ÇETİN DOĞAN'DAN MEKTUP VAR...
KEMAL ÖZGÜLER-İSTANBUL
Balyoz soruşturması kapsamında 26 Şubat günü tutuklanarak Metris Cezaevi'ne konulan eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, avukatı Celal Ülgen aracılığıyla basın mensuplarına 16 sayfalık mektup gönderdi. Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelen Avukat Ülgen, "Çetin Doğan'dan mektup" adıyla hazırlanan mektubu basın mensuplarına dağıttı. Doğan'ın 16 sayfalık mektubuna "Tarihe not düşmek ve toplumumuzun götürülmek istenen istikameti konusunda kamuoyuna uyarıda bulunmak için bu mektubu yazıyorum" sözleri ile başladığı görüldü.
Balyoz Harekat Planı'nın bilgisayarda kopyalama ve yapıştırma metodu ile imal edildiğini öne süren Doğan, mektubunda, "Anılan uyduruk plan 2 Aralık 2002 tarihini taşımaktadır. Planın ilginç yanı AK Parti hükümetinin kuruluşundan 15 gün geçmiş olmasına rağmen planda tasvir olunan siyasi, ekonomik gelişmeler iktidarın 2003-2007 dönemindeki icraatının sonuçlarıyla birebir örtüşüyor" ifadelerine yer verdi.
Doğan, 22 Şubat tarihinde sabah saat 10.00 sıralarında özel yetkili cumhuriyet savcısının nezaretinde konutunun aranmaya başlandığını belirterek, "Savcı tarafından bana bir arama müzekkeresi verildi. Bu müzekkerede şayet aramalarda bir suç unsuru bulunursa yakalanmama ve gözaltına alınmam yönünde bir ibare bulunmaktaydı. Aynı gün 16.00 civarında biten aramalarda savcı dahil, aramayı yapan personel tarafından hiçbir suç unsuru bulunmadığı yolunda bir tutanak hazırlanarak bana ve avukatlarıma verildi. Aynı gün saat 19.00 sularında arama kararını veren 3 savcı karardaki 'suç unsuru bulunması' koşulunu yok sayarak, yeni bir yakalama müzekkeri imzaladı ve bu suretle Terörle Mücadele Şubesi'nden bir tim marifetiyle nezarete alınmam sağlandı" dedi.
Mektubunda cezaevi koşullarından da bahseden Çetin Doğan, "Sizin tutukluluk halinizle uzlaşsa da uzlaşmasa da hükümlüler gibi ceza görmeye devam ediyorsunuz. İntikam ve rövanş peşinde olanların bu durumdan memnuniyetlerini tahmin etmek zor değildir" ifadelerine yer verdi.
Çetin Doğan, mektubunun son satırlarında ise duygusal bir üslup kullanarak, "Benim haykırışım, zihinlere ön yargılarla şartlanmamış, yüreklerinin kulakları sağır olmamış, iz-an ve insaf sahi olanlar içindir. Çektiğim acılar, yüreğimin burkulması beni nereye götürürse götürsün, dik duruşumu kimse bozmaya muktedir olamayacaktır. Dayanma gücümü bir nebze daha halkımızın aydınlanmasına katkı sağlayacağına olan inancımdan alıyorum" dedi.