Bozdağ: Güçlü bir ekonomi için hukuka ihtiyaç var.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Güçlü bir ekonomi için hukuka ihtiyaç var. Eğer hukuki açık varsa ne yerli sermaye gelir, ne de yabancı'' dedi.
Hukuk devleti olmanın gerekleri neyse, o hukuka ihtiyaç olduğunu ifade eden Bozdağ, ''İhtilaf olursa, yolum yargıya düşerse bunun adaletli bir şekilde çözüleceğine olan inanca, bu anlayışın kökleşmiş olmasına ihtiyaç vardır. Bir ülkede açıklar her alanda hesap ediliyorsa, hukuki alandaki açıklar var ise ve bunlar kapatılamıyorsa, başka alanlardaki açıkların kapatılması kesinlikle mümkün değildir'' diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, eğitim, ekonomi ve sanayileşme ve her alandaki açıkların kapatılmasının ön şartının hukuki açıdan, hukuk devleti açısından yapılması gerekenleri yapmak olduğunu belirtti.
Bozdağ, şöyle konuştu:
''Eğer açık bırakırsanız sermaye gelmez. Kısacası, güçlü bir ekonomi için hukuka ihtiyaç var. Eğer hukuki açık varsa ne yerli sermaye gelir, ne de yabancı. Burada, himaye eden bir hukuk yoksa, başı dara girdiği zaman himaye eden bir hukuk yoksa, ekonomik gelişme sağlanamaz. Demokrasi açığını kapatmadan, temel hak ve hürriyetleri güvence altına almadan, özgür bir ortam oluşturmadan, rekabetçi bir piyasayı tesis etmeden de güçlü bir ekonomi oluşturulması mümkün değildir.''
Bekir Bozdağ, demokrasiyi kökleştirmek gerektiğini vurguladı. Demokrasinin olduğu yerde, insanların ağzından çıkan lafların kanun olamayacağını, milletin gönlünden geçenlerin, milletin istediklerinin kanun olacağını ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:
''İktidar da milletin istediği gibi olur. Anayasa milletin istediği gibi olursa, kanunlar milletin istediği gibi olursa, millete dayatanların dediği değil, milletin talepleri Ankara'da vücut bulursa, demokrasi açığı da güçlü manada kapatılmış olur. Hukuki açığın, demokrasi açığının olmadığı bir yerde, ekonomik açıkların da kapatılması mümkün olur. Bu açıklar olursa, zirvede olan bir ekonomi bir saat içinde yerin dibine geçebilir.''
-Siyasal istikrar-
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, ekonominin güçlenmesi açısından, siyasal istikrarın da çok önemli olduğunu vurguladı.
Ülkelerin kalkınması, gelişmesi için, ekonomide yatırım ikliminin oluşması, bahar havasının yaza dönüşmesi için mutlaka siyasal istikrara ihtiyaç olduğunu bildiren Bozdağ, şöyle devam etti:
''(Yatırımcı, yerli ve yabancı sermaye sahipleri, hükümet bugün mü düşecek, yarın mı düşecek, falan milletvekillerini transfer ederse hangi parti ile koalisyon kuracak, bir saat sonra partilerin parlamentodaki milletvekili dağılımı nasıl olacak-) gibi bu kadar çok sorunun, tereddütlerin olduğu, siyasal istikrarsızlığın olduğu bir ülkede yatırım olmaz. İşler iyi gitmez, doğru yolda giden arabanız dahi kaza yapmaktan kurtulamaz. Ne kadar iyi şoför olursanız olun, kaza yamaktan kurtulamazsınız.''
Bekir Bozdağ, Türkiye'nin yakın geçmişinde büyük sıkıntılar yaşandığını ve insanların bunları unutmadığını bildirdi.
5 Nisan 1994'te, büyük bir ekonomik kriz olduğunu anımsatan Bozdağ, o günlerde yaşananlara ilişkin olarak şunları anlattı:
''O zaman Tansu Hanım başbakandı. İki anahtar vaadi ile iktidar olmuşlardı. Bir ev ve bir araba anahtarı vadedilmişti ama 5 Nisan'da bütün Türkiye'nin ekonomi arabasını ve bütün Türkiye'nin insanlarını uçurumdan aşağıya attılar. Akşam zengin olan insanlar, sabah fakir oldu. Bırakın bir anahtarı, iki anahtarın sahibi olmayı, anahtarı olanlar anahtarlarından oldu. Yıllar geçti, bu anahtarları vermek de Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarına nasip oldu. Vadetmeden, hayata geçirmek bize nasip oldu.''
Bozdağ, 21 Şubat 2001'de yaşanan ekonomik krizde de yuvaların yıkıldığını, işletmelerin kapandığını, değerli iş adamlarının iflasını istemek zorunda kaldığını, ülkenin yangın yerine döndüğünü bildirdi.
''Yangın olduğu zaman ne yapılır- Eğer kurtarılacak bir şey varsa kurtarılmaya çalışılır. Ama, ülke o hale gelmişken, iktidar yangın yerini bırakıp kaçtı. Millet yangın yerinde bırakılıp kaçıldı, seçime gidildi. Sizler bu duruma el koydunuz ve milleti yangınla birlikte başbaşa bırakıp kaçanları sandığın dibine attınız ve bu yangından milleti kurtaracak kadroyu iş başına getirdiniz'' diyen Bozdağ, milletin yolunu açacak, sorunlarını çözecek kadroyu milletin kararının iş başına getirdiğini belirtti.
Bozdağ, bu tarihten itibaren Türkiye'nin, tüm açıklarını kapatan, sorunlarını çözen bir ülke haline geldiğini, her alanda geliştiğini, IMF'nin bakan tayin ettiği bir ülke olmaktan çıkıp, IMF'ye, 'hem de krizin ortasında', yol gösteren bir ülke haline geldiğini kaydetti.