BAYKAL: SİVİL DARBE SÜRECİ SONUÇLANACAK
Baykal, partisinin TBMM Grubunda, anayasa değişiklik taslağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hükümetin, ağzındaki baklayı çıkardığını ifade eden Baykal, uzun süreden beri, kenarından köşesinden toplumda konuşulan konunun, artık resmiyet kazanmaya başladığını kaydetti.
Bu noktaya gelinmesinin, kendileri için sürpriz olmadığını belirten Baykal, Hükümetin niyetinin, yargıyı ele geçirmek olduğunu, bu yönde hazırlık yaptığını daha önce ifade ettiklerini söyledi. Baykal, AK Parti çevrelerinin ise ''Daha ortada tasarı yok, ne yapacağımızı bilmiyorsunuz, niye karşı çıkıyorsunuz, inceleyin, bu işi peşin fikirle reddetmek nedir?'' dediklerine işaret ederek, ''Çarşambanın gelişi, salıdan bellidir'' dedi.
İktidarın, yargıyla, anayasanın temel ilkeleriyle, cumhuriyetin temel anlayışıyla uyumsuzluğu ve sıkıntısının bulunduğunu savunan Baykal, önlerine gelen tablonun, bu sıkıntının her aşamada yansıması şeklinde ortaya çıktığını belirtti.
Baykal, devletin yeniden oluşturulması ihtiyacı varsa, bunun nasıl yapılacağının belli olduğunu, bunun bir parti işi olmadığını vurguladı. Baykal, el birliğiyle, müzakere edilerek, halkın desteğini alarak, devletin yeniden şekillendirilebileceğini belirtti.
-''HÜKÜMET SORUNLAR ALTINDA EZİLDİ''
Deniz Baykal, ''Yüzde 47 ile geldim, oyum yüzde 30'ların altına düştü, Parlamentoda rahat çoğunluğum var, iktidarı kaybedeceğim görünüyor, gitmeden devleti kendi hesabıma, partisel çıkarıma göre şekillendiriversem'' anlayışıyla bu işe girildiğini öne sürdü.
CHP Lideri Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
''(Anayasa Mahkemesini, HSYK'yı kendi kafana göre şekillendir, parti kapatma konusunu işlemez noktaya getir, benim derdim bu) diyen, bir toplumsal talebin muhatabı değiliz. AKP bunları yapacağım diye gelmedi, bunları yapmak için yetki istemedi.
'Anayasayı değiştireceğim' diye mi milletten oy istedin; 'bunları yapacağım' diye istedin. Yaptın mı? Tam tersini yaptın. Verdiğin sözleri tutmadın, halk bu noktalarda sana tepki içinde. Sen onun hesabını ver. Hükümet, ekonomik ve sosyal sorunlar altında ezildi.''
-''KORKU BACAYI SARDI''-
TEKEL işçisinin, çiftçinin sorununun çözülmediğini, hakim ve savcılarla uğraşıldığını ileri süren Baykal, ''Bu iktidarın işi gücü, mahkeme kapısıdır. Daha dur, mahkemeyi senin düşünmen gereken günler gelecek de... Şimdi iktidardasın sen. Şimdiden korku bacayı sardı'' dedi.
Yaşanan olayların arkasında bunun olduğunu ifade eden Baykal, ''Anayasa değişikliği tasarısı, bir AKP prodüksiyonudur, hiç kuşku yok. Bir made by AKP. AKP tarafından yapılmıştır. AKP üretimiyle karşı karşıyayız'' görüşünü savundu.
AK Parti'nin, kararların tümünü kendisinin aldığını, kimseyle istişare etmediğini, danışmadığını savunan Baykal, ''Kimse bilmiyor, kim biliyor; Başbakan ve yanındakiler. İmza atanlar da bilmiyor. Bunu hazırlamış, 'Size 3 gün süre. Evet, hayır, bildirin, gereğini yapıyoruz' Başka bir emrin. Hayırlı olsun. Böyle anayasa değişikliği olmaz. Olursa bu, anayasa olarak, millet tarafından benimsenmez'' diye konuştu.
SİVİL DARBE SÜRECİ SONUÇLANACAK
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''12 Eylül Anayasası gitsin, yerine AKP Anayasası gelsin'' şeklinde bir anlayışı kabul etmediklerini söyledi. Baykal, ''Sivil darbe süreci bu Anayasa değişikliğiyle sonuçlanmış olacaktır'' görüşünü dile getirdi.
Baykal, partisinin grup toplantısında, Anayasa değişiklik paketini incelemek için muhalefete 5 gün süre verildiğini anımsatarak, ''Hayırlı olsun'' dedi.
Değişiklik taslağını, ''Halk desteğini kaybetmiş bir parlamento ve partinin, kendi ihtiyaçları doğrultusunda Türkiye'ye dayatmaya çalıştığı bir taslak'' şeklinde nitelendiren Baykal, ''12 Eylül Anayasası gitsin, yerine AKP Anayasası gelsin diye bir anlayışı hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bu bir AKP Anayasasıdır'' dedi.
Baykal, değişikliğin, ''Yargıyı AKP yargısı haline getirdiğini'' savunarak, 12 Eylül rejiminin dahi, cumhuriyetin ana sütununu oluşturan yargının, siyasi kontrol altına girmesi doğrultusunda, mevcut iktidarın denediğini yapmayı aklından geçiremediğini söyledi. Baykal, yargının, anayasal rejiminin özü, temeli ve güvencesi olduğunu vurguladı.
Bir süredir, siyasetin cami, kışla ve mahkemeye sokulmaması gerektiğini söylediğini anımsatan Baykal, cami ve kışla konusundaki değerlendirmelerini yineledi.
Baykal, ''Mahkemeye de siyaseti sokmayın. Mahkeme bir siyasi partinin mahkemesi olmasın. Tam bu noktaya yönelik sistemli girişimle karşı karşıyayız. İktidar, tam bu noktanın özüne yönelmiştir. Kendi yargısını, AKP'nin yargı düzenini kurmak üzere harekete geçmiştir. İşin özü AKP'nin, kendi yüksek yargısını kurma teşebbüsüdür. Anayasa paketi bize bunu açık bir şekilde göstermiştir'' diye konuştu.
Paketin özünü, Anayasa Mahkemesi, HSYK ve siyasi partileri denetleme işinin siyasetçilerin kararına bağlama oluşturduğunu, diğerlerinin garnitür olduğunu dile getiren Baykal, ''Bu yasa geçecek olursa, Anayasa Mahkemesi AKP'nin Anayasa Mahkemesi olacaktır'' görüşünü savundu.
-''RTÜK'ÜN HAKKI YENMİŞTİR!...''-
Cumhurbaşkanına, Anayasa Mahkemesine 7'si doğrudan olmak üzere 16 üye seçme imkanı verildiğini, Anayasa Mahkemesinin 19 üyesinden sadece 4'ünün hukukçu olması tehlikesinin olduğunu belirten Baykal, ''RTÜK'ün hakkı yenmiştir. RTÜK'ten de buraya üye lazım. Cumhurbaşkanı RTÜK'ten de seçsin. Vatandaştan seçerken de Deniz Fenerine de gereken ilgiyi göstereceklerdir'' dedi.
Cumhurbaşkanı, bu seçimi yaparken ''Türkiye'yi kucaklayacaktır, güvenin'' denilebileceğini, yaşanılan deneyimin bunu göstermediğini ileri süren Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, YÖK Başkanı, üyeleri ve rektör atamalarını eleştirdi.
-''TERTİPTİR''-
''Nedir bunun altında yatan?'' diye soran Baykal, şu görüşleri dile getirdi:
''Bu mahkeme yapısının, Anayasa Mahkemesinin yarın Yüce Divan olarak belki Sayın Cumhurbaşkanı'nı yargılama durumu var. Bugünkü Başbakanı, Bakanlar Kurulunu yargılaması söz konusu olan mercidir, Anayasa Mahkemesi. Yarın korkusunun, Yüce Divan korkusunun önlenmesi için getirilmiş bir Anayasa değişikliğidir. Hiç kuşku yok, bu baştan aşağı belli amaç elde etmek üzere hazırlanmış olan bir tertiptir.''
HSYK yapısında yapılması düşünülen düzenlemeyi de eleştiren Baykal, değişiklikler için AB üyelik süreci gereklerinin de gösterildiğini, ancak AB'nin sürekli eleştirmesine rağmen Adalet Bakanı ve müsteşarın kurulda bırakıldığını ifade etti.
Siyasi parti kapatma davası açmanın TBMM izni olmadan mümkün olamayacağının da pakette yer aldığını, böylece ''siyaset cevaz vermeden hukukun işlemeyeceğini'' belirten Baykal, ''Siyasi ruhsat almadan yargı harekete geçemeyecek'' dedi.
-''TİLKİYE KÜMESTEKİ TAVUKLARI TESLİM ETMEKTİR''-
Baykal, konuşmasına şöyle devam etti:
''Bu düzenlemelerin tümü çok açık şekilde tilkiye kümesteki tavukları teslim etmektir. Sen mahkum olmuşsun. Bir daha olmamak için Anayasaya saygı göster... Hayır, ben kendi Anayasamı yapacağım ve bu Anayasayı size de kabul ettireceğim. Ondan sonra siz benim Anayasamın içinde kendinizi bulacaksınız ve ona göre yaşayacaksınız'' diye konuştu.
Değişikliğin bütün halinde halk oylamasına sunulmasının öngörülmesini de eleştiren Baykal, bunu demokrasi ve hukuka saygı anlayışıyla bir ilişkisinin olamayacağını söyledi. Baykal, ''Çok açık. Tuzak, tertip, kötü niyet, köşeye sıkıştırma...'' dedi.
Adalet kubbesinin değiştirilmek istendiğini belirten Baykal, ''Onu çökerttiğiniz zaman, artık her şey değişmiş demektir. Bu sıradan bir Anayasa değişikliği değildir, Anayasal sistemimizin özünün değiştirilmesidir'' dedi.
-''SİVİL DARBE SÜRECİ NOKTALANIYOR''-
Deniz Baykal, siyasi meşruiyetin temelinin hukuk olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
''Hukuku kendi siyasi hesaplarınıza göre değiştiriyorsunuz. Bu düzenleme Cumhuriyetimizin özünü oluşturan yargı bağımsızlığı ilkesinin, askeri darbe dönemlerinde dahi saygı görmüş olan bu temel ilkenin şimdi bu iktidar tarafından tahrip edilmesi sonucunu doğurucaktır. Yargı bağımsızlığı tahrip edilmektedir. Böylece, bir süreden beri hepimizin bildiği sivil darbe süreci bu Anayasa değişikliğiyle sonuçlanmış olacaktır, noktalanmış olacaktır. Çok tehlikelidir. Türkiye'ye büyük sıkıntılar getireceğinden hiç kuşkum yoktur. Bu gerçekleşirse artık bildiğimiz Cumhuriyet, aynı Cumhuriyet olmaktan çıkacaktır.''