ÇAĞLAYAN: FİTCH YİNE FİTCHLİĞİNİ YAPMIŞ!
AHMET UMUR ÖZTÜRK
Çağlayan, artık kriz kelimesini çöpe attıklarını, bunların bittiğini de söyledi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleri kahvaltılı sohbet toplantısında soruları yanıtladı. Çağlayan, Avrupa'da yaklaşan krizle ilgili gazetecilerin soruları üzerine Türkiye'nin 2009 krizi deneyimine sahip olduğunu söyledi. Çağlayan, Avrupa'da bu dönemde 22 milyar dolar kayıp yaşandığını belirterek, 2009 krizinde ihracatı 102 milyar dolar seviyesinde tuttuklarını hatırlattı.
Bunu yeni pazarlar ile başardıklarının altını çizen Bakan Çağlayan, "Herhalde 2009 krizi bizim için bir ön çalışmaydı ve sonuçlarını da gördük. Dolayısıyla böyle bir tecrübeye sahibiz. İhracatımızı mutlaka etkileyecek, çünkü bu Avrupa'da talep daralması yaşatacak. Ama biz azaltmayı dediğim gibi kompanse edecek hedeflerimizden asla şaşmadan, Orta Vadeli Program hedeflerini de geçecek tarzda o konuda hiçbir endişemiz yok. Çalışmalarımız aynen devam ediyor. Buna göre yeni pazarlar, işbirlikleri, bölgesel çalışmalar. Durmak yok, yola devam prensibiyle belirlenmiş olan ülkelere gideceğiz" ifadelerini kullandı.
Doğrudan yatırım konusunda ise Çağlayan, Türkiye'ye giren yabancı sermayenin yüzde 75'inin Avrupa kaynaklı olduğunu hatırlatarak, "Ama Avrupa'nın yabancı doğrudan yatırımlarının gelmesinin sebebi elbette Türkiye'nin güvenli ülke olması. Türkiye'nin Avrupa'ya en yakın tedarikçisi olması, genç nüfusu olması önemli. Şimdi Avrupa'dan Türkiye'ye gelecek olan doğrudan yatırımlar, aslında Avrupa'nın bugün içinde bulunduğu kriz ortamında bana göre Türkiye açısından biraz daha şanslı oluşabilecektir" şeklinde konuştu.
Doğrudan yatırımların menfi etkisinin görülmekle birlikte uygulamada pozitife döneceğini belirten Çağlayan, 2009 yılında birçok yatırımcının yatırım alanını değiştirerek, üretimi en ucuz yapabileceği ülkelere giderek veya iç tüketimi çok olan ülkelere giderek onlar üzerinden diğer pazarlara yöneldiğini söyledi. Çağlayan, "Artık biz kriz kelimesini çöpe attık. Bunlar bitti. AK Parti geldi, kriz kelimesi bitti. Ne siyasette ne de ekonomide. (çalan telefonu kastederek) Bakın bu müzikte onu gösteriyor. Çok
net ifade ediyorum. Türkiye'nin çok sağlam temelleri var. Siyasi istikrar son derece sağlam temele dayalı.
Ekonomik istikrar konusunda bugün Avrupa'da ülkelerin başına belaya sokan problem belli. Yüksek borçları, Maasricht kriterlerini ikiye katlayan ülkeler var, Maasricht kriterlerini 12-13'e katlayan ülkeler var ve çift haneli bütçe açıkları. Bunların hiçbiri ülkemizde olmadığı için bu konuda Türkiye açısından korkulacak hiçbir şey yok. Ama hiçbir şey yokmuş gibi davranmak söz konusu değil. Biz bu noktada almamız gereken yol haritamızı, neler yapmamız gerektiğini zaten bunlar önümüzde mevcut" dedi.
Çağlayan, ilk 5 ayda Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımın 5,6 milyar dolar olduğunu kaydederek, yılsonuna kadar bu rakamın 10 milyar dolar seviyesine geleceğini söyledi. Çağlayan, "Türkiye yine dünyada yabancı yatırım alabilecek olan en önemli merkezlerden, ülkelerden biri olacaktır. İşte bu ileri demokrasi anlayışımız. Gerek ekonomi konusunda almış olduğumuz tedbirler, gerek liberal ekonomiyi, serbest piyasa ekonomisini en iyi uygulayan ülkelerden biri olmamız sebebiyle" dedi.
Avrupa'da yaşanan krizi de değerlendiren Çağlayan, "Böyle bir ortamda biz Türkiye'ye çok daha fazla doğrudan yabancı yatırımcı çekme noktasında Türkiye'nin eline ben fırsat geçtiğini söyleyecek kadar bir düşünceye sahibim. Bunu bu yapılan gelişmelerden, bir yerde Türkiye'ye yapılan yatırımlardan pay alma noktasında bir fırsat ele geçirilebileceğini ifade etmek istiyorum" dedi.
Fitch kredi değerlendirme kuruluşunun Türkiye'de cari açık sebebiyle diğer gelişmekte olan lkelerden daha yakın ve ısınma sebebiyle not artışının belirsiz olduğu konusunda Çağlayan, "Fitch yine Fitch'liğini yapmış. Biliyorsunuz artık bunların kredibilitesi sarsıldı. Bu kredi derecelendirme kuruluşları, bugün kamu borçları milli gelirin yüzde 800 olduğu İrlanda'ya vermişlerdi.
Bunların itibar sınavından geçemedikleri, kaybettikleri bir dönemle birlikteyiz. Cari açık ihmal edilmeyecek olan şeydir, üzerinde durulmayacak olan bir şey değildir. Ama bu konuda bizim ülkemiz açısından önümüzdeki aylarda hizmet ticareti gelirlerimizin özellikle artması, yaz boyunca ithalattaki yoğunlaşmanın biraz daha azalmasından dolayı önümüzdeki aylarda cari açığın etkisi ilk 6 ayda görülenin etkisinden daha az olacaktır" diye konuştu.
IMF'nin son raporunda G20 ülkeleri ve gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek cari açığın Türkiye'de olduğunu belirtmesi ve 2012'de cari açık oranının yüzde 9,8 olduğunu tahmin ettiklerini, 2012 için büyüme tahmininin yüzde 2,5 olduğunun hatırlatılması üzerine Çağlayan, IMF, Dünya Bankası'nın hedeflerini tutturamadığını söyledi.
Cari açığın Türkiye açsçinde bulunduğu kriz ortamında bana göre Türkiye açısısından IMF'nin dediği gibi bir tehlike yaratmadığını söyleyen Çağlayan, 2012 rakamlarının IMF'nin rakamları olduğunu ve Orta Vadeli Program açıklamasını beklemelerini önerdi. Çağlayan, "Onların söyledikleri onlar açısından önemli olabilir ama bizim açımızdan dediğim gibi çok fazla dikkate alınmaması gerektiğini ifade etmek istiyorum" dedi.
Cari açıkla ilgili tedbirler ve Gedikli'nin sözlerinin hatırlatılması üzerine Çağlayan, vatandaşa "harcamayın" gibi bir uyarıları olmadığını belirtti. Çağlayan, euro/dolar paritesine dikkat çekerek, "Borçlanması, kazancı ayrı olan ihracatçılarımızın, üreticilerimizin mutlaka dikkat etmesi gereken bir dönem. Aynı para biriminden borçlanıp, kazanması doğru" ifadelerini kullandı.
Cari açıkla ilgili olarak sektör bazında çalıştıklarını ifade eden Çağlayan, cari açığın en büyük sebebinin enerji ithalatı olduğunu belirtti. Geçen sene 185 milyar dolar ithalatın 38,5 milyar dolarının enerji ithalatı olduğunu kaydeden Çağlayan, bunu mümkün olan kendi kaynaklarla azaltacak çalışma içinde olduklarını ekledi. Bakan Çağlayan, enerji konusunda da petrol ve doğalgaza bağımlılığı azaltmanın önemine dikkat çekerek, nükleer enerjinin önemine değindi.
Çağlayan, nükleer enerjinin daha ucuz olduğunun altını çizerek, "İki nükleer santralden elde edilecek olan elektrik enerjisi üretimi 85 milyar kilovat saat. 85 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisini doğalgazla üretirseniz 4 milyar dolar doğalgaz bedeli ödersiniz. Nükleere girdiğiniz zaman 320 milyon dolarlık rakamla bunu çevirebileceksiniz. Bizim dışa bağımlılığımızı mutlak suretle azaltacak bir yol" şeklinde konuştu.
Gedikli'nin sözleri hatırlatılarak, vatandaşın ne tür harcamalar yapması gerektiğinin sorulması üzerine Çağlayan, vatandaşın ne yapacağını bildiğini söyledi. 73.2 milyar dolarlık ihracatın yılsonu tahmini ile ilgili olarak da Çağlayan, "2008 yılını geçeceğiz. Önümüzdeki aylarda dünyada çok önemli şeyler, problemler olmazsa biz bu yıl ihracatımızı 2008'i geçebileceğimiz yeni bir rekorun olacağı bir yıl olarak hedefledik" dedi.
Sanayi yapılanması noktasında Çağlayan, yüksek katma değerli ürünler üretilmesi gerektiğini söyledi. Serbest bölgelerle ilgili yeni bir anlayış getireceklerini de kaydeden Çağlayan, Türkiye'de olmayan yatırımları çekmeye çalışırken, yurtdışında olup Türkiye'de olmayan malların üretimini serbest bölgelere çekeceklerini söyledi.