İHSAN ALTIKARDEŞ- SUAT ARVAS
BURSA - Ölüm döşeğinde bile muziplikler düşünen Kalkandere, ölü numarası yaptığını, morgda dirildiğinde görevlilerin korkudan arkasına bakmadan kaçtığını söylüyor.
Hayat sevgisini, gülmeye ve insanları güldürmeye bağlayan 53 yaşındaki 2 çocuk babası Kalkandere, yaşadıklarını, ''Hastayım, yaşıyorum, buna ben de şaşıyorum'' isimli stand-up'la sahnelere taşıyor. 7 yıl önce yakalandığı akciğer kanseri sebebiyle kendisine birkaç ay ömür biçilen Kalkandere, yaşadıklarını esprilerle süsleyerek sahneye taşıdı. Hasta yatağında bile muziplikler düşünen, hayatı 'ti'ye alan Kalkandere, hasta yakınlarına ücretsiz sergilediği stand-up gösterilerini Türkiye'nin her yerine götürmek istiyor, ancak sponsor bulamadığı için bunu gerçekleştiremiyor.
'KORKARSANIZ İŞİNİZ BİTER'
Hasta insanların dayanıksız olduğunu, buna karşı cesaret ve savaşmayı tavsiye ettiğini belirten Kalkandere, ''Ben kanserim' demekten korkmayın. 2 tane şık var. Ya savaşıp kazanacaksın, ya da Hamitler'e (mezarlık) santrfor olacaksın. Bu hastalık korkak insanı hiç sevmiyor. 'Korkaksanız işiniz bitti' demektir. Ben kendi hastalığımla çevremi ve kendimi üzmemeye çalıştım. Hala espri yapıyorum. Bütün cesur insanların da biraraya gelmesi lazım. Tiyatro grubu ile bunu kurduk. Ben bu hastalığı ciddiye alsam ne olur'' diye konuştu.
Hasta olduğunda eve ziyaretçi kabul etmediğini ifade eden Kalkandere, ''Gelen misafirler, 'ağlaşıyor, ah vah ediyor' Benim moralimi bozmaya başlayınca, 'kim gitsin' uygulamaya başladım. Ziyaretçileri evden kovdum. Onlara kalsa helva kaynatıp dağıtmam lazım. Ama ben hastayken bile espriler yapıyordum'' şeklinde konuştu.
ÖLDÜ, MORGDA DİRİLDİ
Tedavi gördüğü Uludağ Üniversitesi'nde hasta yatağında bile muziplikler düşünen Kalkandere, dirilen ölü numarasını ise şöyle anlattı:
''Bir gece numaradan öldüm. Ölüm kağıdını hazırladık. Morgdan görevli çağırttık. Morg görevlileri geldi, beni götürdüler. Ama giderken, kendi aralarında 'bayan mı? erkek mi?' diye iddiaya girdiler. Aralarındaki konuşmalar da gerçekten ilginç. Morga sedye üzerinde girdim. Görevliler taşa mı bırakalım, yoksa dolaba mı koyalım derken, çarşafın altından kalktım. 'Ben gideceğim yeri bilirim' deyince görevliler kaçmaya başladı. Yani ölüp de yaşayan hastalardan ilki benim herhalde. Bir gün de İzmir'de ölü taklidi yaptım. Üstüme çarşaf örttüler, hoca geldi, çarşafı kaldırınca, 'göz kırptım' Şaşırınca hocaya , 'Sen hiç çarşafın altından göz kırpan ölü gördün mü?'dedim. Ben ilkleri yapmak istiyorum.''
'ÖLÜMÜ HATIRLAMAK İÇİN MORGA GİDİYOR'
Kendisine 'birkaç ay ömrün kaldı' diyen doktorlara da muzip cevaplar veren Kalkandere, ''Bir doktor, Allah'tan umut kesilmez ama yılbaşını göremezsin' deyince, ' O zaman benim mezara gelir; Noel ağacını iki taş arasına dikersin' dedim. Ben terapiyi kendi kendime de yapıyorum. Hastanenin morguna giderim, bakarım. Görevliler, 'Ne arıyorsun?' derler. Ben de son durağımı görmeye geldim, temiz tutuyor musunuz?' derim. Allah bana insanları cesaretlendirmem için bu misyonu verdi'' şeklinde konuştu.
İlk kez 3 yıl önce stand-up yapmaya başlayan ve izleyenleri gülmekten kıran Latif Kalkandere, gösterileriyle kendisi gibi yüzlerce hastaya moral veriyor. ''Kanseri neşem sayesinde mat ettim'' diyen Kalkandere'ye eşi Müjgan Kalkandere ve kızı Nükhet moral veriyor. Zaman zaman ev halkının önünde ilginç espriler yapan Kalkandere, ONKODAY tarafından verilen ve 'Tahsilsiz Profesör' ödülü adını verdiği ödülü, kendisinden daha cesur olan bir kanser hastasına devredebileceğini ifade ediyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:02