Gündem
  • 20.4.2004 00:20

BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A "ASKERİN ETKİNLİĞİNİ AZALTALIM" TEKLİFİ!..

Deniz Baykal, askeri müdahalelerin Anayasa'dan değil, başka hukuki düzenlemelerden güç alınarak yapıldığını belirterek, hükümetin bunu değiştirme kararını vermesi halinde destek verebileceklerini bildirdi.

 
TBMM'de düzenlenen ''Milli Egemenlik ve Siyaset'' Sempozyumu'nda Meclis Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, konuşmalarının ardından dinleyicilerin sorularını yanıtladı.


TBMM Başkanı Arınç, Anayasa'nın ''temsilde adalet, yönetimde istikrar'' ilkesini hatırlatarak, seçim kanunlarının bu ilkeye uygun olması gerektiğini söyledi. Hem temsilde adalet hem de siyasetteki parçalanmayı ortadan kaldıracak düzenlemeye ihtiyaç olduğunu kaydeden Arınç, kendisini ziyaret eden Hollanda Meclis Başkanı'nın kendi parlamentolarında 10 siyasi partinin temsil edildiğini hatırlatarak, ''size gıpta ediyorum'' dediğini aktardı.
Başka ülkelerde yüzde 10 barajın olmadığını ya da daha düşük olduğunu hatırlatan Arınç, barajı koruyarak ya da düşürerek, siyasi partilerin parlamentoda temsil edilmesini sağlayacak formülün bulunabileceğini belirtti.

 Meclis Uzlaşma Komisyonu'nun sadece Anayasa değişikliklerini değil, seçim ve siyasi partiler kanunlarında önemli değişiklikleri de ele alabileceğini anlatan Arınç, her siyasi partinin mümkün olduğu ölçüde parlamentoda temsil edilmesi hem de ittifaklara imkan verilebilecek düzenlemeler yapılması gereğini ifade etti. Arınç,''Gönlüm, seçim kanununda ciddi değişiklik yapılmasından yanadır''dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisine yöneltilen ''Türkiye egemenliği ne zaman kutlayacak?'' sorusunu anlamakta zorlandığını belirterek, Türkiye'nin egemenliği yıllardır kutladığını ve bu konuda sıkıntısı olmadığını söyledi. Erdoğan, ''Bu tür soruları gündeme getirmeyi de çok çok sulandırılmış sorular olarak görüyorum, doğru bulmuyorum'' dedi.


Siyasi partilerin her konuda mutabakat zemini yakalamalarının mümkün olmadığını kaydeden Erdoğan, mutabakat ve ihtilafların olmasının ''demokrasinin cilvesi, nazlanma teknikleri'' olarak görülmesi gereğini vurguladı.


''Parlamentoda niye iki tane parti?'' sorusuna karşılık, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde de parlamentoların ağırlıklı olarak 2 partiden oluştuğunu ifade eden Erdoğan, yüzde 10 barajının istikrarın yakalanması düşüncesiyle konulduğunu belirtti. Tek partili dönemlerde Türkiye'nin istikrarı yakalandığına işaret eden Erdoğan, ''Bu tabi, bizde belki koalisyon kültürünün henüz kemale ermediğinin de bir alameti olabilir. Koalisyon hükümetlerinin Türkiye'ye hizmet etmesi zor olmuştur. Ama tek partili iktidarlarda Türkiye istikrarı yakalamıştır, sıçrama yapmıştır'' dedi.


Seçimlerde yüzde 10 barajının istikrar düşüncesiyle alındığını kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


''Yüzde 10 barajı kararı alanlar, ne yazık ki sandığa gömüldüler. Bu demek değildir ki, bu yüzde 10 barajı ilelebet böyle gidecek. Türkiye'de daha önce gündeme geldi, sonra gündemden kalktı. Örneğin, 400-450 milletvekili aynı şekilde baraja uygun olarak seçilebilir. Ama bunun yanında 100 milletvekili, baraja tabi olmadan Türkiye Milletvekili olarak seçilebilir. Hatta bunlar, örgütün seçtiği milletvekili olabilir, teknokrat, bürokratlardan, genel merkezin oluşturacağı milletvekili listesi olabilir. Böyle bir şeyi oluşturmak suretiyle yüzde 1 oy alan parti bile Meclis'te bulunma fırsatı yakalayabilir. Bunlar zaman içinde mutabakat zemini yakalanması gereken konulardır.''
Erdoğan, bir soru üzerine, Anayasa'nın 6. maddesinde değişiklik yapılmasının Hükümet'in gündeminde olmadığını belirterek, ''Bunlar nereden çıkarılıyor, anlayamadım?'' dedi. Uluslararası anlaşmaların üst hukuk durumunda olduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin içe kapalı bir ülke olmaktan çıktığını ve dünyanın gündemine oturduğunu söyledi.


CHP Lideri Deniz Baykal, kendisine yöneltilen soruları yanıtlarken, Birinci Meclis'in toplumun her kesimini yansıttığını, o zaman bir temsiliyet krizi yaşanmadığını söyledi.


Bir başka soru üzerine, askeri müdahalelerin Anayasa'dan değil, başka hukuki düzenlemelerden güç alınarak yapıldığını belirten Baykal, Hükümet'in bunu değiştirme kararını vermesi halinde bunda engel yaşanmayacağını, kendilerinden istenmesi halinde destek verebileceklerini bildirdi.


Geçmiş askeri müdahalelerin dayanak olarak kullandığı düzenlemelerin yasalardan değil, toplumun genel anlayışı bilinci ve siyasi zihninden yola çıkıldığını belirten Baykal, ''Türkiye, herhangi bir askeri müdahaleyi mümkün sayacak noktayı çok aşmıştır. Türkiye'de bir askeri müdahale olasılığını ebediyen gündemden düşmüş olduğunu kabul ediyorum. Türkiye, demokratik dönüşümünü ve değişimini gerçekleştirmiştir. Bunda herhangi bir sorunumuz yoktur. Türkiye milli iradenin, parlamentonun üstünlüğü anlayışını hayata geçirmiştir'' diye konuştu.


Baykal, Türkiye'de siyasal ilginin yeterli olmadığını, bunun geliştirilmesine, yaygınlaştırılmasına ve içerik kazandırılmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Baykal, 1876 ve 1908 meclislerinin, Türkiye'ye meclis konusunda bir alışkanlık kazandırmaya başlaması açısından önemli olduğunu belirterek, ''Eğer biz 1920'de açılan meclisi, 1876 ve 1908 meclisinin uzantısı sayarsak büyük hata yapmış oluruz. Öyle olsaydı, bizde de İngiltere'deki meşruti monarşi olması gerekirdi. Şimdi tamamen farklı bir konseptle, egemenlik anlayışıyla yola çıkılmıştır. 23 Nisan'da kurulan bu Meclis, padişahın değil, milletin meclisidir'' dedi.

Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:03

İLGİLİ HABERLER