BİRGÜN'Ü KARIŞTIRAN MEKTUP...

••3 dk okuma
BİRGÜN'Ü KARIŞTIRAN MEKTUP...

Hızlı Özet

“Birgün'de yayımlanan okur mektubu gazete yönetiminde çatlak yarattı. Köşe Yazarı Derman Abi, kendisini eleştiren bir mektubun yayımlanması üzerine istifa etti.”

Birgün Gazetesi'nin okur mektupları köşesinde Barış Yarkadaş imzasıyla yayımlanan mektup tartışmaya yol açtı. DERMAN ABİ imzasıyla yazan köşe yazarı, kendisinin eleştirildiği mektubun gazetede yayımlanması üzerine istifa edeceğini söyledi. Yönetim DERMAN ABİ'yi son anda ikna etti. Ancak, Yarkadaş'ın mektubunu sayfada yayımlayan editör Sibel Korkmaz, yönetimden gelen ''Mektubu neden yayımladın?'' eleştirileri üzerine istifasını verdi. Dün gece istifa eden Korkmaz, sabahleyin yönetimce toplantıya çağırıldı. Korkmaz istifasını geri aldı. Peki mektupta ne yazıyordu? »

İşte o mektup:

Hiç komik değilsiniz!

BARIŞ YARKADAŞ

Birgün Gazetesi'ni, yayınlandığı günden itibaren hergün düzenli olarak okuyorum. Öyle ki; bir dönem, gazeteden iki tane alıyordum. Amacım, ''medyada yeni bir ses, yeni bir soluk ve yeni bir pencere'' olacağına inandığım Birgün'ün yaşam mücadelesine destek olmaktı.

Kirlenmiş medya ortamında, alternatif olmanın yeni bir dil yaratmaktan geçtiğini bildiğim için, Birgün'ün bu yeni dili yaratacağına inanıyordum. Ancak, geride bıraktığımız süre gösterdi ki; yanılmışım... Birgün de eleştirdiği ve alternatifi olma kaygısıyla yola çıktığı medyadan farklı bir dil kuramadı. ''Yeni bir dil'' yaratamadı. Hatta, dönem dönem yaygın medyayı bile geride bırakan, okurları hayrete düşüren örnekler sergiledi. Bunun en açık göstergesi ise ''fıkra'' köşesinde yaşandı. Hala da yaşanıyor.

LAZLARI AŞAĞILAYAN FIKRALAR

Birgün'ün fıkra sayfasında hergün, Lazları aşağılayan Temel-Dursun-Fadime fıkraları yayınlanıyor. Polisin işkence yaptığını anlatan fıkralarda, sorgu anlatılırken, ''Sıra bizim MİT'çilere gelir...'' deniliyor. Ve polisin ''özgün sorgu yöntemi''yle zanlıyı nasıl ''konuşturduğu''ndan ''sempati''yle söz ediliyor. Birgün, fıkralarda işkencenin ''komik ve sempatik'' hale geldiğini düşünmüyor, ''bizim polis'' diyerek ''işkenceci polis''i farkına varmadan sahipleniyor. Birgün'ün fıkraları, ne yazık ki; hem güldürüp hem de ''düşündüremiyor.'' Sadece DÜŞÜNDÜRÜYOR! Bu düşünce de ''Böyle fıkralar bu gazetede nasıl yayınlanır?'' şeklinde tezahür ediyor.

GÜZİN ABLA'NIN SOL VERSİYONU

Birgün'ün ''yeni dil''deki eksikliği sadece bununla sınırlı değil kuşkusuz. Birgün, yeni bir bakış ve yeni bir dil kuramamanın yanında, varolan geri kültürü de yeniden üretiyor. ''DERMAN ABİ'' başlıklı köşe, GÜZİN ABLA'nın ''sol versiyonu'' olarak hergün köşesinden akıl veriyor. Tam da solun ''abi kültürü''ne uygun olarak. Kim olduğu belli olmayan, karanlık bir gölgeyle temsil edilen ''kalın bıyıklı, kalın çerçeveli'' abi, her konuda akıl-fikir veriyor.

Birgün okurları ise bu tarzı ve yöntemi eleştirmek yerine, DERMAN ABİ'ye hergün mektup yolluyor. Ve gazetede belki de en çok okunan köşe, burası oluyor. Bir diğer gariplik de KİRPİ köşesinde yaşanıyor. Medyayı eleştiren arkadaşlarımız, bir evlilikten yola çıkarak, ''Reklamını gazetelerde bedavaya getirmek isteyenler, haberiniz olsun, Aydın Doğan'ın bir kızı hala bekar'' diye yazabiliyor ve kadını basit bir metaya indirgiyor. KİRPİ, Kürt sempatisinden dolayı, olguları yeterince analiz edemiyor. Kerkük ve Telafer haberlerine getirdiği eleştiri bunu açıkça gösteriyor.

12 EYLÜL'Ü NASIL BİLİRSİNİZ?

Birgün, ne yazık ki; varolan egemen dili ve bakış açısını kıramıyor, aksine ona yeni örneklerle güç katıyor. Köşe yazarları 12 Eylül öncesini anlatırken, ''O karışık günler..'' diye yazıyor, yazabiliyor. Bu sözler bize ''Ülke karışıktı, gençler birbirini öldürüyordu, müdahale ettik'' diyenlerin savunmalarını hatırlatıyor. 12 Eylülcülerin yargılanmasını isteyen manşetle, yazarların düşünceleri örtüşmüyor. Belli ki, Birgün'ün köşe yazarları, ''unutmak istedikleri'' 12 Eylül'ü ''karışık günler'' olarak ''hatırlıyor.''

Kuşkusuz, Birgün üzerine söylenecek çok şey var... Spor sayfasından kültür sanata, Saddam'ın sözleriyle dalga geçen dış haberlerden, borsayı sık sık manşete çeken ekonomi sayfasına kadar... Ancak şimdilik bunları söylemek yeterli sanırım.
Bu haber 16795 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mustafa Sandal'ın eşi Melis Sandal'ın mal varlıkları donduruldu! 11 milyar TL'lik çıkış...
Medya/Magazin

Mustafa Sandal'ın eşi Melis Sandal'ın mal varlıkları donduruldu! 11 milyar TL'lik çıkış...

Yapılan incelemelerde Melis Sütşurup Sandal'ın 11 milyar 515 milyon 633 bin TL'lik para çekim işleminin 2 milyar 119 milyon 693 bin TL'sinin kâr olduğu, ayrıca Sandal'ın tasfiye edilen fonlarda 249 milyon 992 bin 453 TL parasının kaldığı tespit edildi. 

Habervitrini11160 Görüntüleme
Bir bakan istifa edecek dedi, bakan istifa etmeyince hapsi boyladı
Medya/Magazin

Bir bakan istifa edecek dedi, bakan istifa etmeyince hapsi boyladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, gazeteci Ali Tarakcı'nın kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabından paylaştığı "Çok önemli bir bakan Cuma günü istifa edecek" şeklindeki ifadelerini incelemeye aldı.

Habervitrini11062 Görüntüleme
İsrail'in Gazze'deki katliamını anlatan NAZA belgeselinin fragmanı yayınlandı
Medya/Magazin
#Spor#haber#Kültür Sanat

İsrail'in Gazze'deki katliamını anlatan NAZA belgeselinin fragmanı yayınlandı

İtalya'da bu yıl 83'üncüsü düzenlenen Uluslararası Venedik Film Festivali'nde "Jüri Özel Ödülü"ne layık görülen ve İsrail'in Gazze'deki sivil katliamını belgeleyen NAZA belgeselinin fragmanı yayınlandı. |

Habervitrini12284 Görüntüleme
Mehmet Şef, Masterchef yarışmacısını Heimlich manevrasıyla ölümden kurtardı
Medya/Magazin

Mehmet Şef, Masterchef yarışmacısını Heimlich manevrasıyla ölümden kurtardı

MasterChef Türkiye’de ödül oyunu gecesi büyük bir heyecana sahne olurken yaşanan korku dolu anlar stüdyoda bir anda havayı değiştirdi. Bir yarışmacının ölümden döndüğü gecede ilk müdahaleyi Mehmet Şef yaptı.

Habervitrini13745 Görüntüleme