Dünya
  • 8.7.2004 12:57

BAYAN MUHABİR CANLI YAYINDA BUSH'U NASIL ÇİLEDEN ÇIKARDI?

Bir Amerika yazısı “Bush yeniden kazanır mı?” sorusuna, uzun süre, “Bush’un kaybedeceği belli de, Kerry’nin kazanacağı kuşkulu” cevabını veriyordum. Bush’un İrlanda’ya uğrayıp ardından ülkemize geldiği geziden sonra cevabım değişti: “Hiçbir ülke halkı” diyorum şimdi, “Kendisini rezillendiren politikaları ödüllendirmez…” Yola çıkmadan önce, ABD başkanı, İrlanda ve Türkiye televizyonlarına ayrı ayrı mülâkatlar verdi. NTV adına Prof. İlter Turan konuştu Bush’la; dokuz dakika sürdü mülâkat… Gazeteci olmayan uluslararası politika uzmanı bir akademisyen ne sorabilirse Prof. Turan da o soruları yöneltti Bush’a. Pandomim ikinci mülâkatta koptu; İrlanda’nın RTE televizyonu muhabiri Carol Coleman Bush’u çileden çıkarmayı bildi… Konuşma yapacağınız kişiye soruları önceden vermek doğru bulunmaz. Bn. Coleman Beyaz Saray’ın “Soruları isteriz” talebine uymuş, birkaç gün önceden göndermiş sorularını… Mülâkat sırasında önceden bildirdiği sınırı da aşmamış. Ancak, açıklayıcı cevap alamadığında ek sorular sormayı da bilmiş. Bush’u kızdıran da sözünün sık sık kesilmesi olmuş. “Sözümü bitirmeme müsaade etmiyorsunuz” itirazlarıyla süslü mülâkat İrlanda’da gösterildiğinde, gazeteci Bn. Coleman birden ‘kahraman’ statüsüne yükselivermiş… Bush’un son Avrupa gezilerinden birinde, kaynağımı gizleme ihtiyacını duyduğum için adını vermeyeceğim bir ülkede, siyasî anlamı olağanüstü önemli bir olay yaşandı. Büyükelçilikte görevli bir diplomatın eşi, ABD başkanının eşine refakat etmeyi ilkesel gerekçeler ileri sürerek reddetti… Başkan bir yabancı ülkeye gittiğinde, havaalanında karşılayıp uğurlayana kadar eşinin yanından hiç ayrılmayan bir refakatçı verilir yanına. O kişi de, genellikle, o ülkedeki Amerikan misyonunun ikinci sıradaki görevlisinin eşi olur. Sözünü ettiğim ülkede, büyükelçiden sonraki koltuğun sahibinin eşi, “Ben bu işte yokum, kusura bakmayın” demiş; üstelendiğini görünce Avrupa’da bir yerlere giderek ortalıktan kaybolmuş… Refakat işi, doğal olarak, elçiliğin üçüncü koltuğunda oturan kişinin eşine kalmış… Ancak, o kadın da tescilli Demokrat Partili bilindiği için, “Tamam, alıyorum, hatta gönüllüyüm” dediği halde, Laura Bush’tan uzak tutulmuş… Bu olayı bana aktaran kişiye, “Demek ki” dedim, “Bush’un yeniden seçilemeyeceği uzaktan da görülür hale geldi…” Geçtiğimiz mayıs ayında el-Ahram’dan bir gazeteciye de mülâkat vermişti Bush. ABD başkanını mutlu eden bir mülâkattı o. Bush’u görür görmez, olanca kibarlığıyla, “Dört konum var Sn. Başkan” demiş Mısırlı meslektaş, “Irak, İsrail-Arap konusu, Büyük Ortadoğu ve ikili ilişkiler… Hangisini sorayım?” Bush, bu nezaketi görünce, “Seçkin gazeteci sizsiniz bayım, hangisini isterseniz sorun” diye mukabele etmiş. Bittiğinde de, Mısırlı meslektaşı, “İyi iş. Çok iyi iş çıkardın. Çok iyi mülâkat” takdir sözleriyle uğurlamış... Oysa, Bush, Amerikan basınına konuşmuyor; Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ziyareti öncesi ben de başvurduğum için biliyorum, öyle herkese mülâkat vermiyor. New York Times gazetesi, “Beyaz Saray’a taşındığı günden buyana Bush bize tek bir mülâkat vermedi” diye yazdı geçen gün. Amerikan basını ‘doğru’ olma bakımından hâlâ hassas; önemli gazetecilerin de ‘imaj’ diye bir dertleri var. Bir günde şöhret olmak veya cebini kısa sürede doldurmak isteyen yanlış yola orada da sapıyor elbette; nice yalan-yanlış haberle, gülünç yorumlarla bu yüzden karşılaşılabiliyor. Ancak, yine de, ününü hak eden gazeteci ile itibarını korumayı önde tutan yayın organı titiz davranıyor… Bush’un Demokrat rakibi John Kerry yanyana yarışacağı başkan yardımcısı adayını nihayet seçti: Kuzey Karolina senatörü John Edwards… NBC’den Andrea Mitchell’in kulağına bir kaynak haberi pazartesi gecesi fısıldamış… Haber elinde ne yaparsın? “Yanlış çıkmasının maliyeti çok büyüktü” diyen Mitchell, kendi haber merkeziyle görüştükten sonra ihtiyatı elden bırakmamaya karar vermiş. Haberi, en az iki kişiye daha doğrulattıktan sonra, sabah 7.30’da kesin bir dille vermiş… İhtiyatlı davranmakta haklı Mitchell. Onun sonradan Kerry tarafından da doğrulanacak bu haberi sabahın erken saatlerinde verdiği gün, New York Post gazetesinin başlığı neydi biliyor musunuz: “Kerry Dick Gephard’ı seçti…” Yıllar önce, Truman’ın ABD başkanı seçildiği gün, bazı gazeteler, “Dewey Truman’ı yendi” manşetiyle çıkmışlardı. New York Post ihtiyatsızlık kurbanı. Bizde haberin çilesi pek az çekilir oldu. NBC’nin kıdemli muhabiri Andrea Mitchell ise, yaşadığını, “Diş çektirmek gibi bir şeydi” diye açıklıyor. Tüyoyu aldığı gece doğru dürüst uyuyamamış; “Eve gidip üstümü başımı değiştim, bir de duş yaptım, o kadar” diyor. Sabah 5.00’te kaynaklarını aramaya başlamış. Saat 7.00’de, Kerry’nin yardımcısının ‘büyük ihtimalle’ Edwards olacağı haberini vermiş. Üçüncü bir kaynak da doğrulayınca, 7.30’dan itibaren, “Kerry Edwards’ı seçti” demeye başlamış haberinde… Bu bilgileri edindiğim yazıda, Carl Cameron’un (Fox) aynı haberi 3,5 dakika sonra, Linda Douglass’ın (ABC) da 6,5 dakika sonra izleyicilerine duyurdukları ayrıntısı var. Kerry’nin kendisi ise saat 9.00’da Pittsburg’da açıkladı yarış arkadaşını… Kamuoyu yoklamaları seçim sonucu konusunda henüz ihtiyatlı, ama ben şimdiden emin gibiyim. Taha Kıvanç Yeni şafak Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:32

İLGİLİ HABERLER