Gündem
  • 17.9.2008 21:05

ÇİÇEK: SUÇ İŞLEYENLERİN HAMİSİ OLMAYIZ

ANKARA - Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Almanya'da karara bağlanan Deniz Feneri Davası ile ilgili olarak, ''Biz Hükümet olarak da parti olarak da kim ne suç işliyorsa onların hamisi olmayız, onların arkasında olmayız, onların destekçisi olmayız. Öbür türlü beyanlar siyasi beyanlardır'' değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasındaki açıklamalarının ardından soruları yanıtladı.
Almanya'da bugün karara bağlanan Deniz Feneri Davası hatırlatılarak, muhalefetten Hükümet'e yönelik eleştirilerin olduğu ''Hükümet'in bu soruşturmanın üstüne gitmediği, üstünü kapatmaya çalıştığı'' yönünde tenkitlerin bulunduğu belirtilerek, ''Siz bu haberleri nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusu üzerine Çiçek, şunları söyledi:
''Ben de bu haberi Anadolu Ajansı'ndan aldım. Esasen bir kaç günden beridir de sizin yayınlarınızdan gazetelerinizden bugün için böyle bir kararın verileceği biliniyordu. Zaten Alman ceza hukukundaki uzlaşma müessesi gereği olarak sanıklarla iddia makamının anlaştığı gibi haberler de çıkmıştı. Prensip itibariyle şunu söylememiz lazım; biz Hükümet olarak da parti olarak da kim ne suç işliyorsa onların hamisi olmayız, onların arkasında olmayız, onların destekçisi olmayız. Öbür türlü beyanlar siyasi beyanlardır. Bu türlü gelişi güzel mesnetsiz beyanların kimseye faydası olmaz. Türkiye'de de yargı bağımsızdır. Yargının yapacağı işi hükümet yapmıyor hükümetin yapacağı işi de yargı yapmıyor. Bir suç işlendiyse suça muttali olan yargı makamları kendiliğinden devreye girer. Yani bir suç işlendiyse bunu soruşturmak, gereğini yapmak, iddianameyi hazırlamak ve hakim önüne çıkarmak Cumhuriyet savcılarının görevidir. Ve savcılar esas itibariyle şikayete bağlı suçlar ve bir iki suç dışında, özellikle bu tip yolsuzluk, hırsızlık, dolandırıcılık vesaire gibi bu tip suçlar söz konusu olduğunda hiç bir yerden izin almak mecburiyetinde değiller.''
''Daha önce bazı olaylarda, 'sonuna kadar, nereye kadar giderse gitsin' şeklinde açıklamalar olmuştu. Deniz Feneri Davası'ndaki sessizliğiniz bu noktada eleştirilere neden olabilir mi?'' sorusuna ise Çiçek, şu karşılığı verdi:
''Bir sessizlik hali olmadı, maalesef hukuka siyaset karıştırıldı. bu dava üzerinden Başbakan suçlanmaya çalışıldı. Sanki oradan toplanan paralar Başbakan'a verilmiş gibi... İnsanların şerefiyle, haysiyetiyle... Ki Türkiye önemli bir ülkedir, büyük bir ülkedir. Önemli bir ülkenin Başbakanı, ister tercüme hatası, ister şudur ister budur, sorup soruşturulmadan, gerçek araştırılmadan bir itham konusu yapıldı. Tepki esas itibariyle bunadır. Yoksa kimsenin yaptığı bir suç varsa bu niye soruşturuluyor, bunun üstesinden niye gelinmek isteniyor, niye bunun üzerine gidiliyor' deyip, hergün bu şeyle ilgili farklı farklı değerlendirmeler yapılıyor. bizim itirazımız, insanların şerefiyle, haysiyetiyle oynanmamasıdır. Hele hele ithamda bulunulan bu ülkenin Başbakanı ise herhalde layusel bir değerlendirme yapılamaz. Yoksa kimsenin himayesi bu noktada suçunun örtbas edilmesi gibi bir gayretin içinde biz olmadık.
Tam tersi geriye dönüp bakın biz geçmişte üstü örtülmüş ne kadar olay varsa bunların ortaya çıkarılması için en büyük gayreti, en büyük çabayı gösteren bir iktidarız...''
''Deniz Feneri Derneği Davası'nda çıkan kararı nasıl değerlendirdiği, böyle bir derneğin yurt dışında bu şekilde gündeme gelmesinin rahatsızlık verip vermediği'' sorusu üzerine de Çiçek, ''Tabiatiyle eder'' dedi.
Yurt dışında bir Türk vatandaşının işlediği her suçun kendilerini rahatsız edeceğini belirten Bakan çiçek, ''işlenen her suç Türkiye için bir lekedir, bir ayıptır. Türkiye'nin imajı bakımından oralarda Türkiye'yi tanımayanlar bakımından bütün bunlara bakanlar bir kanaat hasıl olur. onun için 'hiçbir suç, iyi oldu, iyi ki yapıldı' diyecek hali yok kimsenin. Bunların hepsi ülkemizin aleyhinedir. Türkiye'nin imajına zarar vermiştir'' diye konuştu.

Güncellenme Tarihi : 15.5.2016 06:10

İLGİLİ HABERLER