Yargıtay''ın kararına konu olay Adana''da yaşandı. Görücü usulüyle evlenen M.T., karısının iyi niyetli çabalarına rağmen cinsel ilişkide başarılı olamadı. Cinsel başarısızlığın daha sonraki günlerde de devam etmesi üzerine doktora başvuran M.T., Biyolojik açıdan sağlıklı olduğunu, sorunun Psikolojik nedenlere dayandığını öğrendi.
Tedaviye rağmen bir türlü ilişki kuramayan M.T., eşinden kendisine süre tanımasını istedi. Eşinin cinsel başarısızlığına bir süre daha dayanan genç kadın, bir değişiklik olmayınca evliliğin altıncı ayında mahkemeye başvurarak boşanma davası açtı. Yerel mahkeme, cinsel başarısızlığın Biyolojik sebeplere değil Psikolojik sebeplere dayanması nedeniyle boşanma talebini reddetti. Davacı kadın karara itiraz ederek Yargıtay''a temyiz başvurusunda bulundu.
BEKLEMEYE ZORLANAMAZ
Davayı inceleyen Yargıtay 2''nci Hukuk Dairesi, Biyolojik açıdan sağlıklı olan eşin Psikolojik nedenlere dayanan cinsel başarısızlığını boşanma nedeni kabul ederek yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay''ın benzer davalara emsal teşkil edecek olan kararı özetle şöyle: ''...Evlenmenin sosyal amacının yanında, belki de daha önemli olarak nesli devam ettirmek ve cinsel arzuları tatmin etmek gayesi vardır. Altı ay cinsel ilişki kurulamaması, eşler arasında birbirine karşı haklı bir nefret ve cinsel isteksizlik oluşturur. Davacı kadını, ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve daha sonra devam edip etmeyeceği şüpheli bulunan cinsel yakınlaşmayı beklemeye zorlamak açık bir haksızlıktır. Bu koşullarda evlilik birliğinin devamına imkan kalmamıştır''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:38