Spor
  • 9.7.2004 00:27

CANAYDIN'A "İSTİFA ET " MEKTUBU

Çok değerli genel kurul üyesi DostIar;
Hiç şüphesiz tüm Kongre üyeleri Galatasaray Spor Kulübünün rozetini gururla taşımakta ve bu rozete sahip olmanın kendilerini, ister istemez, toplumda daha değerli ve ayrıcalıklı bir konuma getirdiğinin farkındadır. Galatasaray'ın itibarının yükselmesi ve gıpta ile bakılan bir kurum olması, nasıl ki tüm üyelerimizi birey olarak toplumda daha ayrıcalıklı bir yere getiriyorsa, tam aksi bir durum da, yine üyelerimizin toplumdaki parlaklığını aynı oranda üzerinden almaktadır.
Galatasaray yüksek manevi değerler üzerine bina edilmiş olan evrensel bir kurumdur. '

Bunların başında sevgi, bilme ve akla olan saygı, çalışkanlık, vefa, rasyonellik, doğruluk ve dürüstlük gelmektedir. Eğer Kulübümüz yapmış olduğu tüm hareketteri bu değerler doğrultusunda gerçekleştirmemiş olsaydı, Türkiye gibi ekonomisi, siyaseti ve sosyal hayatı istikrarsız bir ülkeden bir Avrupa şampiyonu çıkabilir miydi?
Bizler Galatasaray'mızda", son 2,5 senede, yukanda belirtilen değerlerden hızla uzaklaşan bir yönetim anlayışı sergilendiği kanaatindeyiz. Galatasarayın yukarıda ifade edilen ve edilmeyen değerlerine olan saygıdan ötürü, şimdiye kadar. şu an elinizde tuttuğunuz' i mektuba benzer bir yazıyı kaleme alma gereği hissetmedik.
Ezeli rakiplerimizden bir tanesine şampiyonluğu bariz hakem hataları ve çeşitli oyunlarla 9 nizami golumüz verilmeyerek kaybettik, yönetimimiz susuyor, her halde bir bildikleri var dedik aldırmadık.
Ezeli rakiplerimizden birinin stadında taraftar ve oyuncularımız dayak yiyerek 6-0 yenilidi, kulubümüze küfür eden rakip yöneticileri susturdu diye rakip kulüp başkanının" , eli sıkıldı, bu olay 'fair play' olarak adlandırıldı, yine Galatasaray terbiyesi ile' hiçbir şey söylemedik.

Kulübümüz, sahip Som adını taşıyan bir şahıs referans gösierile'rek, "100 milyon dolar aldık, alıyoruz" iddiaları ile bir buçuk yıl boyunca televizyonlarda malzeme oldu. Dolandırıcı olduğu bir çok kimse tarafından bizzat ifade edilen bir kişinin tuzağına düşerek iş bilmez kulüp statüsüne sokulduk, itibar kaybına uğradık. içimize attık.
- Mali, disiplin getiriyoruz,' borçları ödöyoruz dendi, ancak gördük ki 31.12.2003 .itibari,
ile vergi borçları sıfırtandıktan ve Ali Sami Yen stadı üst hakları düşüldükten sonra, kulübün borçları 60 milyon dolar civarında Sayın Canaydın yönetimi döneminde yapılan icraatlar sonucu yükselmiş. (bkz. Mali kongre kitapçıği sayfa 21'). Sayın Başkan 'borç ödedik' dedi ancak gördük ki borcumuz ödeye ödeye artmış. Buna da fazla takılmayalım, yönetimdeki insanlar bizim dostlanmız, ibra edelim düzeltirler belki dedik. Ancak düzelen bir şey görernedik.
- KulObümuz mali disiplin sağlarken bir baktık ki; gelip de bir iki ay kalan fıitbolculara toplam 17 milyon dolar civarında bir para ödenmiş. 'Bu da geçer, yeni takım kuruluyor' dedik, sustuk. Sadece Brezilya'dan gelip toplam iki gün istanbul'da kalan Gabriel dos Santos isimli futbolcuya 3 milyon Dolar civarında bir para ödemek durumunda kalacağımızı ve bu paranın yukarıdaki rakama dahil olmadığı öğrendik ve Inanamadık. Acaba yönetimdeki Sayın Başkan ve ekibi şaşırmışlar mıydı? '

- İki buçuk yıl önce Sayın Başkan seçim vaadi kitapçığında yapamayacağı hiçbirşeyi vadd etmeyeceğini ifade ediyor ve kendisinin farkının burada.olduğunu belirtiyordu. Yine aynı kitapçıkta dünya çapında üç yıldız alacağını, amatör branşlara büyük önem verdiğini, her şeyden önemnsr Ali Sami Yen Stadı ile ilgili rkredi bağlantılan olduğunu ve stadın ivedilikle yapılacağını söylüyordu. Aradan iki buçuk yıl geçti Stadımız yapılmadığı gibi bir yıl boyunca yolu izi olmayan bir statta takımımız maç 'oynadı. Amatör branşlarımızdan haber alan var mı? Her şubemiz üzerine büyük yük verilmiş olan fedakar üyelerce ayakta 'tutulan komitelerce yönetilmekte. Çoğu branşta takımlarımız artık yarışmıyor. Vaad edilenler yapılamadı fakat Galatasaray terbiyesi ile, yine susuldu. Ancak son günlerde kamuoyuna yansıyan olaylar artık bizleri susulamayacak durumda olduğumuz sonucuna vardırdı. Şöyle ki;

Beceriksizllkle, transfer edilmek istenen oyuncular elimizden kaçırılıyor. Diğer kulüplerin başkanları rica etti biz de vazgeçtik söylemleri ile başarısızlıklar Ortülmeye çalışılıyor. Kulübümüzün ikinci başkanı ben seçilemediğim dönemlerde yönetimler çok başarılı olsun istemezdim diyor ve hala kendisini bir Galatasarayh olarak addedip o koltukta oturabiliyor. Elinde Süper Kupa alıp diz çökıürdüğümüz ReaLMadrir klubünde Canaydın kapılarda bekliyor ve sadece kulübün sportif işler sorumlusu ile görüşebiliyor.

, Bize eskiden gıpta ne bakan rakip kulüplerin yöneticileri beceriksizliklerini yöneticilerimizin yüzlerine vuruyor. Para problemi yok deniyor futbolculara geçmişten gelen parafarı dahi ödenemiyor. AIG ile olan ihtilafta cezal şart Sportif AŞ tarafından ödenecek deniyor daha sonra bu 9 milyon doların kulüp tarafından ödeneceği borsaya açıklama olarak gönderiliyor. Adamızın ismi 'Buzada' olarak değiştiriliyor ve adres olarak "eski Galatasaray adası" deniyor. Tesislerimizin hepsi kapalı. '
o, Değerli dostlar daha ne kadar susacağız? Ağabeylik için,' yakın arkadaşlık. için, daha ne kadar Galatasaray üzerinden şahsi vefamızı ve sevgimizi göstereceğiz? Galatasaray'ın birinci! değeri sevgi ise ondan sonraki en önemli değeri akılcılıktır. Eğer bu değerler yoksa ağabeylik ve kardeşlik değil, ağabeycilik ve kardeşçilik yapmış oluruz. Susarak da etiklere uygun hareket etmiş değil, etikçilik yapmış oluruz. Galatasaray'ın üzerine bina edildiği değerler akılcı olmayana karşı aklı öne çıkartmak için harekete geçmeyi içerir, başka bir şeyi değif.
Galatasaray'ımızın itibarı ile oynanmaktadır. Kulübümüz artık sokaklarda alay konusu olmaktadır. Galatasaray Kulübü 14 yıl üst üste şampiyon olamadığında bile tüm rakipleri arasından asaleti ve saygınlığı ile sivrilmişti. Bugün marka olmuş. olan Galatasaray ismi. daha doğrusu kulubün en değerli varlığı, gözlerimizin önünde eritilmektedir.
Yazımızı bir hikaye 'ile bitirrnek istiyoruz.

'Yeni seçilen bir sadrazama başı vurularak yollanan eski sadrazamdan üç mektup getirilir. Uzerinde şöyle bir not vardır: Işler kötü giderse sırayla aç. işler kötü gider ve birinci mektup açılır. Içinden "Geçmişi kötüle" diye yazı çıkar. Sadrazam geçmiştekileri eleştirir ve enkaz edebiyatı yapar. Ortalık biraz durulur, halk sakinleşir. Ancak işler iyi gitmemeye devam eder. ikinci mektup açılır. "Yanındakileri Kötüle" diye bir yazı çıkar. Sadrazam yanındakileri kötüler ve olayların sorumluluğunu ekip arkadaşlarına yıkar. Ortalık biraz durulur, halk sakinleşir. Ancak işler iyi gitmemeye devam eder. Üçüncü mektup açılır içinden şöyle bir yazı çıkar: "Senden sonraki Sadrazama üç tane mektup hazırla.

Sevgili dostlar; Sayın Canaydın önce geçmişi kötüledi enkaz devraldık dedi, sonra yanındaki ekip arkadaşlarını medya maymunu yaptı, takımın efsane antrenörü ve gönüllerin teknik direktörü günah keçisi oldu, efsane kaptanımız aslan yürekli Bülent kadro dıŞı bırakıldı. Bu mu sevgi? Bu mu vefa? Artık mazeret kalmadı. üç mektup hazırlanmalı.
. .
Herşey Galatasaray için Platformu


İSTANBUL (HABERX) -
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:32

İLGİLİ HABERLER