ALİ ULURASBA
ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın oğlunu'nun 1.5 trilyon liralık gemi almasını sert bir dille eleştirdi. Baykal, gemiye verilen 'Derin Deniz' isminin 'Derin Tayyip' olarak değiştirilmesini istedi.
CHP Grubu bugün TBMM'de toplandı. Grup toplantısı öncesi yapılan törenle İzmir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina CHP'ye katıldı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Piriştina'nın katılımı dolayısıyla yaptığı konuşmada, herkesi 'Atatürk'ün kurduğu CHP çatısı altında toplanmaya' çağırdı.
Ardından bir konuşma yapan Baykal, öncelikle 11 Türk askerinin Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde ABD'li askerler tarafından gözaltına alınması krizini ve sonrasında yaşananları değerlendirdi. Baykal, 'olayı çok deşmek istemediğini' ancak olayın 'geçiştirildiğini belirterek, yapılan toplantılar ve sonrasında ortaya çıkan ortak bildirinin Türkiye'nin onurunu tamire yetmeyeceğini belirtti. Bu bildirinin gelecekte böyle olaylar yaşanmaması için sadece temenni niteliği taşıdığını söyleyen Baykal, bu olayların bütün yönleriyle halka anlatılmasını da istedi.
Baykal açıklamalarında, PKK-KADEK temsilcileriyle ABD'li bazı yetkililerin Kuzey Irak'ta bir araya gelip gelmediğinin de açıklanmasını istedi. ''CHP Genel Başkanı Deniz Baykal olarak soruyorum'' diyen CHP lideri, bu konuda hükümetin net cevaplar vermesini de istedi. PKK-KADEK terör görütünün ABD tarafından da terör örgütü olarak kabul edildiğini ancak bu görüşmelerin nasıl yapıldığını soran Baykal, Topluma Kazandırma Yasası konusunda da bazçı bilinmezler bulunduğuna dikkat çekti.
PKK-KADEK mensuplarını, ABD'nin Kuzey Irak'ta istemediğini, Türkiye'de bir af yasası çıkarılarak bu örgüt mensuplarının Türkiye'ye mi gönderilmek istendiğini ifade eden Baykal, son günlerde meydana gelen terör olaylarının da bu yöndeki şüpheleri artırdığını ifade etti. ''Terör etkisiz kılınır ihraç edilmez'' diyen Baykal, bu bölgede Türkiye açısından yakın gelecekte önemli tehlikeler olabileceğine de dikkat çekti ve uyarıda bulundu.
Baykal, iç politikada ise hükümeti özellikle ekonomik politikaları eleştirdi. Türkiye'nin zor bir dönemeçten geçtiğini kaydeden Baykal, bu çerçevede memurlara, emeklilere ve işçilere verilen zamların hiçbir kıymeti olmadığını ifade etti. İşsizliğin her geçen gün arttığını kaydeden Baykal, Başbakan Erdoğan'a ilginç bir benzetmeyle eleştiride bulundu. Baykal şöyle konuştu: ''İşsizlik artıyor. Ama son hafta içinde gördük ki durum o kadar da karamsar değil. Mesela 26 yaşında bir gencimiz pekala 1.5 trilyonluk gemi sahibi olabiliyor. Kendisine çok önemli bir iş alanı oluşturabiliyor. Büyük kazanç temin edebiliyor. Türkiye'nin ekonomik sıkıntısı, ekonomik bunalımıyla ilgili yapılan değrelendirmeler o kadar da doğru değil. Yani o karamsar değerlendirmelerin dışında kalan değerli insanlar da var. Genç, 1.5 trilyonluk gemiyi bir kısmı kendi parası bir kısmı kredi olmak üzere yurtdışından alıyor. Çok karlı bir hatta çalıştırmaya başlıyor ve Türk ekonomisine, Türk turizmine çok ciddi katkılar verebiliyor. Haksızlık yapmayalım. Fevkalade faydalı girişim yapmıştır. Aldığı geminin adı Derin Deniz. Yani hepsi iyi de buna itirazım var. Bence bu geminin adı derin Deniz olmamalı. Bunun adı Derin Tayyip olmalı. Çünkü Tayyip Bey olmasaydı peder Bey bakan olabilir miydi. Peder Bey bakan olmasaydı mahdum bey o geminin sahibi olabilir miydi?''
Baykal, Kıbrıs Türk Hava Yolları'na atanan ve sonradan atama emri iptal edilen Yönetim Kurulu Başkanı'nın da bu hükümet döneminde ve ilgili bakanlarca atandığını, bu tür bir çok atamanını basın tarafından ortaya çıkarıldığını ve kendilerinin de bunu sürekli söylediklerini ifade etti.
Baykal, açıklamalarında, hükümetin orman hüviyetini yitirmiş arazilerin satışı ve milletvekili seçilme yaşanın 25'e indirilmesi ile ilgili Anayasa değişikliğini yeniden gündeme getirdiğini ve referandumu göze alarak bu değişikliği yapmak istediğini de söyledi. Bu konuda hükümetin büyük bir yanlış içinde olduğunu kaydeden Baykal, Cumhurbaşkanı'na da mesaj göndererek, bunun referanduma götürülmesi gerektiğini söyledi. Kendilerinin bu Anayasa değişikilğine oy vermeyeceklerini ve bu çerçevede ormanlar ile ilgili maddenin referanduma gidebileceğini ifade eden Baykal, milletvekili seçilme yaşanın 25'e indirilmesi konusundaki değişikliğin de kasıtlı olarak hükümet tarafından bu paketin içine konulduğunu vurguladı. Anayasa değişikliğinde 3'te 2'lik oy çokluğuna gerek duyulduğunu hatırlatan CHP lideri, ''Eğer Anayasal sistemimizde referandum mekanizmasının haklı bir tek kullanılacağı yer varsa o da mutlaka ormanlarla ilgili bir Anayasa değişikliği tasarısının referanduma götürülmesi şeklinde kullanılmasıdır. 25 yaş ile ilgili konunun Parlamento'dan geçmesi halinde tek başına yayınlanmasının önünde hiçbir engel olmaz. Sayın Cumhurbaşkanı uygun gördüğü takdirde Meclis'ten geçecek Anayasa değişikliklerinden uygun gördüğünü doğrudan yürürlüğe sokma hakkı vardır. Sayın Cumhurbaşkanı bu hakkını 25 yaş ile ilgili olarak kullanacaktır. Referandum gerekiyorsa referandumu da orman ile ilgili değrelendirmek durumundayız'' diye konuştu.
Baykal, parti grubunu da bu konuda uyardı ve böyle bir ihtimalin bulunduğunu bu konu üzerinde çalışılması ve halka ormanlar konusunun anlatılmasını istedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:20