Gündem
  • 14.4.2015 18:02

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok sert çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes’ı eleştirerek, “Ben TÜSİAD Başkanının geçmişte Türkiye’ye ne gibi bedeller ödettiğini gayet iyi bilirim. Sorumluluk bilinciyle hareket etmeyen herkes bunun hesabını verir” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ve beraberindeki heyeti kabul eden Erdoğan, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes’ın açıklamalarını eleştirdi. Erdoğan, “TÜSİAD Başkanı yaptığı açıklamalarla adeta istikrar ve güveni baltalamaya çalışan bir tavır içinde. Bu üslup yanlış. TÜSİAD gibi kurumun başında olanların ağızlarından çıkanı kulaklarının duyması gerekir” diye konuştu.

Cansen Başaran Symes’a yönelik eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı, “Ben TÜSİAD Başkanının geçmişte Türkiye’ye ne gibi bedeller ödettiğini gayet iyi bilirim. İstikrarsızlık olursa bunun bedelini ödeyecek olan TÜSİAD Başkanı değil, iş dünyası. Ağzından çıkanı kulaklarının duyması lazım. Bu noktada sorumluluk bilinciyle hareket etmeyen herkes bunun hesabını verir” dedi.

AĞRI’DAKİ SALDIRI

Ağrı’daki terör saldırısında yaralanan jandarma personelinin orada bırakıldığı ve askerlere HDP’lilerin yardım ettiği iddiasını kesin bir dille yalanlayan Cumhurbaşkanı, olayın terör örgütünün ve onunla aynı çizgide olan siyasi partinin samimiyetsizliğini gösterdiğini ifade etti. Silah bırakma konusunun kırmızı çizgi olduğunu kaydeden Erdoğan, bu konuda net bir mesaj verdi: “Devletin güvenlik güçleri dışında elinde silah olan herkes bu milletin düşmanıdır.”

Erdoğan burada yaptığı konuşmada Ağrı'da yaşanan olaylara değinerek, "Neymiş efendim, bölücü örgüt mensupları da bu etkinliklere katılma hakkına sahipmiş. Ya siz kendinizi ne sanıyorsunuz, siz bu devleti milleti ne sanıyorsunuz?" dedi.

Erdoğan: 'Provokasyon varsa...'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’da PKK’lı teröristler tarafından askere ateş açılmasıyla ilgili olarak, 'Burada bir provokasyon varsa bu devletin değil terör örgütünün güdümündeki partinin kurguladığı bir provokasyondur' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’da PKK’lı teröristler tarafından askere ateş açılmasıyla ilgili olarak, “Burada bir provokasyon varsa bu devletin değil terör örgütünün güdümündeki partinin kurguladığı bir provokasyondur. Yaralıları almak üzere bölgeye giden helikopterlerimize ateş açıldığı için askerlerimiz hastaneye zor şartlar altında ulaştırılmıştır. Bölgede bulunan HDP mensupları bahane edilerek bu meselenin istismarı vicdana ve ahlaka sığan bir davranış değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. Kabulde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok güçlü milli duruş sergilenmesi gereken olaylar karşısında dahi yalpalayan, dengesizce tavır ortaya koyanların olduğunu gördüklerini belirtti.

31 Mart tarihinde Çağlayan Adliyesi’nde terör saldırısında bir kez daha bu duruma üzüntü ile şahit olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savcımızın şehit edilmesini tek ses ve tek yürek olarak protesto edemeyenler bu olayı hükümetin ve şahsımın aleyhine kullana bilmek için olmadık hezeyanlar ürettiler. Bu hadiseye devlet terörü diyecek kadar alçalan, insanlıktan çıkan, ülkesine ve milletine alenen ihanet içerisine giren kişiler gördük. Terörü terör, teröristte terörist diyemeyecek kadar bunları ifade edemeyecek kadar gözlerine perde inmiş kalpleri kararmış olanları üzüntüyle ve ibretle takip ettik. Bu vesileyle şehit savcımıza bir kez daha rabbimden rahmet ailesine ve milletimize de başsağlığı diliyorum” diye konuştu.

“HELİKOPTERLERİMİZE ATEŞ AÇILDIĞI İÇİN ASKERLERİMİZ HASTANEYE ZOR ŞARTLAR ALTINDA ULAŞTIRILMIŞTIR”

“Benzer bir idrak tutulmasını da 11 Nisan’da Ağrı’da bölücü terör örgütü tarafından güvenlik kuvvetlerimize yapılan saldırı da bir kez daha yaşadık ve yaşıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağrı’da yaşanan olayı açıkladı. Erdoğan, şunları kaydetti:

“Diyadin ilçesinin bir köyünde ağaç dikme adı altında bir etkinlik yapılacağı bilgisi ilgili kurumlara ulaşıyor. Daha önce benzer adlar altında yapılan etkinliklerde vatandaşlara seçimlerdeki tercihleri konusunda baskı yapıldığı haberleri alındığı için valiliğimiz söz konusu etkinliğe izin vermiyor. Buna rağmen hem etkinlik alanına gelmesi muhtemel katılımcıların güvenliğini sağlamak hem de bölücü terör örgütü mensuplarının istismarına izin vermemek için güvenlik kuvvetlerimiz bölgede tedbir alıyor. Bu çerçevede görev yapan Jandarma birimlerimizin birinin üzerine Tendürek tarafından geldiği anlaşılan bölücü terör örgütü mensupları tarafından ateş açılıyor. Dikkatinizi çekiyorum burada etkinliğe katılan vatandaşlara yönelik her hangi bir zor kullanma veya özel olarak planlanmış bir operasyon söz konusu değil. Sadece bölgeye gelen vatandaşların güvenliklerinin sağlanmasına ve bölücü örgüt mensuplarının bu etkinliği istismarının önlenmesine yönelik bir tedbir alınıyor. Tabi güvenlik kuvvetlerimiz kendilerine açılan bu ateş karşında derhal misliyle karşılık veriyorlar. İlk ateş sırasında 4 jandarma personeli yaralanırken çatışma sonunda 5 örgüt mensubu ölü, biride yaralı olarak ele geçiriliyor. Bu vesileyle yaralanan jandarma personelimize bu arada tabi dördüne diyorum birisi ağırdı Allah’tan acil şifalar vermesini diliyorum. Bakınız burada bir provokasyon varsa bu devletin değil terör örgütünün güdümündeki partinin kurguladığı bir provokasyondur. Yaralanan jandarma personelimizin kendi haline terk edildiği, böyle bir iddia var ya güya, orada jandarma yaralı halde bırakılmış onları siviller, kendi mensupları gelip oradan almış. Bunların hepsi kayıtlarla, resimlerle zaten elimizde mevcut. Bunların tüm külliyen yalandır. Yaralıları almak üzere bölgeye giden helikopterlerimize ateş açıldığı için askerlerimiz hastaneye zor şartlar altında ulaştırılmıştır. Askerlerimizin taşınmasına yardımcı olan siviller bunu kendi istekleriyle askerlerimizle beraber yapmışlardır. Bölgede bulunan HDP mensupları bahane edilerek bu meselenin istismarı vicdana ve ahlaka sığan bir davranış değildir.”
Hadisenin bu kadar açık olduğunu ve net bir şekilde ortada iken birilerinin meseleyi kendi meşreplerine göre başka taraflara çekmenin çabası içine girdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çözüm sürecinin ülkenin ve milletin geleceği bakımından hayati öneme sahip olduğunu dile getirdi.

“MAALESEF VERİLEN SÖZLER YERİNE GETİRİLMEDİ”

Çözüm sürecinin başladığı günden beri Kandil’de yuvalanan bölücü örgüt elebaşlarının ve onların güdümündeki siyasi partinin güven vermeyen, samimiyetsiz bir tavır içinde olduklarını bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Sürecin en ciddi sorunun hep bu bakımdan görüşme noktasındaki sıkıntılar olmuştur ve çok açık net söylemek durumundayım; bizler bu güne kadar şu 12 yıllık süreç içerisinde hep ‘bu işi acaba nasıl çözeriz’ dedik. Bir ‘demokratik açılım’ dedik. Arkasından ‘milli kardeşlik ve beraberlik projesi’ dedik. Onun arkasından da ‘çözüm süreci’ dedik. Bu adımları attık. Bu adımları atarken Parlamentodaki temsilcileriyle arkadaşlarımızın zaman zaman görüşmeleri oldu. Fakat bunların hiçbirinde maalesef verilen sözler yerine getirilmedi. Biz ülkemizin ve milletimizin selameti için bu sürece ne kadar hassasiyetle yaklaştıysak diğerleri de o derece özensiz, o derece sinsi bir tavır ortaya koydular. Doğu ve güney doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle tüm Türkiye’nin, tüm milletimizin sahip çıkması ve bizim milletimizin arkasında durmamız sayesinde süreç bugünlere kadar geldi.”

PAPA’YI KINADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak niteleyen Papa’yı eleştirerek, “Papa’nın, Ermenilerin coğrafyamızda yaşadıkları acıları soykırım olarak nitelemesinden üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Türkiye’ye geldiğinde farklı bir siyasetçi görmüştüm. Bu açıklamalardan sonra gerek siyasi kimliğindeki, gerek din adamlığındaki farklılığı, yüz binlerce insanın kıyımına neden olan olayların yeni bir tezahürü olarak görüyorum” dedi.

Tarihi olayların kendi mecrasından çıkartılıp Türkiye aleyhine bir kampanya aracı haline getirilmesine izin vermeyeceklerini kaydeden Erdoğan, “Tarihçilerin işini siyasiler, din adamları aldığında ortaya hezeyan çıkar. Ortak komisyon çağrımızı yineliyorum. Sayın Papa’yı da bu tür yanlışlara bir daha düşmez diye kınıyorum” diye konuştu.

TÜRKER BEKTAŞ

Güncellenme Tarihi : 18.3.2016 21:02

İLGİLİ HABERLER