CHP'Lİ MİLLETVEKİLLERİNİN DOKUNULMAZLIKLARINI KALDIRALIM
Anadol, ''Kanal kanal gezip boy gösteren Hüseyin Çelik'e (AK Parti Genel Başkan Yardımcısı) tokat gibi cevap vermek'' için düzenlediğini belirttiği basın toplantısında, CHP'nin 22. dönemden önce milletvekili aday adaylarından ''dokunulmazlıkların kaldırılması için olumlu oy kullanacağı'' konusunda noterden belge aldığını ifade etti.
O seçimden önce CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir televizyon programında dokunulmazlıkların kaldırılmasını taahhüt ettiklerini belirten Anadol, ''AKP yalan söyledi, söylediklerini unuttu ve milletvekili dokunulmazlıkları rafa kalktı'' dedi.
Çelik'in ''Asıl Ceza Kanunundaki suçları işleyenler CHP'li milletvekilleridir'' dediğini ifade eden Anadol, 587 dokunulmazlık dosyasındaki suç isnatları ile ilgili bilgiler verdi.
''İhaleye fesat karıştırma'' suçlamasından AK Parti'nin 10, CHP'nin 1; ''görevi kötüye kullanma, keyfi davranma ve ihmal'' suçlamasından AK Parti'nin 34, CHP'nin 5; ''zimmet, kalpazanlık, sahtecilik, dolandırıcılık'' suçlamasından AK Parti'nin 9, CHP'nin ise hiç dosyasının olmadığını belirten Anadol, şöyle devam etti.
''Açık çağrıda bulunuyorum, Hüseyin Çelik ve Recep Tayyip Erdoğan'a: Gelin anayasanın dokunulmazlık ile ilgili maddelerini kaldıralım. Dokunulmazlık sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı olsun. (Anayasa değişikliğine yokuz) diyorlarsa Anayasa ve Adalet Karma Komisyonununda dosyalar. Başkanı da Burhan Kuzu. Çoğunluk Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerinde. Bütün dokunulmazlık dosyalarını işleme koysunlar. Hepimiz yargının önüne çıkalım. Anayasa değişikliğine lüzum yok. Onu da mı yapmıyorsunuz Hüseyin Çelik, sizi işlediğiniz suçlarla baş başa bırakıyoruz. CHP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıralım. O dosyaları işleme koyun. Sizi de o utançla baş başa bırakalım. Siz gitmeyin mahkemeye, bizimkileri kaldırın. Açık çağrı. Bunlara da (evet) demiyorsanız hangi yüzle kanal kanal dolaşıp CHP milletvekillerinin dokunulmazlık dosyaları ile ilgili beyanda bulunma cesaretini gösteriyorsunuz. Bu çağrıları yinelemeye devam edeceğiz. Hüseyin Çelik kaçmaktan usanmıyorsa, biz de kovalamaktan usanmayacağız. Yoksa, AKP değil adaletten kaçanlar partisi demeye devam edeceğiz. Hüseyin Çelik'in cevabını merakla bekliyorum.''
-''TRT YAYINI FELAKET BİR ŞEY''-
Soruları da yanıtlayan Anadol, 'Ankara'da yakalanan bomba yüklü kamyonla ilgili TRT'nin yayınını nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna, ''Bülent Arınç cevap versin bu soruya. Basına servis yapmanın başını yandaş medyanın ötesinde TRT çekiyor artık''yanıtını verdi.
''Olayın kendisini nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine ise Anadol, ''İhbar telefonu Amerika'dan mı geldi acaba'' dedi.
-''MAHKEMEYE BAŞVURACAĞIM''-
Kamyon olayıyla, belirli bir ''kumanda merkezi''nin olduğunun iyice ortaya çıktığını ifade eden Anadol, şunları söyledi:
''O kumanda merkezi bu planlamayı yapıyor. Devletin organları içinde ve dışında ajanları var, istihbarat topluyor o kumanda merkezi. Bazen Bülent Arınç'ın evinde dolaşan iki subayı takip ediyor, bazen meşru bir askeri sevkıyatı kaçak bir işlemmiş gibi ihbar ediyor. O kumanda merkezinden planlanıyor bunlar. Herhalde TRT de o kumanda merkezinden gelen sinyalle bu yayınları yapıyor. Tam o sırada TRT'de olan programda, konuşmacılar, sevkıyat haberi gelince (yeniçeriler de devlete isyan etmişlerdi, ordu başbakan asmıştır) diye konuşabiliyor.''
TRT hakkında soru önergesi verdiğini anımsatan Anadol, önergesine cevap alamadığını söyledi. Soru önergesini yinelediğini, ona da mutlaka yanıt alamayacağını ileri süren Anadol, ''Bilgi Edinme Yasasına göre mahkemeye başvuracağım.''