Gündem
  • 19.6.2009 01:07

BAYKAL: 'SUÇ DUYURUSU SİYASİ BİR GÖSTERİŞ!..'

CHP lideri Deniz Baykal, Teke Tek'te Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı.

Baykal, ''Türkiye darbeye karşı şerbetlendi, ama belgelere karşı şerbetlenmiş değiliz. Belge atom bombası gibi... Akla, vicdana hükmediyor. Bir belge ile 70 milyonu bir yönden başka yöne çekiyorsunuz. Şimdi bunu keşfettiler ve Türkiye bunu tehlikeli bir şekilde yaşamaya başladı'' dedi.

DENİZ FENERİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Habertürk televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Habertürk televizyonunda canlı yayınlanan "Teke Tek" adlı programa katılan Baykal, gazeteci Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı. CHP lideri Baykal, Deniz Feneri soruşturmasıyla ilgili sürecin bürokratik engeller gerekçe gösterilerek uzatıldığını, iktidarın soruşturmada ismi geçen kişileri sahiplenir gibi hareket ettiğini iddia etti.
RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın istifa etmesi gerektiği fikrini Başbakan Yardımcı Bülent Arınç dahil, iktidar partisinden bir çok ismin seslendirdiğini söyleyen Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu ifadeleri "şahsi görüş'' olarak değerlendirdiğini, bunun yanlış olduğunu savundu.
Zahid Akman'ın sadece RTÜK başkanlığından değil, üyelikten de istifa etmesi gerektiğini öne süren Baykal, konunun iktidarın verdiği önemli sınavlardan biri olduğunu kaydetti.


-''DARBE SİYASET GÜNDEMİNDEN ARTIK ÇIKTI''-

''Artık Türkiye'de kimse darbeye bel bağlamıyor. Türkiye darbeye karşı şerbetlendi. Darbe konusunun artık Türkiye'nin siyaset gündeminden çıkmış olduğunu görüyorum. Türkiye'deki Ordu'yu temsil eden, Ordu'nun temel sorumluluğunu üstlenmiş olan bütün kuvvetlerdeki bütün birimlerdeki ciddi unsurların böyle bir tercih içinde olmadığı ortadadır

Bir askeri müdahale ile Türkiye'de ülke yararına hiçbir sonuç alınamayacağı konusunda benim kafamda olağanüstü net bir tablo vardır. Böyle bir girişimi onaylamayacağım, böyle bir girişimin içinde, önünde, arkasında, yanında olmayacağım, ya da bu girişimden işbirliği içinde partime, kendime, siyasi düşünceme yönelik arayış içinde olmayacağım o kadar açıktır ki... "

Askere karşı sistematik bir kampanya götürülmesinin de her zaman karşısında olduğunu dile getiren Baykal, askerin kendi işini, siyasetçinin de kendi işini yapması gerektiğini vurguladı. Baykal, ''Bizim asker konusuna çelişkili bir tavrımız yok. Biz demokrasiye inanıyoruz'' dedi.

-''BALIKLAMASINA ATLAMIŞLARDIR''-

Baykal, Taraf Gazetesi'nde yayımlanan belgeye ilişkin soruyu yanıtlarken de konuyla ilgili açıklama yapmak için 3 gün beklemesinin nedeninin durumun netleşmesini görmek olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın belgenin ortaya çıkmasının hemen ardından aceleyle bir açıklama yaptığını savunan Baykal, ''Başbakan ve onun etrafındaki sistem, pek çok kişi balıklamasına atlamışlardır ve yanlış yapmışlardır. Şimdi toparlamaya çalışıyorlar'' dedi.

Başbakan Erdoğan'ın belgeyle ilgili konuyu yargıya götürecekleri açıklamasını yaptığını hatırlatan Baykal, yargıya belgenin gerçek olduğunu kabul ederek gidilebileceğini söyledi. O durumda yargıya gitmenin de yeterli olmayacağını savunan Baykal, ''Doğrudan meseleye el koyacaksın sorumlular hakkında karar alacaksın. Eğer doğruluğuna inanıyorsan, onu yapacaksın'' diye konuştu.

Belgenin sahte olması halinde davanın ne olacağını soran Baykal, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkmasının gereği üzerinde durdu.

Belgenin ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında ortaya çıktığını bu nedenle zaten yargıya konu olduğunu da belirten Baykal, AK Parti'nin konuya ilişkin suç duyurusunu ''siyasi bir gösteriş, belge karşısında hiç bir şey yapmadılar demesinler'' anlayışı olarak nitelendirdi.

Baykal, belgenin aslının nerede olduğunun da netlik kazanmadığını ifade ederek, gerçeklerin ortaya çıkması için bir an önce aslının hukuk süreci içine sokulması gerektiğini kaydetti.

-''ÖZ ELEŞTİRİ İHTİYACI ORTAYA ÇIKAR''-

''Belgenin Ordu mensubu kişilerce hazırlanmış olması halinde Genelkurmay Başkanı'nın gereğini yapmasına'' ilişkin açıklaması olduğu kaydedilerek yöneltilen ''Nedir gereği, istifa mı etmeli?'' şeklindeki soruya Baykal, ''Gereğini yapmalıdır demedim, bir değerlendirme yapmaya ihtiyaç vardır dedim. Herhalde bu değerlendirme de yapılır, bir idari soruşturma, öz eleştiri ihtiyacı ortaya çıkar'' karşılığını verdi.

Baykal, şöyle konuştu:

''Eğer Genelkurmay'da, Genelkurmay'ın Harekat Dairesi'nin 3. bölümünde sorumlu bir albayın ve çalışma arkadaşlarının hiyerarşi, emir-kumanda söz konusu olmadan, kendi inisiyatifleriyle, kendi özel ilişkileriyle böyle bir ilişkinin içinde oldukları ortaya çıkar ise elbette bunlar bu davranışlarının yargı süreci içinde hesabını verirler, gereken elbette hukuk tarafından yerine getirilir, ama Genelkurmay'ın bu kritik noktalarında bu anlayışla, böyle gevşek yaklaşım içinde hangi amaca nasıl hizmet edeceği belli olmayan insanların görev yapıyor olmasının ortaya çıkması da sükunetle, sessizlikle geçiştirilecek bir durum olmaz. 'Bu söz konusudur', 'böyle olacak' anlamında söylemiyorum. Öyle midir değil midir bilmiyorum, ama böyle bir şey olursa bunu o zaman konuşuruz.''

Belgenin sahte çıkması halinde bunun da çok vahim bir durumu ortaya çıkaracağını kaydeden Baykal, şöyle devam etti:

''Bence Genelkurmayda ortaya çıkan bulaşıklık, hiyerarşi içinde olmadığı ortada, elbette vahimdir, ama öbürü ondan daha vahimdir. Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmaya yönelik bu kadar gerçeklerden kopuk, insafsız, acımasız, tahrip etmeyi göze almış bir husumet, düşmanlık duygusu içinde böyle bir plan yapacaksın... Bunu anlamak mümkün değil. Bu ortaya çıkarsa hemen şunu sormak gerekir; bunu yapanlar kimlerdir? Bunu yapma iradesini nereden buluyorlar, gücünü nereden alıyorlar? Onları böyle bir büyük tezgah kurma, komplo kurma, bir büyük milli fitne yaratma noktasına getiren olanakları kimler sağladı. Ortaya çıkarsa bunları konuşacağız, şimdi kimsenin günahını almak istemiyorum. Bu belge sahte ya da doğru hükmü güvenilir bir şekilde verilir ise her şeyi oturup yeniden konuşacağız. O zaman sorular çıkacak ortaya.'' (haberturk)

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 16:48

İLGİLİ HABERLER