Ekonomi
  • 19.4.2004 11:51

BÜROKRASİ, MALİ SAYDAMLIKTA ORTALAMANIN ÜZERİNE ÇIKTI...

Endeks sonuçlarına göre katılımcılar, Türkiye'de ''mali saydamlığın yeterli olmadığı ve geliştirilmeye ihtiyaç gösterdiğini'' düşünüyorlar. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) İyi Yönetişim Programı Yöneticisi ve Eski Hazine Müşteşar Yardımcısı Ferhat Emil ile DPT Planlama Uzmanı Hakan Yılmaz tarafından hazırlanan ''Mali Saydamlık İzleme Raporu'' yayımlandı. Raporda, Türkiye'de konusunda uzman bürokrat, denetim elemanı, akademisyen, sivil toplum örgütü üyesi ve basın dahil olmak üzere toplam 23 katılımcı arasında yapılan anket ve buna bağlı hazırlanan mali saydamlık izleme endeksi sonuçları açıklandı. Katılımcıların profiline göre mali saydamlık endeks değerine bakıldığında, bürokrasi yüzde 45.3 ile genel ortalamanın biraz üstüne çıkarken, basın yüzde 38.3 ile ortalama değerinin altında kaldı. Akademisyen ve sivil toplum örgütü üyelerinden oluşan üçüncü grubun ortalama mali saydamlık algılaması ise yüzde 44.1 düzeyinde gerçekleşti. ENDEKS SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Kamu sektörünün ekonomide sahip olduğu rol ve sorumluluklarının açık olması açısından endeks yüzde 43.6 olarak belirlenirken, kamuya bilgi sunma ve raporlama düzeyi yüzde 45.1, bütçenin hazırlanmave onaylanma sürecinde açıklık yüzde 40.1 olarak belirlendi. Endeks, bütçenin uygulanma ve kontrol sürecinde açıklıkta yüzde 41.7, kesin hesapların TBMM tarafından onaylanması ile mali sonuçların dış denetimi ve değerlendirilmesi sürecinde açıklık yüzde 49.7, mali istatistiklerin raporlanmasındaki kurumsal bağımsızlık ve güvenilirlik yüzde 44.3 olarak tespit edildi. KAMU SEKTÖRÜNÜN EKONOMİDE SAHİP OLDUĞU ROL Kamu sektörünün ekonomide sahip olduğu rol ve sorumlulukların açık olması ilkesi başlığı altında yer alan alt kalemlerin endeks sonuçlarına göre, kamu görevlilerin tabi olduğu etik standartların mevcudiyeti ve açıklığı yüzde 33.3 olarak belirlendi. Kamu sektörünün ekonominin geri kalan diğer kısmından sınırları açık bir şekilde ayrılması, kamu sektörü içinde politika oluşturma ve mali yönetimle ilgili rol ve sorumlulukların iyi tanımlanması yüzde 49.2 olarak tespit edildi. Vergi ve benzeri yasal yükümlülüklerin açık bir yasal çerçeveye dayanması, anlaşılabilir, ulaşabilir ve herkeze eşit derecede uygulanabilir olması yüzde 54 olarak belirlendi. KAMUYA BİLGİ SUNMA VE RAPORLAMA DÜZEYİ Yüzde 45.1 olarak belirlenen kamuya bilgi sunma ve raporlama düzeyi ilkesinin alt kalemler itibarıyla endeks sonuçlarına göre, genel yönetim ve bütçe dökümanlarının bu kapsamdaki kurumları ve faaliyetlerini kapsayacak şekilde kamuoyuna sunulması yüzde 39.2 olarak tespit edildi. Bütçeyle sunulan dökümanların, toplam gelir ve giderlerle mali açıklar konusunda tam ve ayrıntılı bilgi setini kamuoyuna sunması yüzde 68.7, bütçe kanuna ilave edilen hükümlerle saydamlığı aykırı düzenlemelere gidilmesi ve bunun yaygınlık kazanması yüzde 31.8 oldu. Devlet bilançosunu oluşturan mali unsurların raporlanması yüzde 43, mali raporların düzenli olarak belli standartlarda yayınlanması ve bu konuda yasal bir yükümlülüğün varlığı yüzde 46.2 olarak belirlendi. Saydamlık açısından Hükümetin, bütçenin tümünü hizmet üretmekten sorumlu kuruluşlarda kendi bütçelerini vatandaşın anlamasını kolaylaştıracak el kitapları, tanıtıcı broşürler, cd gibi materyaller ile standart hale getirilmiş anlaşılabilir raporlarla birlikte sunması ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapması yüzde 33.3 olarak tespit edildi. Bütçe ve bütçeye ekli dökümanların parlamentoya sunulduğu gün başta medya olmak üzere, sivil toplum örgütleri ve ilgili taraflarca elde edilmesi ile genel yönetim başta olmak üzere kamu sektörüne ait gelir-gider farklarının bütçe uygulama sürecinde düzenli raporlanması ise yüzde 49.2 oldu. PERSONEL ALIMI Bütçenin hazırlanma ve onaylanma sürecinde açıklık ilkesinin alt kalemlerinden personel istihdamı ve kamu alımları ilgili düzenlemelerin standart ve kamuya açık olması endeksi yüzde 37.1 olarak belirlendi. Vergi idaresinin yasal olarak politik etkilerden uzak olması ve uygulama sonuçları ve faaliyetleri konusunda düzenli raporlamada bulunması yüzde 39,8 olarak tespit edildi. MALİ İSTATİSTİK Yüzde 44.3 olarak belirlenen mali istatiktiklerin raporlanmasındaki kurumsal bağımsızlık ve güvenirlik endeks sonucunun alt kalemler itibarıyla ele alındığında harcama ve gelir tahminlerinin gerçekçi ve güvenilir olması yüzde 45.4 olarak belirlendi. Devlet İstatistik Enstitüsü başta olmak üzere, ekonomik ve sosyal yapıyla ilgili veri üreten birimlerin, teknik olarak bağımsız ve üretilen verilerin güvenilir olması yüzde 47.2 oldu. Mali tahminlerle makro projeksiyonların hesaplanmasında kullanılan modelin ve varsayımların açık olması, modelin ve varsayımların içsel tutarlılıklarının bağımsız kuruluşlar tarafından değerlendirilmesi yüzde 38.1 olarak belirlendi. Kesin hesapların parlamento tarafından onaylanması ile mali sonuçların dış denetiminde ve değerlendirilmesi sürecinde açıklık endeksi yüzde 49.7 olarak tespit edildi. Parlamentoya sunulan denetim raporlarının medya, sivil toplum örgütleri ve vatandaş tarafından anlaşılabilir formatlarda olması ile kolaylıkla elde edilebilir olması yüzde 43.9 oldu. ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Raporda, ''mali yönetimin güçlenmesi, demokrasinin kalitesinin yükselmesi ve mali etkinlik çabaları'' çerçevesinde mali saydamlığın, yakın geleceğin önemli gündem maddelerinden birisi olarak görüldüğü ifade edildi. Raporda şöyle denildi: ''Endeks sonuçlarından, bundan sonra getirilecek yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve uygulama sonuçlarının toplum yaşamında daha fazla hissedilebilir olması açısından hükümetin, bu alanda yapılan düzenlemeleri ve alınan sonuçları topluma daha iyi anlatması ve sunması gerektiği anlaşılmaktadır.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:03

İLGİLİ HABERLER