Ekonomi
  • 29.11.2002 11:18

BDDK ŞİMDİ NE DİYECEK

KAYNAK : Haber Vitrini AK Parti İstanbul Milletvekili Azmi Ateş, Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'e Pamukbank'ın Fon'a devrinin nedenlerini ortaya çıkaran yazılı bir soru önergesi verdi. Danıştay'ın Pamukbank'a el konulmasıyla ilgili bütün kararları iptal etmesinin ardından gerçekler çorap söküğü gibi gün ışığına çıkıyor. Daha önce eski Bakan Kemal Derviş'e yönelttiği sorularının yanıtını alamadığını söyleyen Ateş'in önergesi özetle şöyle: • BDDK'nın görev ve yetkilerine bakıldığında, Pamukbank'a el konulması operasyonu yasayla çelişmiyor mu? • Pamukbank, Yapı Kredi Bankası'yla (YKB) birleştirilseydi Türkiye'nin 2. büyük bankası olacaktı. Böylece Pamukbank'ın sermaye problemi kalmayacaktı. Böylece rasyolar, BDDK tarafından el konulmayı gerektiren seviyenin çok üzerinde olmayacak mıydı? Durum bu olduğu halde BDDK bu iki bankanın birleştirilmesine neden izin vermedi? Aynı kurallar uygulandı mı? Ateş, aslında yanıtı çok açık olan ve belgeleriyle kanıtlanan soruları yönlendirmeye devam ediyor; • Çukurova Grubu firmalarının Pamukbank'a olan borçlarının tamamının zarar yazdırıldığı, buna karşın, verilen teminatların (Yeterli kalite ve tutarda olduğu halde) dikkate alınmadığı doğru mudur? • Bu konuda farklı bankalarda aynı türden alacaklar için farklı oranların ve değerleme uygulamalarının söz konusu olduğu iddiası doğru mudur? Ateş bu soruyu ilerleyen sayfalarda daha da açık bir şekilde soruyor. • Sermaye yeterliliklerinin tespitinde, tüm bankalara aynı kurallar uygulanmış mıdır? Karşılık tesisi ve değer tespitinde aynı türden alacaklar ve varlıklar için farklı bankalarda farklı esaslar ve kurallar uygulanmış mıdır? • Bu meyanda özellikle teminatlar, iştirakler, menkul ve gayrimenkul kıymetlerin değerlendirilmesinde İş Bankası ile Yapı Kredi ve Pamukbank'a uygulanan kıstaslar aynı mıdır? Değilse neden değişik kıstaslar uygulanmıştır? Ateş soruları netleştiriyor a) Bazı bankaları güçlü göstermek için Hakkari, Dinar Şubelerinin hizmet binalarının her birinin değeri 7-8 trilyon lira olarak belirlenirken, Pamukbank'ın trilyonlarca değerindeki çok değerli iştiraki ve gayrimenkullerinin yok sayıldığı iddiaları doğru mudur? b) Sermaye açığı iddiasıyla el konulan Pamukbank'ın portföyündeki çok değerli olan YKB'ın hisselerinin değeri -mali iştirak- sermayeden indirilmiş midir? c) Pamukbank'ın değerlendirilmesinde Turkcell hisselerinin dikkate alınmadığı, buna mukabil BDDK tarafından -Turkcell'den çok daha küçük ve zarar eden bir operatör olan- Aria Şirketi'nin değerinin, Turkcell'e nazaran iki misli daha fazla tespit edildiği doğru mudur? Çelişkiler ortaya çıkarılıyor Çukurova Grubu'nun verdiği teklifle 1.5 yıl içinde borçlarının üçte ikisinin tasfiyesinin sağlanacağının yer aldığı önergede, BDDK'nın operasyonlarının nasıl izah edileceği soruluyor. Ateş, soru önergesinde, BDDK'nın el koyma gerekçeleri arasındaki çelişkileri de bir bir gözler önüne seriyor. Gerekli teminat sağlandığı halde faiz reeskontlarının iptal edilip sermayeden düşürülmesine dikkat çeken Ateş soruyor: 'Bu durum kuralların farklı kişi ve bankalar için farklı uygulandığı iddialarını desteklemiş olmaz mı?' Ateş, BDDK'nın kontrolündeki TMSF'na devredilen bankaların ülkeye maliyetinin ne kadar olduğunu, bankaların Fon'a devredildikleri tarihten bugün kadar maliyetlerinin ne kadar arttığını soruyor. Aslında Ateş'in sorduğu soruların tamamının yanıtı biliniyor. Uluslararası bir operasyonla; Kemal Derviş, BDDK ve stratejik işbirliği yapan grupların ortak planıyla el koyulan Pamukbank'taki gerçekler kamuoyuna bir bir açıklanmıştı. Fakat ne Kemal Derviş bu soruları yanıtladı, ne BDDK yargıya ve denetime kapılarını açtı. Pamukbank'tan yola çıkarak, Yapı Kredi Bankası ve oradan da Turkcell'e uzanan bir yok etme oyunu, Danıştay'ın tokat gibi kararıyla bozuldu. Karar hukuku üstün kıldı ancak bu süreçte olan Pamukbank'ın itibarına ve güvenine oldu. Şimdi güven erezyonuna uğramış bankayı Çukurova Grubu BDDK'dan eski haliyle istiyor. Ateş, Çukurova Grubu'nun uğradığı bu zararın nasıl giderileceğini de soruyor. Bu iddialara yanıt verin • Pamukbank'ın Fon'a devri ile aslında hedefin Yapı Kredi Bankası olduğu, bu bankaların değerlerinin çok düşük seviyelere çekildiği, böylece bu bankaların çok ucuz fiyatlarla belli grupların ve yabancıların ilgi alanına sokulduğu, bu sürecin devamında Turkcell başta olmak üzere, belli iç ve dış kesimlerin iştahını kabartan teknoloji ve iletişim şirketlerinin ucuza kapatılacağı ve ülkemizin önde gelen bir sermaye grubunun çökertilmesinin amaçlandığı iddiaları doğru mudur? Ateş, bankadan bilgilendirme raporu istendiği ancak okunmaya bile gerek görülmeden bankaya el konulduğunu da soru önergesine ekliyor. • Fizibilite Raporu'nun 17.06.2002 tarihinde alındığı iddiası doğru ise, 18.06.2002 tarihinde alınan devir kararı karşısında -dikkatli ve derinlemesine değerlendirme ifadesi- geçerlilik taşır mı? • Bu durum, operasyonun alelacele gerçekleştirildiğinin bir göstergesi değil midir? • Danıştay'ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararının bu gerekçeye dayanması bu tespiti teyit etmiş olmuyor mu? (Akşam) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:47

İLGİLİ HABERLER