Gündem
  • 18.3.2010 10:32

BÜYÜK DESTANIN 95. YILDÖNÜMÜ… ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

Milletimizin, iman ve azmini bütün dünyaya gösteren Çanakkale Zaferi, 95. yıldönümünde hatimler ve törenlerle anılıyor...

Mehmetçiğin inanç destanı

18 Mart Şehitler Günü ve ‘Çanakkale Zaferi'nin 95. yıldönümü, Çanakkale başta olmak üzere, bütün yurtta coşkuyla kutlanıyor. Bundan 95 yıl önce ‘Çanakkale geçilmez' destanını yazdıran ataların evlatları, şehitliklere koşarak o ruhu kaybetmediklerini gösteriyor. Milli Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy'un ‘Bedrin Aslanları' benzetmesiyle yücelttiği Çanakkale şehitleri, bugün ülke genelinde yapılan anma toplantılarında yad edilecek. ‘Şehitler ölmez, Çanakkale geçilmez' mesajı da bir defa daha bütün dünyaya verilecek. Büyük destana imza atan şehitleri anmak için yurdun birçok yerinde mevlit okutulacak.

ÇANAKKALE'Yİ GEÇİP İSTANBUL'U ALMAK İSTİYORLARDI AMA...

Çanakkale Savaşı, yalnız Türkiye tarihinin değil, yakın dünya tarihinin de en önemli savaşlarından bir tanesi. Birinci Dünya Savaşı'nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı'nı geçip İstanbul'u almak istiyorlardı. 1914 yılında 1. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar ve uzun sürecek bir savaşın startını vermiş oldular. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı'nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yaptılar ama İtilaf devletleri gemileri, diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının sebebi olarak görüyorlardı.

DÖNEMİN EN GÜÇLÜ FİLOSU ÇANAKKALE SIRTLARINDA

18 Mart 1915 günü İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu. İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu. İngilizler ve Fransızlar zayıf gördükleri Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerini umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri, şiddetli bir ateşe başladılar. Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü...

DENİZE DÖŞENEN MAYINLAR, DÜŞMAN GEMİLERİNİ BATIRDI

Amiral Robeck, Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret Mayın Gemisi'nin döşediği mayınlar, görevlerini yapmışlardı. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri, Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler. 250 bin askerimizin şehid olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekildi. Bu zafer, Türk ve dünya tarihine bir ‘destan' olarak geçti. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlandı.

ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA ANZAK ASKERİ lord CASEY'DEN BİR ANEKDOT

Conkbayırı'nda korkunç siper savaşları oluyordu. Siperler arasındaki mesafe öyle zamanlar oluyordu ki; 10 metreye kadar iniyordu. Yine böyle bir zamanda, Çanakkale Savaşlarında görev yapmış bir Anzak askeri olan Üsteğmen Lord Casey, gözleriyle gördüğü olayı şöyle anlatıyor: “İki siper arasında açıkta ağır yaralı ve bir bacağı kopmak üzere olan İngiliz yüzbaşımız, avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor, ‘kurtarın' diye yalvarıyordu. Ancak siperlerden hiç kimse çıkıp yardım edemiyor. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu. Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir iç çamaşırı sallandı. Arkasından aslan yapılı bir Türk askeri silahsız olarak siperden çıktı. Hepimiz donduk kaldık. Asker yavaş adımlarla yürüyor, siperdekiler kendisine nişan almış bekliyordu. Asker, yaralı İngiliz subayını yumuşacık bir hareketle kucakladı. Kolunu omzuna attı ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi kendi siperine döndü. Teşekkür bile edemedik. Günlerce bu cesareti, güzelliği ve insan sevgisini konuştuk.”

***

Çanakkale savaşları doğru anlatılmıyor

Çanakkale Savaşları üzerine yazılmış en önemli romanlardan biri olarak kabul edilen “Çanakkale Mahşeri” adlı kitabın yazarı araştırmacı Mehmed Niyazi, Çanakkale Savaşı'nın, dünyayı allak bullak eden büyük bir savaş olduğunu belirterek, “Ancak biz, oraya sevdiğimiz 1-2 kumandanın gözüyle bakıyoruz, o kadar. Başka bir şey gördüğümüze kani değilim. Çanakkale Savaşlarının doğru anlatıldığını düşünmüyorum” dedi.

Mehmet Niyazi, Çanakkale Savaşlarının yeterince bilinmediğini, bunun sebebinin de ön kabullere dayanması olduğunu belirtti.

Çanakkale Savaşları tarihine olan ilginin son yıllarda arttığını belirten Niyazi, “Ama niye ilgi duyduğumuzu pek izah ettiğimize kani değilim” dedi.

Toplumun Çanakkale Savaşlarını öğrenme, bilme gibi bir gayreti olmadığını savunan Niyazi, “Çanakkale, önemi hala devam eden, sonuçları itibariyle temadi eden bir savaştır” dedi.

CUMHURBAŞKANI GÜL'ÜN ÇANAKKALE MESAJI

"Çanakkale Savaşları, sadece Türk tarihi açısından değil, dünya tarihi açısından da çok önemli bir dönüm noktasıdır.

Çanakkale'de dünyanın güçlü donanmalarına ve ordularına karşı, Türk milletinin genci ve yaşlısıyla gösterdiği eşsiz direniş, sonuçlarıyla dünyadaki dengeleri etkilemiş ve tarihe yön vermiştir.

18 Mart'taki muhteşem Deniz Zaferi ve ardından kara savaşlarında da elde edilen inanılmaz başarı, tarihe sığmayacak kadar büyüktür. Milletimizin birlik ve beraberlik ruhuyla yazdığı bu destan, tarihe olduğu gibi, gönüllere de yazılmıştır

Çanakkale'de uyanan ve vatanı için her şeyini vermeye hazır olan milletimizi bütünleştiren milli ruh, bir ölüm kalım mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı'nın da zaferle sonuçlanmasının yolunu açmıştır.

Çanakkale Destanının ölümsüz kahramanları; Türk milletinin azminin, vatan aşkının, bayrak sevgisinin, hür ve müstakil yaşama kararlılığının önünde hiçbir gücün duramayacağını bir kez daha kanıtlamışlardır.

Çanakkale savaşlarının en önemli sonuçlarından biri de, şüphesiz Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal’in liderlik yeteneği ve dehasıyla tarih sahnesine çıkması olmuştur. Muharebeler sırasında önemli görevler üstlenen Mustafa Kemal Atatürk, üstün başarılarıyla savaşın kazanılmasında büyük rol oynamıştır.

Farklı milletlere mensup insanların karşı karşıya geldiği Çanakkale bugün tüm insanlığa barışın önemi konusunda güçlü mesajlar veren bir abide konumundadır. Çanakkale, milletimiz için de ayrıca bir onur, gurur ve şeref abidesidir. Çanakkale'de, kutsal değerleri uğrunda vargücüyle savaşan nesiller, Çanakkale'nin geçilmeyeceğini dünyaya ilan ederken, milletimizin hürriyet, istiklâl, vatan ve bayrağına sahip çıkma kararlılığını da haykırmışlardır.
Çanakkale, bu vatanın canı pahasına nasıl korunduğunun, bu ülkenin nasıl kurulduğunun en müşahhas örneklerinden birini oluşturmaktadır.

Aziz şehitlerimiz, vatan için canlarını seve seve vermişler, makamların en yücesine erişmişlerdir. Bu toprakların her karışı şehit kanlarıyla sulanmıştır. Ülkemizin bugünlere ulaşması için sayısız zorluklara göğüs gerilmiştir. Milletimizin her ferdi, şehitlerimizin bıraktığı emanetin değerinin şuuru içindedir.

Bu şuurla, şehitlerimizi gönüllerde yaşatarak, ülkemizi geleceğe taşımak için çalışıyoruz. İnanıyorum ki, yarınlarımız daha güzel, daha parlak olacaktır.

Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, ebediyete intikal eden kahramanlarımızı ve vatanını canından aziz bilen tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun. Bu gurur gününde, bütün vatandaşlarıma selam ve sevgilerimi iletiyorum."

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin'in Mesajı

"Dünya tarihinin akışını değiştiren Çanakkale Zaferi, milletimizin bağımsızlığı uğruna inanç, kahramanlık ve cesaretle şahlanışının simgesi olmuştur.

Çanakkale Zaferi, milletimizin zor koşullar altında, teknoloji ve silah olarak kendinden kat kat üstün düşman kuvvetlerine karşı yazdığı büyük bir direniş destanıdır.

Tarihimizin en şerefli sayfalarını oluşturan bu destanın altında milletine bağlılık, özgürlük tutkusu, vatan aşkı ve büyük millet olmanın şuuru yatmaktadır.

Bu zaferin simgelerinden Seyit Onbaşı başta olmak üzere tüm kahramanlar, vatan topraklarının çiğnenmemesi için gösterdikleri insanüstü çaba ve fedakarlıklarla, milletimizin hafızasındaki müstesna yerlerini almıştır.

Milletimizi, yediden yetmişe tek vücut haline getirten bu onurlu mücadele için cefakar anaların gönderdiği elleri kınalı yavrular, yüreklerindeki vatan sevgisiyle cephelere koşmuş, gül bahçesine girercesine aziz canlarını feda etmişlerdir.

Milletimizi tarih sahnesinden silmek isteyen düşmana karşı bağımsızlığımızın korunması için Çanakkale'de kendilerini feda eden 250 binin üzerindeki şehidimiz, vatan şairi Mehmet Akif'in dediği gibi, tarihe sığmayacak kahramanlardır.

Üzerinde özgürce yaşadığımız vatan topraklarını canları pahasına bizlere bırakan onur abidelerimiz şehitlerimizle ne kadar övünsek ve gurur duysak azdır.

Milli Mücadelemizin Önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurmay Yarbay olarak katıldığı Çanakkale Savaşı'nda ortaya koyduğu üstün beceriler, askeri dehasının ve liderlik yeteneklerinin görülmesini sağlamıştır.

'Çanakkale Geçilmez' sözü, mücadeleci yönümüzün, özgürlük tutkumuzun, vatan ve bayrağı asla çiğnetmeyeceğimizin bir ifadesi olmuştur.

Çanakkale' de gösterilen büyük kahramanlık, direniş, vatan sevgisi, birlik ve beraberlik İstiklal Mücadelemizin de ilham kaynağı olmuş, Kurtuluş Savaşımıza büyük güç katmıştır.

Çanakkale Zaferiyle bağımsızlık inancı ve azmini dünyaya gösteren milletimiz, ardından İstiklal Mücadelesi için kenetlenerek esarete karşı eşsiz bir direniş sergilemiştir.

Millet olarak böylesi büyük bir tarihi zaferin onurunu ve gururunu daima yaşıyoruz.

Çanakkale Savaşı'ndaki vatanseverlik, bağımsızlık tutkusu, birlik ve beraberlik ruhu bize daima güç vermekte, yol göstermektedir.

Bizleri büyük bir millet yapan Çanakkale ruhunu koruduğumuz sürece aşamayacağımız engel, çözemeyeceğimiz sorun yoktur.

Ülkemiz, böylesi büyük tarihi başarılardan aldığı ilhamla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet düzeyinin üzerine çıkma hedefini gerçekleştirecektir.

Bizim için tarihi değeri çok büyük olan bugünde, insanüstü bir güçle Çanakkale'de destan yazan, vatanseverliğin ve milletine bağlılığın derin örneklerini sunan tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyor, milletimizin zafer heyecanını yürekten paylaşıyorum."

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:37

İLGİLİ HABERLER