Büryan için iki şehir birbirine girdi

••3 dk okuma
Büryan için iki şehir birbirine girdi

Hızlı Özet

“Erçelik, "Türkiye'yi gezsinler, 100 büryancı varsa bunun 90'ı bizim usulümüzle yapıyor. Sadece onlar kendi usullerince yapıyor. Milletin tercihi neyse odur." dedi.”






İki şehir birbirine girdi: Sizce hangi ile ait,,,



Siirt ve Bitlis'te kuyu şeklindeki tandırlarda pişirilen büryan kebabı iki ilde de tescile kavuşmasına rağmen aradaki tatlı rekabet bitmedi. Geçmişi çok eski yıllara dayanan büryan kebabı, Bitlis'te ve 1892-1919 yılları arasında bu ilin ilçesi olan Siirt'te usta ellerde hazırlanarak yıllarca tüketildi. Peki Büryan hangi ile ait? Siirt'e mi yoksa Bitlis'e mi?



Hem Bitlisli ustalar hem de 26 Eylül 1919 yılında 48 sayılı "Heyet-i Umumiye" kararı ile bağımsız sancak haline getirilen, 1923 yılında ise il statüsüne kavuşan Siirt'teki kebap ustaları, bu lezzeti sofralara sunmaya devam etti.





Siirt İl Özel İdaresinin başvurusu üzerine Türk Patent ve Marka Kurumunca 27 Temmuz 2003'te "Siirt büryan kebabı" adıyla coğrafi işaretle tescillenen büryan, Bitlis Ticaret ve Sanayi Odasının yaptığı başvuru ile de 26 Ocak 2021'de tescillendi.





Siirt'te kuzu, Bitlis'te keçi eti ile hazırlanan büryan kebabı iki ilin paylaşılamayan lezzeti olmaya devam ediyor.



- Siirt



Gün ağarmadan servis edilmesinden dolayı "uykudan feragat ettiren lezzet" olarak adlandırılan büryan kebabı, Siirt'te yaylada otlayan sütten kesilmiş kuzu eti ile hazırlanıp 3 metre derinliğinde ve 1 metre çapındaki tandırda buharda pişiriliyor.





Siirt'te ustalar Bitlis'te olduğu gibi kendi hazırladığı büryan kebabının lezzetiyle övünüyor.



"Değerli kardeşlerimiz kızmasınlar büryan Siirt'indir"



Siirt Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkan Vekili Fuat Özgür Çalapkulu, AA muhabirine, komşu iki il arasında yıllardır "büryan" rekabeti olduğunu belirtti.





Çalapkulu, "Tescil belgesini 2003 yılında aldık. Türk Patent ve Marka Kurumundan tescil belgesini alarak büryanın Siirt'e ait olduğunu tescillemiş olduk. Değerli kardeşlerimiz kızmasınlar büryan Siirt'indir." dedi.



Pişirme ve sunuş teknikleri açısından iki ilde ciddi farklılıklar olduğunu vurgulayan Çalapkulu, bunun lezzete de yansıdığını ifade etti.





Çalapkulu, Bitlis'in geçen yıl aldığı tescil belgesinin bu yemeğin oraya ait olduğunu göstermediğini, sadece orada üretildiği anlamına geldiğini savunarak, şunları söyledi:





"Bitlisli kardeşlerimizi Siirt'te ağırlayıp, büryan ikram ederek bu kararın kendileri tarafından verilmesini istiyoruz. Zaman zaman Bitlis'e gidiyor, Bitlisli dostlarımızı da burada ağırlıyoruz. Misafir olduğumuzda bu konu mutlaka gündeme geliyor. Siirt'te 'Siirt büryanı' ön plana çıkar orada da oranın büryanı ön plana çıkıyor. Umarım tartışmaya mahal vermeden dost olarak bu tatlı rekabeti devam ettiririz."





"Bitlisli ustaları Siirt büryanını tatmak üzere kente davet ediyoruz"



Siirt'te 33 yıllık büryan ustası Murat Kayaalp, sütten kesilmiş kuzu eti ile büryan kebabını hazırladıklarını anlatarak, kuyuya bırakılan bakır kazandaki kemikli etin, üstündeki kemiksiz etlerden damlayan yağla, kemiksiz etin ise kemikli etlerin buharıyla piştiğini belirtti.





Kayaalp, "2003 yılında Siirt haklı bulunarak tescil belgesi ilimize verilmiştir. Şu an Siirt'in tescilli yemeği. Nasıl ki Van'ın kahvaltısı, Diyarbakır'ın ciğeri varsa Siirt'in de büryanı var. Ana vatanı burası. Eskiden Siirt Bitlis'in ilçesiydi. Bu nedenle kendilerine mal etmek istiyorlar. Bitlis ile aramızda oluşan tatlı rekabetin haksız rekabete dönüşmesine izin vermeyeceğiz. Bitlis'teki ustalara selamlarımızı iletiyoruz, işleri rast gitsin. Bitlisli ustaları Siirt büryanını tatmak üzere kente davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.



Büryan ustası Bahattin Erçelik de 12 yaşından bu yana dededen kalma mesleği sürdürdüğünü dile getirerek, iki il arasında büryanın hazırlanışıyla ilgili farklılıklar bulunduğunu söyledi.



Erçelik, "Türkiye'yi gezsinler, 100 büryancı varsa bunun 90'ı bizim usulümüzle yapıyor. Sadece onlar kendi usullerince yapıyor. Milletin tercihi neyse odur." dedi.



 




Bu haber 992 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Akın Gürlek'ten Ahmet Şık'a: Bu müptezel
Gündem
#Akın Gürlek Ahmet Şık açıklaması#Ahmet Şık suç duyurusu#TİP Milletvekili Ahmet Şık

Akın Gürlek'ten Ahmet Şık'a: Bu müptezel

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukatı Abdullah Adır, TİP Milletvekili Ahmet Şık'ın iddiaları için açıklama yaptı.

Habervitrini10259 Görüntüleme
Flaş.. Türk askeri Suudi Arabistan'a gidiyor.. Mekke ittifakında son dakika kararı
Gündem

Flaş.. Türk askeri Suudi Arabistan'a gidiyor.. Mekke ittifakında son dakika kararı

Suudi gazeteleri son dakika olarak geçtikleri haberlerinde, Mekke Savunma İttifakı'nın, Suudi Arabistan'a ortak askeri güçlerini ve yeteneklerini belirlenen noktalarda hızla konuşlandıracağını yazdı..

Habervitrini12844 Görüntüleme
Türkiye Ukrayna'ya Korkut hava savunma sistemi ihraç etti
Gündem

Türkiye Ukrayna'ya Korkut hava savunma sistemi ihraç etti

Middle East Eye'dan Ragıp Soylu'nun haberine göre kaynaklar, Türkiye'nin ürettiği az sayıda Korkut hava savunma sistemini Ukrayna'ya ihraç ettiğini belirtti. Korkut sistemi tipik olarak üç silah sistemi aracı ile bir komuta-kontrol aracından oluşuyor.

Habervitrini10988 Görüntüleme
Şükrü Ersoy cevapladı! 119 sarsıntı büyük depremin habercisi mi?
Gündem

Şükrü Ersoy cevapladı! 119 sarsıntı büyük depremin habercisi mi?

Adana ve Osmaniye’de meydana gelen peş peşe depremleri değerlendiren Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Bunun adı deprem kümelenmesi. Bunlar saat ve gün içerisinde yoğunluk kazanabilir. Genellikle bu tür aktivitelerin arkasından büyük bir deprem gelmez. Ama bunun garantisi yok” dedi. 6 büyüklüğünü geçen bir depremi bölgeyi çok etkileyebileceğini belirten Ersoy, 6 Şubat depremlerinin etkisinin de olduğunu vurguladı.

Habervitrini11527 Görüntüleme