ÇELİK: "70 MİLYONU İLGİLENDİREN SORUNLARLA BOĞUŞUYORUZ"
Bursa'da milletvekilleri, il başkanları, işadamları ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle biraraya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, sosyal güvenlik reformu ve istihdam paketi hakkında detaylı bilgi verdi. Bakan Faruk Çelik Almira Otel'de düzenlenen toplantıda, çekim yapan kameramanların, dinleyenlerin önünü kapadığı gerekçesiyle Emniyet Müdürü Tahsin Demir tarafından uyarılması üzerine, "Emniyet, 1 Mayıs'taki gibi müdahale ediyor" diyerek espri yaptı. 8 aydır görevinin başında
olduğunu ve yoğun bir tempoda çalıştığını belirten Bakan Faruk Çelik, 70 milyonu ilgilendiren sorunlarla boğuştuklarını anlattı. Göreve geldiği gibi 5 önemli konuyla karşılaştıklarını ifade eden Çelik, "Sorunlardan birisi Sosyal Güvenlik Reformu. Sosyal güvenlik sistemimizin, çağdaş ve modern dünya sistemine taşınması için gecelerin gündüz olduğu, çok yoğun mesainin harcandığı bir süreç geçirdik. Bu reform 1990'lı yıllardan beri tartışılan bir reformdu. Geçmiş yıllarda, sosyal güvenlik alanında bir
reformun yapılması, adımların atılması için görüşler ortaya konuldu. Bizim dönemimizde de aynı görüşler ortaya kondu. Reform artık yapılmalı. Çünkü sistem adaletsiz bir sistemdi. Sistemin aktif, pasif oranı bozulmuş. Sistemde ciddi yaralanmalar başlamıştı. Yoksulluğu azaltması gerekirken, özellikle Bağ-Kurlulara bakacak olursanız, yoksulluğu azaltan değil yoksulluğu artıran bir sistem halini almıştı. Sosyal güvenlik açıklarına baktığımız zaman 2007 yılının sonunda 56 katrilyon geliri olan kurum, 81 milyon
giderle karşı karşıya. 25 katrilyon lira açığı olan bir sistem. Bu açıklar 1991 yılından itibaren başlamış. 1991 yılından itibaren başlayan açıklar, 2007 yılında dev bir rakama çıkmış. Yıllar, politik ve kısır çekişmeler neticesinde Türkiye maalesef her sahada olduğu gibi sosyal güvenlik sahasında da ciddi kan kayıplarıyla karşı karşıya bırakılmıştır" dedi.
Son 5 yıldır reformun yapılmasıyla ilgili mücadelelerini sürdürdüklerini vurgulayan Bakan Çelik, reformla ilgili çok haksız eleştirilere maruz kaldıklarını, yasanın vatandaşa yanlış anlatıldığını ifade ederek, "Yaşanan süreçleri hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi süreçlerinden sonra Sosyal Güvenlik Reformu netice itibariyle hükümetimiz döneminde yasalaşma imkanını buldu. 1 Ekim 2008 tarihinde de bu yasa bu reform yürürlüğü girecektir. Bilimsel veriler çerçevesinde planlamayı
yaptıysak, çıkıp alkışlamak gerekmez mi? Teşekkür etmek gerekmez mi? Böyle bir şeyi ne yazık ki görmedik. 'Mezarda emeklilik, mezarda emeklilik' Ben her zaman söylüyorum. Bu ne kadar kolay iş. Biz getirelim 30-35 yaşında emekliliği, bol alkışı alalım. Önümüzde yerel seçimler var. Orada daha fazla oy alırız. Çok güzel. Peki gelecek sene ne olacak? Havuz bitti, deniz bitti. Kim hesap verecek? Hesap verebilirlilik yok. Böyle bir mantık çok sakıncalı, tehlikeli bir mantık. Geride bırakılması gereken bir mantık.
Seçim uğruna, geçim uğruna, particilik uğruna biz bunu yapamazdık ve hatta net olarak söylerim ki kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılan bir siyasi partinin yapması gereken, kendini değil, bakan olarak, başbakan olarak kendimizi değil, ülkemizi düşünme sorumluluğumuz var dedik ve biz bu şekilde hareket ettik. 2048 yılına kadar 65 yaşı yayarak 2000 yıllarını Türkiye'nin sosyal güvenlik açısından ön görülebilir bir yıl haline dönüştürdük" diye konuştu.
- "TÜRKİYE'NİN HER TARAFINDA ANLATILDIĞI GİBİ DEĞİL, ANLATTIĞIMIZ GİBİ OLDUĞUNU SÖYLEYECEĞİZ"
Sosyal Güvenlik Yasası'ndaki olumsuz kampanyalardan bir tanesinin de istihdam paketine tosladığını söyleyen Bakan Faruk Çelik, "Dedik ki, 'Bakınız 65 yaş yok. Milletin kafasını bulandırmayın'. Dediler ki, 'Hayır acele sigortalı olun yoksa 65 yaşına çarpılacaksınız' Çarpılmıyorsunuz. Dinletemedik. Gazeteler ağır bastı ve şimdi ne oldu? 500 binin üzerinde 18 yaş üstünde vatandaşımız geldi sigortayı tescil ettirdi. 'Telaş etmeyin, acele etmeyin' dedik, dinletemedik. Şimdi, 500 binin üzerinde bir ay içinde
18 yaş üstündeki vatandaşlarımız çalışmadığı halde sırf 65 yaş yalanından dolayı, sisteme girdiler ve şuanda da böyle bir olumsuz tabloyla bu işsiz vatandaşlarımız karşı karşıyla kaldı. Anlatılması da zor, özetlenmesi de zor. Ama çok önemli düzenlemeyi, hem ülkenin hem de insanımızın geleceğini içeren yasayı ne yazık ki yasama süreci içinde çok yanlış takdim etmeye çalıştılar. Biz de şimdi il il dolaşıp bunun böyle olmadığını anlatmaya çalıyoruz. Türkiye'nin her tarafında anlatıldığı gibi değil, anlattığımız gibi olduğunu söyleyeceğiz, özetleyeceğiz" şeklinde konuştu.
Artık cari prim ödemesinin ikinci ve üçüncü ayda savsaklamakla olmayacağını dile getiren Çelik, üçüncü ayda alınması gerekenlerin alınacağını açıkladı. Tahsilat yapılmayınca faizlerin gecikme zamlarıyla 60 bin, 160 bin YTL'lerin tahsilinin hiç mümkün olmayacağını söyleyen Faruk Çelik, "İşi üçüncü, dördüncü ayında kesecek şekilde kurumun hareket edeceğini bileceksin. Bu Türkiye'de olur mu? diyebilirler. İl müdürlerini yeni atadık. Bu hafta il müdür yardımcılarını atıyoruz. Gelecek haftalarda bin 700
merkez müdürünü atıyoruz. En yakından hizmet verecek. En yakın yerde kamuyu aksatan insan da hesaba çekilecek. 70 milyonun hakkını bu imkanları tanıdıktan sonra kimsenin heba etmeye hakkı yoktur" dedi.
Bakan Çelik, toplantının ardından Bursaspor Taraftarlar Derneği'nin düzenlediği etkinliğe katılmak üzere salondan ayrıldı.