Gündem
  • 8.11.2010 17:02

'ÇİRKİN İFTİRA'

Ergenekon sanığı Albay Köylü, Prof. Dr. Erol Manisalı ile ilişkisinin boyutunu anlatırken 'Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu da Harp Akademilerine ders vermek için çağırdığını ve ders verdiğini' söyledi.

İkinci "Ergenekon" davasının tutuklu sanığı Albay Cengiz Köylü, "Karargah Evleri" soruşturmasında adının geçmesini, kendisine atılan çirkin bir iftira alarak değerlendirdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada konuşan Köylü, savunmasına başlamadan önce "Ergenekon" soruşturması ve dava süreciyle ilgili
kısa bir değerlendirme yaptı.

"Karargah Evleri" soruşturmasına değinen Köylü, soruşturmada ismi geçenlerin ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmalarına rağmen kendisinin
tutukluluğuna yaptığı itirazların ise reddedildiğini dile getirdi.

Görevi gereği bu soruşturmada adı geçenlerden 4 kişiyi tanıdığını ifade eden Köylü, "Karargah evleri denilen çirkin iftiranın atılmasının ardından yaklaşık 4 yıl geçti. İftiranın asılsızlığını, 31 yıllık mesleki kariyerimin mahvedildiğini tek tek anlatacağım. Karargah Evleri oluşumunun başındaki cenaze
imamı, lideri yok, ama ben buradayım" dedi.

Davanın tutuksuz sanıklarından Prof. Dr. Erol Manisalı ile olan ilişkisini anlatan Köylü, Manisalı’nın, 6 yıl süresince, Harp Akademilerinde komutanlık ve karargah subaylığı eğitimi, AB-Türkiye ilişkileri gibi konularda
ders verdiğini, bu derslerin de eğitim uygulama emirlerinde belirtilip, komutanlıkça onaylandığını kaydetti.

Manisalı ile bu derslere ilişkin telefon görüşmesi yaptığını, Manisalı’nın da vereceği derslere ilişkin kendi ajandasına notlar aldığını ifade eden Köylü, "Benim Manisalı’yı derse sokma yetkim yoktur. Genelkurmay Başkanlığının onayı alındıktan sonra o isim ders verebilir. Görevim gereği yaptığım görüşmeye ilişkin Manisalı ajandasına notlar almıştır. Bu notlar, kara, deniz ve hava kuvvetleri subaylarına verilen derslerin koordinesi aşamasında Manisalı ile yaptığım görüşmeye aittir" diye konuştu.

Köylü, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu da Harp Akademilerine ders vermek için çağırdığını ve ders verdiğini anlattı.

Doktorasını yaparken Erol Manisalı’dan yardım gördüğü iddialarını da yalanlayan Köylü, Harp Akademilerindeki görevi esnasında doktora eğitimi için
müracaat etmediğini söyledi.

-TELEFON DİNLEMELERİ-

Soruşturma kapsamında 6 ay süreyle telefonlarının dinlendiğini belirten
Köylü, 3 ay fiziksel takip, gizli izleme ve ses kaydının yapıldığını ancak bir
delile ulaşılamadığı için iddianameye konulmadığını savundu.

Delil bulunamayınca telefon tapelerinin tahrip edilerek iddianameye
konulduğunu ifade eden Köylü, hayali yorum ve değerlendirmelerle kendisine suç
isnat edildiğini ileri sürdü.
Köylü, 1-16 Mayıs 2008 tarihindeki telefon görüşmelerinin iddianamede yer
aldığını dile getirerek, 26 telefon tapesinin meslektaşları, akrabası ve sivil
bir kişi ile yaptığı görüşme olduğunu söyledi.

Bu telefon görüşmelerinin de "Karargah Evleri" soruşturmasına ilişkin
adının basında yer almasından sonra gerçekleştirdiğini belirten Köylü, bir
meslektaşı ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin kaydı da duruşma salonunda
dinletti.

Köylü, "Basında çıkmasa karargah evlerini hiç konuşmam. Böyle iftiralar
olmasa bu konuşmalarının hiçbiri olmazdı. Bu iftiralar karşısında sessiz
kalabilir misiniz. Telefon konuşmalarındaki doğal tepkiler, aleyhime delil olarak
yer almıştır. Bu konuşmada Karargah Evlerini doğrulayan hiçbir şey var mı?
Saldırıya uğradığım, bunun tamamen yalan olduğu, ne olduğunu bilmediğim, komplo
olduğunu düşündüğümü ifade ediyorum" şeklinde konuştu.

Gazetede "Karargah Evleri" soruşturmasında adını okuduğu zaman güldüğünü ifade eden Köylü, "Hiçbir zaman bu haberin beni bu noktalara getireceğini düşünmedim" dedi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 01:58

İLGİLİ HABERLER