Gündem
  • 14.11.2009 00:10

BAYKAL: SİYASETÇİLER ETNİK KİMLİĞİ DİLİNE DOLAMAMALI

TBMM - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, herkesin etnik kimliği olduğunu ancak siyasetçilerin bunu diline dolamaması gerektiğini belirterek, ''Başbakan'ın, şöyle yüreğini doldura doldura Türk milleti dediğini duymak istiyorum'' dedi.
Baykal, Genel Kurulda demokratik açılıma ilişkin genel görüşme önergesi üzerinde partisinin görüşlerini dile getirdi.
Açılım sürecinden bugüne kadar verilen şehit sayısının, 2002'de verilen şehit sayısının 4 katı olduğunu kaydeden Baykal, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ancak olayın bundan ibaret olmadığını söyledi.
Terörle Mücadele Yasasına, 2006'da terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın tahliyesine imkan sağlayan bir düzenlemenin eklenmek istendiğini ifade eden Baykal, iktidarın, ''Öcalan ile temas kurma, tatmin etme, gerekirse tahliye etme arayışını çok uzun süreden beri takip ettiğini'' savundu.
Baykal, terörle mücadelenin devam edeceğini dile getirerek, Türkiye'nin, bu konuyu aşabilmesi için öncelikle terörle müzakere etmemeyi, temel politika haline getirmesi gerektiğini kaydetti. Baykal, ''Bu, bize özgü bir karar değil, dünyanın gerçeğidir. Ancak ne yaptığını bilmeyen şaşkın iktidarlar, elinde silah olanların gözüne girerek, teröre son verme gayreti sergilerler. Bunun hiçbir geçerliliği olmadığını anlamalıyız. Teröre yaranarak bir yere varılmaz'' diye konuştu.

-20 YIL ÖNCEKİ RAPOR-

CHP'nin 20 yıl önce bir rapor açıkladığını, raporun önemli bir iddiayı ortaya koyduğunu ifade eden Baykal, o dönem bir kişinin ''Kürdüm'' demesinin, Kürtçe konuşmanın yasak olduğunu söyledi. Baykal, bu gerçeği istismar etmek yerine, yapılması gerektiğine inandıklarını ilan ettiklerini kaydetti.
Baykal, ''Türkiye, ırk, kan, kafatası devleti değildir, milletimiz içinde birbirinden farklı etnik kimliklere mensup olanlar vardır, anadillerini konuşmak temel haklarıdır'' dediklerini anlattı. Baykal, 1991'de TBMM'ye kendisinin de imzasının bulunduğu, Kürtçe'nin konuşulmasının önündeki yasal engelin kaldırılması için kanun teklifi verdiklerini belirtti.
DTP'lilerin tepkileri üzerine Baykal, ''Bunları dinlemekten rahatsız olmayın. Sorunlarınızı bize aktarın, konuşuruz. Bu sözlerden telaşlanarak, tepki göstererek bir yere varamazsınız'' diye karşılık verdi.
Baykal, her etnik kesimin kendi televizyonunu, radyosunu kurmasını, devletin etnik eğitime karışmamasını söylediklerini dile getirerek, bunların ardından DGM'ye çağrıldıklarını kaydetti.
Türkiye'de bir Çerkez, Arnavut hangi hakka sahipse, Kürdün de o hakka sahip olması, bunu sağlamaları gerektiğini dile getiren Baykal, bunun hukukunun geride bırakılan 20 yıllık süre içinde gerçekleştirildiğini, hukuk açısından bir sorun bulunmadığını belirtti. Baykal, bu hukuki düzenlemenin, hayatın bir gerçeği halinde, Türkiye'nin her yerinde tam olarak dönüşmediğini belirtti.

-''TERÖR TEHDİDİYLE MİLLİ AYRIŞTIRMAYI DAYATMAK''-

Baykal, gelinen noktada bazılarının ''Etnik kimliği ayrı bir millete dönüştüreceğiz, ayrı bir millet olarak bizi kabul edeceksiniz. Biz ayrı millet olarak, Çerkez, Arnavut, Arap, Gürcü'nün sahip olduğundan daha farklı imtiyazlı statüye sahip olacağız'' dediğini savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu Kürt kökenli insanlarımız için yanlıştır, hepimiz için, bölgenin barışı, huzuru, istikrarı için yanlıştır. O istikamete girdik mi, ne olacağını merak ediyorsanız, Irak'a, diğer Orta Doğu ülkelerine bakınız. Böyle bir tehlikeye Türkiye'nin sürüklenmesini önlemek için etnik kimliğe saygı göstereceğiz. Ama bunu milli ayrıştırmaya dönüştürmek isteyen, bunu da silahla dayatmak isteyen, içeriden, dışarıdan birilerinin desteklerini ayarlayarak, her birisinin kendi hesabını göz önünde bulundurarak, içerde mayın patlatarak, masum insanları öldürerek, şiddetle, terör tehdidiyle milli ayrıştırmayı dayatmaya kalkmak, kabul edilemezdir.
Elbette herkes kendi kimliğine sahip olacak ama o kadar. Bizim bir devletimiz var. Devletimizin adı Türk Devleti, milletimizin adı Türk milleti. Bu, etnik dayatma deniliyor. İnsaf ediniz, bu etnik dayatmayı, Türkiye'de Çerkezler, Araplar, Arnavutlar hissetmiyor. Milyonlarca Kürt kökenli vatandaşlarımız hissetmiyor da PKK hissediyor diye, biz de öyle hissetmek zorunda mıyız? Buradaki Türk milleti sözü, etnik bir anlam taşımaz, bu bize dünyanın verdiği bir addır. Bize Türk diyorlar. Türk derken, Kürdünü, Arabını ayırmadan diyor. 'Türkler Ermenileri kesti' diyorlar. Bunu derken, onlar acaba Kürtler kesmedi de etnik Türkler kesti mi demek istiyor, ne alakası var. Bunlar yanlış. Bu yanlış, Kürt-Türk ayırmadan bize yapılıyor. ''

-''BUNUN MODASI GEÇTİ''-

Milli devletin, kimsenin etnik kimliğini sorgulayamayacağını, bu konuda geçmişte yanlışların, haksızlıkların yapıldığını belirten Baykal, ancak bunları kaldırmak için 20 yıl önce mücadele verdiklerini söyledi.
''Milli ayrışmayı getirelim, ayrı milli devlet kuralım'', anlayışının olamayacağını dile getiren Baykal, ''Bunun modası geçti. Bu, 19. yüzyılın projesi. Türkiye'de yaşayan Arnavut, Çerkez, Kürt, Türk milletinin Arnavutu, Çerkezi ve Kürdüdür'' dedi.
Baykal, Türkiye'de ''Kürdüm'' diyebilmenin, o kişilerin, şerefi, şanı ve hakkı olduğunu, bu konuda tartışma kabul edemeyeceklerini dile getirdi.

-''ÇIKMAZ YOLDUR''-

Baykal, bakış açılarını değiştirmek gerektiğini ifade ederek, ''Hükümetin, PKK'ya baktığını, PKK ile iş birliği yapmaya çalıştığını, bu konuda aracıları kullanmaya çalıştığını'' iddia etti. Baykal, ''Dış aracılar onu telkin ediyorlar, onlar zaten devrede, içerdekilerin de katkılarını alarak, PKK ile iş birliği yaparak, bu işi kontrol etmeye çalışıyor. Çıkmaz yoldur, hiçbir yere götürmez. Açılım yapacaksanız, PKK açılımı olmayacak, gerçekten Kürt açılımı, o insanlara yönelik açılım yapacaksınız'' diye konuştu.
Bölgede, ekonomik ve sosyal reform yapılması gerektiğine işaret eden Baykal, işsizliğin, bütün kötülüklerin anası olduğunu belirtti.

-''BİZİM IRAK'TAN BİR TALEBİMİZ YOK MU?''-

CHP Genel Başkanı Baykal, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, Erbil'i ziyaretine işaret ederek, ''Kuzey Irak'ın Türkiye'ye yönelik yapması gereken birşey yok mu? Bizim kuzey Irak ve Irak'tan bir talebimiz yok mu? PKK'nın terör örgütü olarak ilan edilmesini sağlayamaz mıyız? Örgütün elebaşlarından bazılarının Türkiye'ye teslim edilmesini sağlayamaz mıyız? Bunları, onlardan almanın bir yolunu bulamıyor musunuz? Kandil'e giden yolları tutmak mümkün değil mi?'' sorularını yöneltti.
Kuzey Irak'ta, PKK'yı gerekirse Türkiye'ye karşı kullanmak amacıyla destekleyen güçlerin bulunduğunu belirten Baykal, ''Bu güçlerle işinizi halledin. Bu doğrultuda bir çalışmanın işaretini göremiyoruz'' dedi.

-''EKMEĞİNE YAĞ SÜRÜYOR''-

Türkiye'nin 72 milyon tapusunun bulunduğunu, her tapunun, tek tek vatandaşların elinde olduğunu dile getiren Baykal, sözlerini şöyle tamamladı:
''Ana nokta, Hükümetin, Türkiye'ye bir bütün olarak değil, etnik kimlikler penceresinden bakma anlayışını artık bırakması gereğidir. Maalesef çok uzun süre, Sayın Başbakan, 28 ya da 38 kimliği; birbiri ardından söyleyerek, Türkiye tarifi yapmayı çok önemli saymıştır. Bu yanlış bir yaklaşımdır. Elbette herkesin kendi etnik kimliği vardır. Ama siyasetçilerin bunu diline dolaması, doğru, uygun değildir. Siyasetçinin görevi, bütün etnik kimlik mensuplarına eşit bakmak, bir bütünün parçası olduğunu ifade etmektir. O bütünün adını söylemekten de Türkiye'yi yönetenler hiçbir zaman geride kalmamalıdır. Şöyle yüreğini doldura doldura Başbakan'ın, Türk milleti dediğini duymak istiyorum. Bu konudaki zafiyetin, Türkiye'yi ayrıştırmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürdüğünü unutmamalıyız.''

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 14:03

İLGİLİ HABERLER