Bir dozu 2 sene etkili olacak: Yerli Kovid aşısının Faz-1 çalışması başladı

3 dk okuma
Bir dozu 2 sene etkili olacak: Yerli Kovid aşısının Faz-1 çalışması başladı

Hızlı Özet

Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü'nce Kovid-19'a karşı 'adenovirüs' yöntemiyle geliştirilen, ağız ve burundan da uygulanabilen yerli aşının Faz-1 çalışmaları Ankara Şehir Hastanesi'nde başladı. Aşıyı geliştiren Enstitü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut, "Aşının uzun süreli bir bağışıklık oluşturmasını bekliyoruz. Yani 3-4 ayda bir tekrar doz yapmak yerine aşılandıktan sonra ortalama 2 yıl kadar etkili olmasını tasarladık" dedi.









Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü'nce Kovid-19'a karşı 'adenovirüs' yöntemiyle geliştirilen, ağız ve burundan da uygulanabilen yerli aşının Faz-1 çalışmaları Ankara Şehir Hastanesi'nde başladı. Aşıyı geliştiren Enstitü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut, "Aşının uzun süreli bir bağışıklık oluşturmasını bekliyoruz. Yani 3-4 ayda bir tekrar doz yapmak yerine aşılandıktan sonra ortalama 2 yıl kadar etkili olmasını tasarladık" dedi.









TÜBİTAK Kovid-19 Türkiye Platformu'nca desteklenen 7 yerli aşı adayından Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen aşının çalışmalarına, 17 Mart 2020'de başlandı. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut öncülüğündeki 8 kişilik ekip, 'adenovirüs' yöntemiyle yerli aşıyı geliştirdi. Laboratuvar ortamında üretimi yapılan aşının hayvan deneyleri başarıyla tamamlandı.



Klinik çalışma için 28 Temmuz 2020'de Sağlık Bakanlığına başvuruldu. Ancak yönetmelik gereği insan deneyleri için fabrika ortamında üretim yapılması gerektiği belirtilerek, izin verilmedi. Bunun üzerine geçen kasım ayında Çerkezköy'deki ilaç fabrikasıyla anlaşma yapıldı. Fabrikada aşının üretilmesinin ardından klinik çalışma için ikinci kez Sağlık Bakanlığına başvuru yapıldı. Bakanlığın izin vermesinin ardından ağız ve burundan da uygulanabilen aşının Faz-1 çalışması başladı.



"İKİ YIL KADAR ETKİLİ"



Ankara Şehir Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi'nde başlayan çalışmayla ilgili konuşan Prof. Dr. Akbulut, Mart 2020'de başladıkları çalışmada klinik aşamasına geldiklerini söyledi.



Akbulut, "Şu anda en yaygın ve dünyada kullanılan aşılar mRNA tabanlı aşılar, inaktif aşılar ve benzer adoneviral vektör aşılarda var. Bizim aşımız, tasarımı itibarıyla yenilikçi bir aşı ve ileri teknoloji ürünü bir adoneviral vektör aşısı. Böyle bir aşının ülkemizde yapılabilmesi ve bu aşamaya getirilmesi bizler için önemli bir olay. Platformumuzun 3'üncü aşısı bu. Turkovac ile de birlikte toplam 4 tane yerli aşı geliştirilmiş oldu. Aşımızın tüm varyantlara etkili olmasını bekliyoruz, Omicron da dahil. Kesin sonuçları klinik çalışmadan sonra söyleyebileceğiz. Tasarım itibarıyla mevcut aşılardan yaklaşık 6-8 kat daha güçlü ve daha geniş kapsamda olacak şekilde planlandı. Bir diğer özelliği de uzun süreli bir bağışıklık oluşturmasını bekliyoruz. Yani 3-4 ayda bir tekrar doz yapmak yerine aşılandıktan sonra ortalama 2 yıl kadar etkili olmasını tasarladık. Ama tabii şu an bütün bunları tasarım olarak söyleyebiliyoruz. Gerçek çalışmayı klinik çalışmayı yaptıktan sonra hep beraber göreceğiz" şeklinde konuştu.



"AĞIZDAN VE BURUNDAN UYGULANABİLİR"



Akbulut, normalde koronavirüsün ağız ve burun yoluyla vücuda girdiğine vurgu yaparak, "Burada 'mukosal immünite' dediğimiz ağız ve burun boşluğumuzda bulunan yapılarda bir bağışıklık oluşturulması lazım. Gerçek anlamda pandemiyi kıracak, pandemiyi bitirebilecek aşı tipi ağızdan ve burundan uygulanabilir aşılar olacak. Bizim aşımız da şu an bunu sağlayacak; ama Faz-2'den itibaren ağızdan ve burundan uygulama başlayacak. Ayrıca gönüllü olmak için hiç koronavirüs geçirmemiş olmak ve aşılanmamış olma şartı var. Biraz zor gibi görünüyor; ama ben bütün halkımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Henüz Covid-19 geçirmemiş ve aşılanmamış olanlar varsa 18- 59 yaş arasındakileri bu çalışmaya katılmaya çağırıyorum" diye konuştu.



MANDAL: ÇOK KIYMETLİ GÖRÜYORUM



TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ise, desteklemiş oldukları 'adenovirüs' tabanlı aşının Faz-1 çalışmasına başladıklarını belirterek, "7 aşı adayımız vardı. Bunlardan 3’ü klinik aşamaya gelen aşılarımızdı. Bunlardan şu an 3'üncüsü olan 'adonevirüs' tabanlı aşımızın Faz-1 çalışmasına başlanacak. Her gün yaşadığımız değişik virüslerle karşı karşıyayız. Vücudumuzun alışık olduğu virüsler bunlar esasında. Bu aşının diğer bir özelliği de Faz-1 çalışmasını başarı ile tamamlandığında, bu aşının ağız ve burundan verilebilme potansiyeli de var. O anlamda ben çok kıymetli görüyorum" dedi.




TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal
 



DHA


TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal



Mandal, aşının Faz-1 çalışmasının 36 gönüllü ile başlayacağını belirterek, "Bu bizim bu çalışmamıza özel bir sayı değil. Diğer çalışmalarda da benzerdi. Bunun ağızdan veya burundan verilmesi bir defa tercih noktası" ifadesini kullandı.









 










Bu haber 1219 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yaşayan bebeğe ‘ölüm raporu’ düzenleyen doktoru Yargıtay kusursuz buldu
Sağlık

Yaşayan bebeğe ‘ölüm raporu’ düzenleyen doktoru Yargıtay kusursuz buldu

İzmir’de 2 yıl önce bebeklerini doğum sonrası ‘ölü’ olarak kucaklarına alan aile, yolda bebeklerinin nefes aldığını fark etti. Bebeklerini kısa süre sonra kaybeden aile hem doktora hem de Sağlık Bakanlığı’na tazminat davası açtı. Doktora açılan davada Yargıtay, "Lazarus Fenomeni" hakkında emsal nitelikte bir karara imza attı ve doktoru kusursuz buldu. İşte davanın detayları…

Habervitrini12362 Görüntüleme
Pancar: İnanılmaz sağlık faydaları olan besleyici bir hazine
Sağlık

Pancar: İnanılmaz sağlık faydaları olan besleyici bir hazine

Beslenme uzmanı Lily Souter, pancarın sadece atletik performansı destekleme ve sağlıklı kan basıncını koruma potansiyelinden dolayı değil, aynı zamanda kendine özgü tadı ve çekici doğal rengi nedeniyle de diyetinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu söylüyor.

Habervitrini10408 Görüntüleme
Kronik yorgunluk sendromunun fizyolojik bir nedeni tespit edildi
Sağlık

Kronik yorgunluk sendromunun fizyolojik bir nedeni tespit edildi

Yazarlara göre, bu yeni çalışma, miyaljik ensefalomiyelit/miyelodisplastik sendromu (ME/CFS) ile beynin toksik metabolitleri ortadan kaldırdığı "boşaltım sistemi" olarak tanımlanabilecek glimfatik sistemin işleyişi arasında bağlantı kuran ilk çalışmadır  .

Habervitrini10178 Görüntüleme
Bilim insanları insanların en sık gördüğü 6 rüyayı belirledi.
Sağlık

Bilim insanları insanların en sık gördüğü 6 rüyayı belirledi.

Simba uzmanları, haftada 2.000'den fazla yetişkinin rüyasını analiz etti. En yaygın olanlar , kişinin kovalandığı, geç kaldığı veya kaybolduğu rahatsız edici rüyalardı .

Habervitrini10506 Görüntüleme