençliğinin, yetişkinliğinin ve yaşlılığının kahramanı bu sanatçımızın Türk sinemasının bugünlere ulaşmasında çok büyük katkısı vardır. Bizim gençliğimizin kahramanı Cüneyt Arkın'ın sinema ve dizi sektörümüze verdiği katkıyı hala sürdürmesi ayrıca takdire şayandır. Özellikle tarihi filmlerdeki başarısını asla unutmayacağımız Cüneyt Arkın'ı da tebrik ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Kaligrafinin binlerce yıldır fırça ve mürekkeple ortaya konan bir sanat olarak tarihte özel bir yere sahip olduğunu belirten Erdoğan, "'Kur'an-ı Kerim Mekke'de nazil oldu, Mısır'da okundu, İstanbul'da yazıldı.' sözü, ecdadımızın kaligrafi sanatını inancıyla birleştirerek inşa ettiği bir medeniyet değerinin ifadesidir. Hattatlarımız hünerlerinin tüm inceliklerini Kur'an-ı Kerim nüshaları üzerinde göstermişlerdir." şeklinde konuştu.

Hayatın her alanında kaligrafi sanatının ürünleriyle karşılaşmanın mümkün olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Etem Çalışkan, 70 yıldır verdiği eserleriyle işte bu kadim sanatın günümüzdeki en önemli üstatları arasında yer almaktadır. Ahilik kültürü içinde kaligrafi mesleğini icra eden Etem Çalışkan'ı da yine şahsım, milletim adına tebrik ediyorum." dedi.

Gürbüz Azak'ın, çocukluğundan beri izlediği, tanıdığı, bildiği bir gazeteci, yazar ve çizer olduğunu anlatan Erdoğan, Azak'ın Denizli Acıpayam'da başladığı çalışmalarını İstanbul'da sürdürmüş bir değer olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azak'ın farklı alanlarda verdiği eserlerinin ortak özelliğinin Türkçeyi kullanma konusundaki hassasiyeti ve ustalığını yansıtması olduğunu dile getirerek, "Kendisinin 'Bize hep iki kere ikinin kaç ettiğini öğrettiler, çiçeği sevdiren çıkmadı, ağacı, yeşili, bahçeyi, parkı sevdiren çıkmadı' sözünü eğitim sistemimize yapılan en esaslı tenkitlerden biri olarak görüyoruz. 'İyiliklerimle, sevincimle, bitip tükenmez hasretimle geldim efendim' diyen Gürbüz Azak'a hoş geldin diyor, kendisini tebrik ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Sahaflığın, kültüre, sanata, hayata dair basılı hemen her türlü malzemeyle olan ilişkisi sebebiyle adeta bir tür kitap sarraflığı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Gerçekten çocukluğumuzun, orta öğretim çağlarımızın geçtiği sahaflar çarşısı unutulmaz. Herhalde biraz da fakirliğin, garipliğin olduğu durum sebebiyle bulunmaz kitaplarımızı gider sahaflar çarşısında arar, orada bulurduk. Nitekim 'Altının kıymetini sarraf, kitabın kıymetini sahaf bilir' sözü de bu gerçeğe işaret etmektedir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kütüphanelerden ve kitabevlerinden farklı olarak sahaflığın, yok olma, kaybolma tehdidiyle yüz yüze olan, basılı eserleri korumaya alarak yeniden hayata döndüren güvenli limanlar olduğunu ifade etti.

Türkiye'de sahaflığın yaygın bir meslek olduğunu ve sahaflık denilince ilk akla gelen yerin İstanbul Sahaflar Çarşısı olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu çarşının en önemli simalarından biri de 60 yıldır bu işe emek veren İbrahim Manav'dır. Kendisini tebrik ediyoruz." ifadesini kullandı.

Sahaflar Çarşısı deyince "Beyaz Saray"ı ifade etmeden geçemeyeceğini belirten Erdoğan, "Orada da bizim İsmail abimiz vardı, o da öyle anılırdı. Biz yine kitaplarımızın bir kısmını da hem İsmail abinin orada arar, bulur, aynı zamanda da güzel çayını demlerdi, orada çayımızı da içerdik. Mekanı cennet olsun inşallah." diye konuştu.

Bu yılki vefa ödülünü yakın tarihin edebiyat ve fikir dünyasını en çok etkileyen isimlerden biri olarak gördükleri Kemal Tahir'e verdiklerini anlatan Erdoğan, "Kendisi hakikati arama konusundaki merakı, cesareti, gayreti ve azmiyle pek çok aydınımıza ilham kaynağı olmuştur. Yaşadığı dönemde Osmanlı'yla, Cumhuriyet Türkiye'siyle, Anadolu'yla, toplumla ve siyasetle ilgili ezber bozan yaklaşımlarını bedel ödemekten çekinmeyerek ortaya koymuştur. 'Türkiye'nin ruhunu arayan adam' denilecek derecede derinlikli çalışmalarıyla bugün de yararlandığımız pek çok tahlile imza atmıştır." dedi.

Kemal Tahir'i rahmetle yad eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu yılki Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödüllerini verdiğimiz sanatçılarımızı kısaca selamlarken kullandığımız ifadelerin geçmişte yapılan güzel işlere gıpta ve gelecekte daha iyisinin yapılması konusunda temenni içerdiğini herhalde fark etmişsinizdir. Sözlüklerde kültürün, insanın tabii ve içtimai çevresine hakimiyetinin ölçüsünü gösteren araçlar bütünü olduğu yazar. Bu tanım insandan topluma uzanan o geniş alanda, kültürde ve sanatta ne kadar güçlüyseniz çevrenizi aynı derecede etki altına alabilir, yönlendirebilir, yönetebilirsiniz demektir. Nitekim geçmişte büyük medeniyetlerin ortaya çıkışına, yükselişine ve yıkılışına baktığımızda zahirdeki sebep ne olursa olsun temelde sürecin belirleyicisinin kültür olduğunu görürüz. Günümüzde de küresel sistemi yönetenlerin en güçlü silahlarının müziğiyle, sinemasıyla, edebiyatıyla, modasıyla kültür araçları olduğu açık bir gerçektir. 'Yumuşak güç' diye tarif ettiğimiz bu araçlar yeri geldiğinde askeri güçten, teknolojik güçten, finansal güçten çok daha etkili operasyon vasıtalarına dönüşmektedir."

Bunlara bir de teknoloji destekli internet tabanlı enstrümanların eklendiğine işaret eden Erdoğan, "Öyle ki dünyada internet içeriğini kimlerin yönettiği, kimlerin elinde atom bombası olduğundan çok daha önemli hale gelmiştir ancak ne kadar çok kişiyi bünyesinde eritirse eritsin, ne kadar çok içerik üretimi yaparsa yapsın bu araçlar hala geleneksel kültür ve sanat faaliyetlerinin insan ruhunda bıraktığı etkiyi oluşturmanın çok uzağındadır. Teknolojinin ve internetin sunduğu sınırsız denebilecek imkanlar insanın ruhundan, kalbinden, gönlünden süzülüp gelerek şekillenen eserlerin yerini dolduramaz, dolduramayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Bir bilgisayara gerekli yazılım yüklendiğinde, roman yazdırılabileceğini, resim yaptırılabileceğini, müzik besteletilebileceğini belirten Erdoğan, bunun asla bir insanın ürettiği kültür-sanat eseri olamayacağını söyledi.

Bilgisayarın, bir insanın hayatında edinemeyeceği kadar geniş bir teknikle çalışabileceğini, ancak ortaya çıkan ürünün, yazılımı kodlayan kişinin ve o koda göre çalışan sistemin ufku kadar olacağını kaydeden Erdoğan, insan zihninin ve kalbinin üretebileceklerinin sınırının, bilinen ölçülerle ifade edilemeyecek kadar geniş, derin ve büyük olduğunu vurguladı.

Allah'ın insanı diğer tüm yaratılmışlardan üstün kıldığını ifade eden Erdoğan, insanın, aklı ve kabiliyetleri konusunda mukayese edilebileceği başka bir varlığın olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojinin, ne kadar ilerlerse ilerlesin, insanın kültür ve sanat eserleri üzerinden ortaya koyduğu derinliği, mahareti, nezaketi, nefaseti, letafeti, rikkati aşamayacağına inandığını dile getirdi.

"Ruhu esir bir insanın bedeni özgür olamaz." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kültür ve sanatta yapacağımız atılımla, ruhumuzu esaretten kurtaracağız ki bedenimizi de özgür kılabilelim. İşte bunun için medeniyetimizi yeniden yükseltmek istiyorsak, öncelikle bakacağımız, vaktimizi, enerjimizi, kabiliyetimizi teksif edeceğimiz alan, kültür ve sanattır. Geçtiğimiz 19 yılda demokrasi ve kalkınma alanında gerçekleştirdiğimiz büyük atılım, gerçekten tarihe geçecek bir başarının ifadesidir. Bundan sonra artık kültür-sanat ve onun nesillerden nesillere aktarıcısı olan eğitim alanlarına yoğunlaşmamız gerekiyor ve yoğunlaşıyoruz. Bunun fiziki mekanlarını, şu anda inşa, imar ve ihya ettiğimiz gibi, bu fiziki mekanların içini de her yönüyle doldurmamız gerekiyor. Bu, yetiştireceğimiz insanlarla da bağımlı. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına atfettiğimiz 2023 hedeflerimiz, daha çok maddi kalkınma unsurlarımızdan müteşekkildi, inşallah 2053 vizyonumuzun ana taşıyıcısı eğitim ve kültür olacaktır."

- "İstanbul'u dünya çapında kültür merkezine kavuşturduk"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kültür-sanat insanlarının her birinden 2053 vizyonunu şekillendirecek somut teklifler, projeler beklediklerini dile getirerek, bunun, herkesin ve sonraki nesillerin ortak geleceğinin meselesi olduğuna işaret etti.

Kültür-sanatın da bir maddi altyapısının olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'ye kazandırdıkları hizmetler arasında, bu maddi kültür eserlerinin önemli bir yeri bulunduğunu dile getirdi.

Şehirleri, kültür-sanat merkezleriyle, kütüphanelerle, özgün mimari eserlerle donatırken sadece inşaat yapmadıklarını, bu altyapıyı da oluşturduklarını ifade eden Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu, İstanbul'daki yeni Atatürk Kültür Merkezi gibi nice eseri Türkiye'ye kazandıklarını anımsattı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesindeki Millet Kütüphanesi, Kültür ve Kongre Merkezi, Sergi Merkezi gibi eserlerin gelecek nesillere bırakılan en önemli miraslar arasında olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin 81 vilayetinde faaliyete geçirdiğimiz kültür merkezlerini, kütüphaneleri, müzeleri ve daha nice eserleri, medeniyetimizin üzerinde yükseleceği sütunlar olarak tasarladık. İnşallah çok kısa bir zaman içerisinde, tarihi Rami Kışlası'nı da bu tür eserlerden bir tanesi olarak bitiriyoruz. Aynen Millet Kütüphanesi'nin İstanbul versiyonu olarak, onun da hızla, şu anda inşaatı devam ediyor. O da bitecek ve tüm gençliğimize orada da bu hizmetler verilecektir. Üstelik bunların çoğunu da güya kültür-sanat adına önümüze çıkartılan nice engellere, yürütülen nice kara kampanyalara rağmen hayata geçirdik, hayata geçiriyoruz. İstanbul'daki yeni Atatürk Kültür Merkezi binasının safahatını hatırlayın. O binanın gövdesine, ne tür affedersiniz brandalar asmışlardı. Teröristlerin brandalarını oranın gövdesine asmışlardı ve onları bizler indirdik. Emniyetimiz onların hepsini indirdi, layık olduğu yerlere gönderdi. Şimdi biz, ne yalanlarla ne iftiralarla boğuştuğumuzu, bu eserlerle hem ülkemize hem dünyaya ispat ediyoruz. Kararlılıkla yolumuza devam ettik. Hamdolsun İstanbul'u dünya çapında bir kültür merkezine kavuşturduk."

- "ABD'den sonra en fazla dizi ihraç eden Türkiye"

Türkiye'nin, sessiz sedasız şekilde, dünyanın dört bir yanında sayıları milyarları bulan insanın evine girdiği kültür faaliyetlerinden birinin de televizyon dizileri olduğunu söyleyen Erdoğan, geçmişte Türk televizyon kanallarının, her biri, üretildiği ülkenin kültür-sanat ideolojisiyle gelen yabancı dizilerin işgali altında olduğunu söyledi.

Şimdi Türkiye'nin kendi tarihini anlatan, Türkiye'de üretilen televizyon dizilerinin, 150'ye yakın ülkeye ihraç edildiğini belirten Erdoğan, dünyada ABD'den sonra en fazla dizi ihraç eden ülkenin Türkiye olduğunu dile getirdi.

Aynı şekilde farklı kültür-sanat dallarında pek çok başarılı vatandaşın dünyanın dört bir yanında Türkiye'yi temsil ettiğini kaydeden Erdoğan, "İnşallah bu güzel iklimi, sürekli güçlendirerek devam ettireceğiz." dedi.

- Notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü alanlara ödüllerini takdim etti.

"Edebiyat" alanında ödüle layık görülen Gürbüz Azak ile "Kaligrafi" alanında ödüle layık görülen Etem Çalışkan, ödüllerini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinden aldı.

"Bilim kültür" alanında ödüle layık görülen ve geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Teoman Duralı'nın ödülü, oğlu Deniz Duralı'ya verildi.

"Müzik" dalında ödüle layık görülen İdil Biret'in ödülünü, Beyza Üntuna Koparal aldı. "Görsel sanatlar" alanında ödüle layık görülen Alev Ebuzziya'nın ödülü, kardeşi Talha Ebuzziya'ya verildi. "Sinema" dalında ödüle layık görülen Türk sinemasının önemli isimlerinden Cüneyt Arkın'ın ödülünü ise eşi Betül Cüreklibatır aldı. "Sahaflık" alanında ödüle layık görülen İbrahim Manav'ın ödülü de kızı Ayşegül Bardakçı'ya verildi. "Kültür ve Sanat Politikaları Vefa Ödülü"ne layık görülen merhum Kemal Tahir'in ödülünü ise Kemal Tahir Vakfı Başkanı Cengiz Yazoğlu aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül takdiminin ardından ödül alanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ödül alan isimlerin biyografi videolarının gösterildiği törene, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katıldı.

Güncellenme Tarihi : 21.12.2021 19:58

İLGİLİ HABERLER