Bosna Hersek Dışişleri Bakanı'ndan müthiş iddia!..
Zlatko Lagumciya, bu amaçla ülkesindeki bankaların tamamına yakınını Avusturya bankalarının satın aldığını söyledi.
BRÜKSEL (AA) - Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Zlatko Lagumciya, ülkesi ve Türkiye'nin Batı'da önyargılarla karşılaştığını söyledi.
Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi'nde konuşan Lagumciya, Türkiye'nin Bosna Hersek'le Sırbistan ve Hırvatistan arasındaki anlaşmazlıkların çözümü için iyi niyetli çabalar gösterdiğini ve bölgedeki etkisini barışı güçlendirecek şekilde kullandığını belirtti.
Lagumciya, "Türkiye ve Bosna Hersek yapıcı rol oynuyor, çözümün parçası oluyorlar ama belli önyargılarla karşılaşıyorlar" tespitini yaparak, "Kimse neden bugüne dek Bosna'ya bugüne dek atanan 5 yüksek temsilciden 2'sinin Avusturyalı olmasını sorgulamıyor- Neden kimse bunun Avusturya Macaristan İmparatorluğu'nun yeniden dirilişi anlamına mı geldiğini sormuyor- Neden kimse Avusturya bankalarının neredeyse bütün Bosna bankalarını satın almasını, Avusturya Macaristan İmparatorluğu'nun Bosna'ya demiryollarıyla bağlanarak bankaların desteğiyle burada ticaret yapmasıyla kıyaslamıyor-" diye sordu.
Lagumciya, Türkiye'nin AB üyeliğine bakışının sorulması üzerine, AB liderlerinin 1980'lerde "Türkiye'yi mi alalım yoksa İspanya, Portekiz ve İrlanda'yı mı-" tartışması yaptığını ve Türkiye'nin AB üyeliğine çok daha hazır olduğu gerekçesiyle daha gerideki ülkelere öncelik verme kararı aldığını hatırlatarak, "Daha az önyargılı olalım" çağrısında bulundu.
-"21'inci yüzyıl 2014'te Saraybosna'da başlasın"-
Bosna Dışişleri Bakanı Lagumciya, 20'nci yüzyılın gerçekte 1914'te Saraybosna'da (I. Dünya Savaşı'nı tetikleyen suikast) başladığını hatırlatarak gerçek 21'inci yüzyılın da 2014'te Saraybosna'da başlamaması için hiçbir neden bulunmadığını söyledi.
Lagumciya, bunun için Bosna Hersek'in NATO üyeliğinin gerçekleşmesi ve AB entegrasyon sürecinde komşularıyla arasındaki farkı kapatması gerektiğini belirtti.
Lagumciya, dış politikada en önemli önceliği olarak işaret ettiği AB ve NATO üyeliği sayesinde Bosna Hersek'te güvenlik endişelerinden kaynaklanan siyasi krizlerin sona ereceğini ifade etti.